Bir gün rüzgar, güneşle konuşuyormuş. Vuvv… Ben senden daha güçlüyüm demiş.
-Öyle mi? demiş.
-Elbette demiş rüzgar. Bunu sana göstereceğim. Bak şu aşağıdaki yaşlı adamı görüyor musun?
Güneş eğilip bakmış.
-Görüyorum diye cevap vermiş.
Rüzgar gururla:
-Gör bak! Onun ceketini çıkaracağım diye konuşmuş.
Güneş:
-Peki o zaman demiş. Haydi dene bakalım. Sonra bulutların arkasına çekilmiş. Merakla rüzgarı izlemeye başlamış.
Rüzgar bütün şiddetiyle esmiş. O estikçe yaşlı adam üşümüş.Üşüdükçe paltosuna sarılmış. Rüzgar buna öfkelenmiş. Daha da şiddetli esmiş. Bu kez adam da paltosunu daha sıkı tutmuş. O, ne kadar şiddetli estiyse adam da paltosuna o kadar çok sarılmış. Çünkü çok üşüyormuş.
Rüzgar sonunda pes etmiş.
Hikaye bitmiş değil, devam ediyor; ama bu kadarı derdimizi ima etmeye yeterli!
Bu arada ara tatil bu hafta başlıyor. Öğrencilere iyi dinlenmeler dilerim; ama eminim ki Atatürk'ün gençliği Pazartesi günü yani 10 Kasım'da Ata'sını anmak için törenlere katılacaktır.

