adscode

ON BİRİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI VE EĞİTİM İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Kalkınma planın tanımına, tarihsel gelişimine ve amacına daha önceki yazımda ayrıntılı değinmiştim.

ikegitmeni@hotmail.com




On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın eğitim ile ilgili amacının toplumsal beklentiler ile örtüştüğünü, ancak ikili eğitimden normal eğitime geçiş ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu ve kalkınma planın politika ve hedefleriyle çeliştiğini ifade etmiştim. Yeni lise geçiş sistemi revize edilmediği takdirde; ortaöğretimde sorunlar derinleşecek, On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın hedeflerine ulaşılmasında sorunlar yaşanacaktır.

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın 548.3 maddesinde, “Yeni derslik yapımı planlamasında, derslik inşa edilmesi planlanan yerdeki diğer eğitim binalarının verimli kullanımı dikkate alınacak, atıl vaziyetteki eğitim binalarının kullanımı öncelenecektir.” denilmektedir. Yeni okul binalarının yapımı ve hizmete açılması ile ilgili çalışmalar değerlendirildiğinde, söz konusu maddede belirtilen tedbirlerin çok da dikkate alınmadığı görülmektedir.  Okullaşma çalışmalarında çok da isabetli davranılmadığı, bazı bölgelerde toplumsal ihtiyaçlar dikkate alınmadan açılan okulların öğrenci bulmakta zorlandığı, bazı bölgelerdeki okulların ise aşırı talep nedeniyle ikili eğitime geçiş için karar aldıkları görülmektedir. Okul ve derslik yapımında bölgenin okul ihtiyaç analizleri doğru yapılarak planlama yapılmalıdır.

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın 549. Maddesinde, “Çocukların ruhsal ve bedensel gelişimlerini gözeten eğitim ortamları oluşturulacaktır.” denilmektedir. Peki, çocukların ruhsal ve bedensel gelişimini gözeten eğitim ortamları nasıl olmalıdır? Mevcut eğitim ortamları çocukların ruhsal ve bedensel gelişimlerine uygun değil mi?

Eğitim ortamları sadece öğrenme faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ortamlar perspektifinde değerlendirildiğinde; derslikler ve okul binalarının tasarımı konusunda On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında yer alan tedbirin önemli ve anlamlı olduğu söylenebilir. Milli Eğitim Bakanlığında okul binaları, derslikler ve öğrenme ortamları ile ilgili çalışmalar yıllardır gündemde. Son yıllarda okul binalarının mimari yapıları, dersliklerin renk ve tasarımları konusunda arayışlar devam etmektedir.  Eğitim sisteminde öğretmen rollerinin değişmesiyle birlikte, öğrencilerin öğrenme aktivitelerine daha aktif katılımını sağlayacak yeni öğrenme ortamlarının tasarımlarına elbette ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, eğitim ortamlarının tasarımı çok önemlidir. Ancak eğitim sistemimizde öğrenme ortamları ile ilgili tasarım arayışları yeni değildir. Bir dönemler kısa adı MLO olan Müfredat Laboratuar Okulları, 1990’lı yılların başında 21. yüzyılın örnek okul modeli olarak sunulmuştu. Müfredat laboratuar okulları ile ilgili yapılan araştırmalarda; bu okulların altyapı ve teknik olanaklarının yeterli olarak algılandığı, ancak müfredat laboratuar okulları projesi hakkında öğretmenlerin yöneticilerden daha az bilgi sahibi oldukları ve bu nedenle projenin insan boyutuna ilişkin açıklar nedeniyle amacına ulaşılamadığı görülmüştür.

 

 

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın 549.2. maddesinde, “Tüm eğitim kademelerinde öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun tasarım ve beceri atölyeleri kurulacaktır.” denilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının tasarım ve beceri atölyeleriyle ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamalar ve eğitime katkıları ile ilgili beklentiler,  yukarda kısaca değinilen müfredat laboratuar okullarıyla ilgili geçmişte yapılan açıklamaları ve beklentileri hafızalarımızda yeniden canlandırmaktadır. Tasarım ve beceri atölyeleri ile ilgili çalışmaların fiziki altyapısıyla birlikte, öğretmen ve yöneticilerin eğitimi, tasarım atölyelerinin gerekliliği ve kullanımı ile ilgili doğru bakış açısı oluşturulmadığı takdirde;  akıbeti diğer çalışmalara benzeyebilir.

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın 550. Maddesinde, “Tüm eğitim kademelerinde okulların niteliği ve imkânları artırılarak okullar arası başarı farkı azaltılacaktır.” denilmektedir. Eğitim sisteminde fiziki alt yapıyla birlikte öğretmen yetiştirme süreci, öğretmenlerin özlük hakları gibi farklı değişkenler göz önünde bulundurularak; okul sistemlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.  Eğitim sisteminde, okul çeşitliliği, kademeler arasındaki geçiş, etkili ve doğru yöneltme gibi birçok değişkenin de bu çerçevede ele alınarak yeniden düzenlenmelidir.

On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planın eğitim ile ilgili tedbirler ve hedeflerin gerçekleşebilmesi için eğitimde değişim ve dönüşümün doğru yönetilmesi gerekmektedir. Eğitim sisteminde değişim ve dönüşümün fiziki ve insan kaynağı alt yapısı doğru oluşturulmalıdır. Eğitim sistemimizde, kültürel ve toplumsal altyapımızla uyuşmayan portatif kuramlarla ya da ithal sistemlerle başarılı bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek mümkün değildir. Ülkemizin kalkınmasının temelini; çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek, değişim ve dönüşümü doğru yönetebilecek, çağdaş bir eğitim sistemi oluşturacaktır.  Bu nedenle, beş yıllık kalkınma planlarında eğitim ile ilgili politikalar, tedbirler ve hedefler doğru belirlenmelidir. Çocuklarımıza daha güçlü bir ülke ve daha güzel bir gelecek bırakmak için“ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM” olmalıdır.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)