adscode

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMDE YOL HARİTASI

Ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerin tercih sonrası heyecanlı bekleyiş süreci başladı.

ikegitmeni@hotmail.com




Yeni ortaöğretim geçiş sistemi ile ilgili tartışmalarda en çok gündeme gelen konu; öğrencilerin kayıt bölgelerinde istekleri doğrultusunda tercih edebilecek okulu bulamamalarıdır. Bu sorunun çözümünde savunulan temel düşünce ise mesleki ve teknik eğitim kurumlarının öğrenciler ve veliler tarafından tercih edilebilir kurum algısının oluşturulması şeklinde ifade edilmektedir.

Peki, bu algı nasıl oluşturulacaktır?

Yeni ortaöğretim geçiş sistemiyle birlikte; bazı mesleki ve teknik eğitim veren okullar da nitelikli okul olarak sınavla öğrenci alacak okullar kapsamına alındı. Bu okullara sınavla öğrenci alınmasının, mesleki eğitime katkısının olup olmayacağı; süreç içerisinde görülecektir.

Milli Eğitim Bakanlığı, mesleki ve teknik liseler ile ilgili sektörle yapılan işbirliği kapsamında bu liseler ile ilgili algıların değişeceğini, bu okulların şahlanacağını ifade etmektedir. Mesleki ve Teknik Liseler eğitim sisteminde doğru misyonla iyi organize edildiği takdirde;  orta öğretim gençliğini üniversitelerin önüne yığmasını önlemede, sanâyi ve işletmelerin muhtaç olduğu vasıflı işgücünü yetiştirilmesinde önemli katkı sağlayacaktır. Geçmişte “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” sloganıyla yola çıkılarak yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde; Mesleki ve Teknik Liselerinin imaj kaybı nedeniyle cazip görülmediği, veli ve öğrenciler için vasatların toplandığı okullar algısı nedeniyle tercih sebebi olmadığı görülmektedir. Mesleki ve Teknik Liseler ile ilgili arayışlar haklı ve yerinde arayışlardır.

Mesleki eğitim ile ilgili Denizli ilinde yapılan bir toplantıda, mesleki ve teknik eğitimin sorunları tartışılırken basına yansıyan ilginç diyaloglar; bu okullar ile ilgili sorunların kaynağı hakkında ipuçları vermektedir. Denizli yerel basınında yer alan habere göre toplantıya; mesleki eğitim veren devlet okulu temsilcileri, mesleki eğitim veren özel okul temsilcileri ve iş dünyası ile meslek odaları temsilcileri katılmışlardır. “Kayıt alamazsak okulun iki bölümünü kapatıyoruz” başlıklı haberde;  MAKSİAD’ın meslek liselerini teşvik etmek için hazırladığı proje toplantısına katılan okul müdürü, meslek liselerine yönelik ilgisizlikten yakınırken, “Öğrenci alamazsak önümüzdeki yıl okulumuzun metal işleri ve gıda bölümümü kapanacak” şeklinde ifadeler kullanmıştır. MAKSİAD Başkanı ise meslek liselerine destek için imzalanan protokolün taraflarına seslenip, protokolde verilen sözlerin tutulmasından bahseder. “Denizli Makine Sanayici İşadamları Derneği (MAKSİAD) Başkanı, Meslek liselerini tercih eden öğrencilerin sayısının gittikçe azaldığını ifade ederek, sanayicilerin 3-5 sene sonra teknik eleman ithalatına başlayabileceğini belirtmektedir. Haberde de ifade edildiği gibi mesleki eğitim veren liselerle ilgili yaşanan sorunlar,  okulun farklı paydaşlarının gözüyle faklı çerçevede değerlendirilmiştir.

 

Türkiye’deki Mesleki ve Teknik Eğitim ile ilgili sorunlar üzerine çalışmalar yapılırken; dünyadaki mesleki ve teknik eğitimin başarılı örnekleri incelenmelidir. Dünyada Mesleki ve Teknik Eğitim konusunda başarılı ülkelerin başında Almanya gelmektedir. Almanya’da mesleki eğitim, toplumdaki sosyal ve ekonomik gelişmelerin sonucu gelişmiştir. Almanya’da Meslek Eğitim Yasası ile bugünkü meslek eğitim sistemi oluşturulmuş, devletin, işverenin ve işçinin görev ve sorumlulukları belirlenmiştir.

 

Ülkemizde küçük, orta ve büyük işletmeler olmak üzere nerdeyse tüm işletmeler de ara iş elemanlarında vasıflı elemanların çalıştığını söylemek zor. Mesleki ve Teknik liselerin tercih edilen daha cazip okullar olabilmesi için yapılması gereken en ivedi çözüm; bu eğitim kurumlarından mezun olan öğrencilerin istihdamı için yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Yapılacak yasal düzenlemelerle; tüm işletmelerde vasıfsız ucuz eleman çalıştırılmasının engellenmesi gerekmektedir. Mesleki ve teknik eğitime devam eden öğrencilerin öncelikle eğitim aldıkları alanlarda iş bularak iyi ücret kazanmaları mesleki ve teknik eğitime olan bakışı olumlu yönde etkileyebilecektir. Bunun gerçekleşmesi için iş dünyasının mesleki ve teknik eğitim alan öğrencilere güvenmesi gerekecektir. Bu güven 4. sanayi devriminin istediği yeterliliklerin öğrencilere kazandırılması ile mümkün olabilecektir. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarından mezun olanların mesleki yeterlilikleri; Mesleki Yeterlilik Kurumu ile işbirliği halinde mesleki yeterlilik seviyeleri belirlenmeli, tüm işletmelerin eleman ihtiyaçlarının karşılanması yasalarla; mesleki ve teknik eğitim kurumları dışında temin edilmesi engellenmelidir.  Tüm sektörlerde çalışanların vasıflı eleman olması için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. İşyerlerinde çalışanların özlük hakları yasalarla teminat altına alınmalıdır. İşyerlerindeki vasıfsız elemanların niteliklerini geliştirilmesi için çıraklık eğitim merkezlerinde eğitimler düzenlenmeli ve eğitimler sonucunda başarılı olanlara mesleki yeterlilik belgeleri verilmelidir.

 

Ülkemizin genç nüfusa sahip olması insan kaynağımız açısından önemli bir güçtür. İnsan kaynağımızın iyi eğitim görmesi ise daha önemli bir güçtür.  Eğitimin bir ülkenin geleceği açısından en önemli teminat olduğunu ifade eden Albert Einstein; “ Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.” demiştir. Bu nedenle, geleceğimiz için “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM” demek zorundayız.

 

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)