adscode

Geldikleri gibi giderler!

Görüntü iyi hoş da insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu teknelerde yaşayanların atıkları nereye gidiyor?

cemozel2021@gmail.com




Selimiye gibi sahil kasabaları, durgun güzellikleriyle keşfedileli beri herkesin ilgi odağı. Her şey dâhil konseptinden sıkılan ya da bu tür otellere başından beri yüz vermeyenler soluğu Marmaris’in Selimiye’sinde alıyor. Modası geçmek bilmeyen bir tabir olan "çarşaf gibi" denizi, huzur ve sakinlik arayanlara kucak açıyor; kendilerine kulaç atacakları bir deniz, okuyacakları bir kitap, dinleyecekleri bir sessizlik sunuyor.
Buraya üçüncü gelişim. Çoğunlukla oda-kahvaltı hizmeti veren butik oteller var. Hepsinin önünde muhteşem bir deniz. Bu denizin sakinliğini yat sahipleri de keşfetmiş olmalı ki iki yüz metre açığa demir atmışlar.
Görüntü iyi hoş da insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu teknelerde yaşayanların atıkları nereye gidiyor? Bir süre sonra kıyıya vuran nahoş görüntüler, insanı denizin güzelliğinden koparıyor. Bu manzarayı görünce, bir zamanlar Boğaz’a demir atan İtilaf donanması geliyor akla. Ne korkunç bir manzara!
Kısa dönem askerliği aynı dönemde Şırnak’ta yaptığım Acar Ünlü’nün ileride Marmaris Belediye Başkanı olacağını bilseydim, telefonunu kaybetmezdim. Hatta bugünleri düşünerek bir kenara not alır, “Başkanım, şu teknelerin atıklarına bir el atıver,” derdim.
Şaka bir yana, belki bu yazı bir şekilde eline ulaşır da bu muhteşem güzelliğin heba olmaması için yat sahiplerine gerekli uyarılar yapılır. Belki de Atatürk’ün dediği gibi, geldikleri gibi giderler.
Bütün bunların yanı sıra, nazarı dikkatimi celbeden bir sanatsal şölene de denk geldim. Asıl bundan bahsedeyim size.
Her butik otelin önündeki şezlonglar müşterilerle dolup taşıyor. Herkes kendi halinde. Akşam sekize kadar denize girenler var. İşletme sahiplerinin bazıları da müşterilerinin bir an önce odalarına çekilmesini büyük bir sabırla bekliyor. Çünkü adeta bir tiyatro sahnesini andıran sahil, birazdan yeni bir gösteriye hazırlanacak.
Şezlonglar ortadan kaldırılıyor, yerlerine beyaz masalar geliyor.
Bu kez sahnenin seyircileri değişiyor. Otel müşterilerinin yanı sıra yöreyi gezmeye gelmiş yerli turistler, deniz manzarası eşliğinde akşam yemeklerini yiyecekler. Arka fonda ise yelkenlilerin direkleri depremde bir o yana bir bu yana sallanan minareler misali ağır ağır salınıyor. Sanki sahne dekorunun bir parçasıymış gibi...
Gündüz denize girenler, akşam kostüm değiştirerek yeniden sahneye çıkıyor. Birkaç saat sonra onlar da gidecek, masa ve sandalyeler kaldırılacak, sahne yeniden başka bir güne hazırlanacak.
Aslında hepimiz bu muhteşem doğanın karşısında birer figüranız. Bize düşen görev, sahneyi terk ettiğimizde hem denizi hem de sahili tertemiz bırakmak.
Çünkü biz gidiyoruz; ama sahne kalıyor.
Unutmayalım ki seneye de bu muhteşem yer, birçoğumuz için dinlenme, denize girme ve sakin sakin kitap okuma yeri olarak kalmaya devam edecek.

Öyle kalsın yani.


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş