adscode
adscode
adscode
adscode

​ANKARA, GÜZEL ANKARA...

“Bir karanlık çöktü yüreğimize, sabah oldu aydınlanmadık. Günaydın diyemiyoruz. Başımız sağ olsun.”

damlaaktan@gmail.com




“Farabi Sokakta tüm camları kapalı arabamın içinde korkunç bir patlama sesiyle sarsıldım. Radyoyu açtım. Konya yoluna girdiğimde Kızılay yönüne onlarca 112 acil konvoy halinde ilerliyordu. Siren sesleri Ankara'yı sarmış, Yunus'lar, çevik kuvvet son sürat olay yerine gidiyor. Hırsımdan ağlıyorum. Başbakan, korumalar eşliğinde karşı yönden gidiyor...Ankara'da korkunç bir telaş hâli...Korku tünelinin içinden geçerek evime vardım. Derin bir üzüntü ve çaresizlik içindeyim.”
----
“Bir karanlık çöktü yüreğimize, sabah oldu aydınlanmadık. Günaydın diyemiyoruz. Başımız sağ olsun.”
----
“Yine bombalı saldırı, yine katliam... Her gün şehit haberleri ile yüreğimiz yanarken Ankara'daki bu saldırıyla perişan olduk. Ölenlere rahmet, yakınlarına ve milletimize de başsağlığı dilerim. Allah hepimize sabır versin. Lanet olsun terörün her türlüsüne!”
----
“Bir gün Suriyeli birisi şöyle demisti: Ülkemizde arasıra bombalar patlıyordu, aldırış etmiyorduk. Ta ki, uçaklar evimize bomba yağdırana kadar, ta ki ülke kan ve gözyaşı dolana kadar ! ..”
----
"İyiyiz" demekten utanır haldeyiz zira hiç ama hiç iyi değiliz. Facebook'un "iyiyiz, güvendeyiz" paylaşımını yapanlarda iyi değiller aslında sadece Ekim'deki vahşetten sonra "yine ölmedik" diyorlar kısaca... Toplum olarak hipnoz halinde, duvara doğru bir amok koşusundayız, sonumuz hayır ola!
----
“Yapılan hain saldırıyı kınıyorum. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Başkenti bile korumaktan aciz yetkilileri ve burnunun dibindeki terörün izini takip edemeyen istihbarat güçlerine söyleyecek söz bulamıyorum. Evimizin balkonuna veya penceresine BAYRAĞIMIZI asmaya davet ediyorum.Hiç olmazsa bu şekilde birlikteligimizi belirtelim.”
----
“Ölüyoruz. Boşu boşuna öldürülüyoruz. Yazık. Yine rakamlar. boş konuşmalar. Olmayan güvenlik zaafları. Değişen hiç bir şey yok. Rakam değil onlar. İnsan!”
----
“Bu büyük acıları yaşamayı bu güzide yüce Türk milleti hak etmiyor. Tüm ülkemizin ve hepimizin başı sağolsun. Çok Üzgünüm.” 
----
“Çocuklarımıza daha güzel bir ülke, daha huzurlu, mutlu bir yurt bırakabilmeliyiz, üzgünüm, içim acıyor...”
----
Bunlar, yalnızca benim sosyal medya hesabımdaki sanatçı, memur, arkadaş, yönetici, yani bu ülke vatandaşı kalplerin iletilerinden bazıları... Paylaştığımız duyguların kelimeleri bile bu kadar ortakken, korku tünellerinden geçerek değil, daha iyi bir gelecek için güzel insanların inşaa ettiği aydınlık köprülerde yol alıyor olmalıydık bugün...
ANKARA... Güzel Ankara...Sana en çok ve sadece beyaz yakışırdı çocukluğumun masum şehri... Sokakların, ağaçların, kaldırımların, çocukların oynadığı bahçelerin beyazla örtülürdü bu mevsimde... Şimdi kış, ama kar yok, çocuklar evlerinde korkak... Şimdi uyuyanların üzerini beyazlığınla bile örtemeyeceksin, yazık... Seni kirletirken, pek çok insanın çocukluğunu ve pek çoğunun geleceğini kirlettiler... Karanlık ve ölüm, sana hiç yakışmadı...
Yazar Çiçek Sekban Tüfekçi diyor ki:
“Gidenlerin bedeni öldü yine, kalanların da ruhu... Iyi geceler dilesem de; gerçekten iyileşecek mi sanki geceler? Bir süredir her gece sanki bir öncekinden daha karanlık. 
 Ödümüz patlıyor, ciğerimiz yanıyor ve en kötüsü de üzerimizden lime lime dökülüyor insan maskesi. 
 Geriye ilkel bir utanç ve parçalanmış insanlar kalıyor. 
 Yağmurların görevi artık kan ve gözyaşı yıkamak. 
 Güneş bir umut yine doğuyor da yalnızca tekrar tekrar perişanlığımızı yüzümüze vuruyor... 
 Vuruyor... Vuruyor... Görmüyoruz... Gece oldu hadi yine yatalım sol yanımıza. 
 Dizlerimizi çekip karnımıza yatalım usulca... 
 Uyku tutarsa ne ala...”

Bizi uyku tutmuyor artık eskisi gibi! Atam’ın kalbinin uyuduğu güzel şehir, bizim uykularımız kaçtı senin üzerinde insanlar uyumaya başlarken... Ankara marşından bir dize kulaklarımda...
“Ankara Ankara güzel Ankara, seni görmek ister her bahtı kara...” Üzerinde uykuya geçenlerin mi bahtı karaydı yoksa bizler mi aydınlıklarını kararttık, bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. İşte en çok, bu yüzden utanıyorum.
Ne güzel diyor Sezen: "Kulların kullara ettiğini etmiyor en zalim harı ateşin...Bugün dua ettim hepimiz için, yüce Tanrı insanı affetsin..."
Hepimizin bağı sağolsun... Güzel ülkem, sen bunları hak etmiyorsun...


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)