adscode

KORONA İLE EĞİTİMDE BİR YIL…

COVID -19 pandemisiyle mücadelede bir yılı geride bıraktık. Pandemi yaşamın her alanını etkiledi. En çok etkilenen alanların başında da eğitim gelmektedir. Ülkemizde ilk COVID -19 vakasından sonra eğitimde, uzaktan eğitim sorununu tartışır olduk…

ikegitmeni@hotmail.com




Ülkemizde öğretmenlerin özverili çabalarıyla tüm okullarda uzaktan eğitim uygulamalarına başlanırken, öğrencilerin uzaktan eğitime erişimleri ve uzaktan eğitimin ne kadar etkili olduğu tartışmaları başladı. Milli Eğitim Bakanlığı, uzaktan eğitimin daha etkili olması için yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimin birlikte yürütüldüğü, eğitimde hibrit model çalışmasını hayata geçirdi. Ancak vaka sayılarındaki artış, hibrit modelinde kesintiye uğramasına neden olmaktadır.

Ülkemizde pandemi nedeniyle ara verilen yüz yüze eğitime ve liselerde yapılamayan yüz yüze sınavların yapılamasına geçen hafta başlandı. Okul girişlerinde öğrencilerin ateşleri ölçülerek ve HES kodları sorgulanarak okullara alınmalarına rağmen, okul bahçeleri dışında öğrencilerin sosyal mesafeyi çok da önemsemedikleriyle ilgili bilgiler alınmaktadır. Sınavların yapıldığı okulların bahçelerinin dışında öğrencilerin yoğunluk oluşturdukları, imkânları olan öğrenci velilerinin çocuklarını özel araçlarıyla okula getirdikleri, imkânı olmayan öğrencilerin ise çoğunlukla toplu taşımayı kullandıkları görüldü. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve öğrenci velilerinin kaygılı oldukları görülmektedir. Son günlerde vaka sayılarının tekrar tırmanışa geçmesi, bu tedirginlikleri daha da arttırmaktadır.

Liselerde yüz yüze sınavlarda, öğretmenlerin sınav konularını mümkün oldukça sınırlı tutmalarına rağmen, öğrencilerin sınavlarda istenilen düzeyde başarı gösteremedikleriyle ilgili bilgiler alınmaktadır. Özellikle uzaktan öğretime uygun olmayan bazı derslerde, ciddi açıkların oluştuğu görülmektedir. Liselerde sınavlara katılım oranı yüksek olsa da uzaktan eğitime erişim konusunda sıkıntıları olan ve uzaktan eğitime istenilen düzeyde erişemediğini bildiren öğrencilerin de olduğu göz önüne alındığında,  pandemi koşullarında yapılan ölçme ve değerlendirmelerin çokta objektif olamayacağı gerçeğini de gözler önüne sermektedir. Öğrencilerin günlerce sınavların iptali konusunda seslerini duyurmaya çalışmaları konusundaki haklılıklarını da bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Peki, pandemi nedeniyle oluşabilecek eğitim açıklarına karşı nasıl bir planlama yapılmalıdır?

Pandemi koşullarında eğitimle ilgili daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi, eğitim açıklarına karşı kısa, orta ve uzun vadeli planlama yapılmalıdır. Ancak, üzülerek belirtmek gerekir ki, eğitimde planlama sorunu yaşamaktayız. COVID-19 pandemisinde de doğru ve etkili planlamanın önemini sürekli vurgulamaya çalışıyorum. Eğitim öğretim açısında pandemiyle geçen bir yılda eğitim açıklarının artarak devam ettiğini görmekteyiz. Milli Eğitim Bakanlığı, pandemi koşullarında eğitim öğretimle ilgili yol haritasını açıkladığında, uzaktan eğitimin daha etkili olması için yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimin birlikte yürütüldüğü, eğitimde hibrit model çalışmasını hayata geçirdiğini kamuoyu ile paylaştı. COVID-19 pandemisinde aşılanmaya başlandığında Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim çalışanlarının aşılanması ile ilgili planlamalarının yapıldığını duyurdu. Eğitimde ara tatiller ve yarıyıl tatili geçmesine rağmen öğretmenlerin aşılamasına geçilemedi. Milli Eğitim Bakanlığı yüz yüze eğitimin başlandığı köylerde öğretmenlerin aşılandığını ve yaklaşık 80 bin öğretmenin aşılandığını açıkladı.  Ancak, yüz yüze sınavlar ve bazı sınıflarda yüz yüze eğitimin başlandığı 8 Martta okullar açıldığında ne yazık ki, öğretmenlerin aşılanmasında önemli bir mesafe alınamadı. Turizm Bakanlığı, turizm çalışanlarının sezon açılmadan aşılanacağını açıkladığında, aşılanmayı bekleyen öğretmenlerin tepkisine neden oldu. Eğitim çevreleri, aşılanma için neden bekliyoruz? Önceliğimiz eğitim mi, turizm geliri mi? diyerek, tepki gösterdi… Ekonomi elbette önemli ancak, ekonominin de gelişmesinin sürekliliğini eğitim belirler. Ekonomik açıklar süreç içerisinde giderilir ancak, eğitim açıkları kapatılamadığında, gelecekte bir neslin eğitim açıklarıyla karşı karşıya kalmasıyla, farklı sorunlarımızın baş göstermesi kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle, pandemi koşullarındaki önceliklerimizi doğru değerlendirmemiz gerekmektedir. Nasıl ki iyi bir eğitim sistemi için güçlü bir ekonomik alt yapı gerekliyse, güçlü ekonomik alt yapının sürekliliği için de iyi bir eğitim alt yapısının olmasının gerekli olduğunu unutmamak gerekir. Ekonomi mi eğitim mi konusu önemli ve üzerinde uzun değerlendirmeler yapılacak bir konudur. Ancak, bu yazıda ekonomi mi eğitim mi konusunu pandemi koşulları açısından değerlendirmeye çalışarak, oluşabilecek eğitim açıklıklarının da gelecekte önemli sorunlara yol açabileceğine dikkat çekmeye çalıştım.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi koşulları nedeniyle oluşabilecek eğitim açıklarına karşı, doğru ve etkili planlamanın önemini bir kez daha hatırlatmada yarar görüyorum. Milli Eğitim Bakanlığı,  Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yaparak, öğretmenlerin aşılanmaları hızlandırılmalıdır. Eğitim açıklarının isteye bağlı birkaç haftalık telafi eğitimleriyle giderilemeyeceğinin gerçeğinden hareketle, tüm sınıflar seviyesinde pandemi dönemi eğitim programları, üst sınıflara eklenerek tamamlanmalıdır. Liselerde yapılan ölçme ve değerlendirmeler sadece eğitim öğretimdeki eksikleri tespit için kullanılmalıdır. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)