adscode
adscode
adscode
adscode

DERS PROGRAMLARI ÖĞRETMENLERİ ÜZMESİN!

Öğretmenlerin moral ve motivasyonunun arttırılmasında önemli birçok faktör söz konusudur, bunların en önemlisi ders programlarıdır.

gurbetduymus@gmail.com




 

Öğretmenler eğitimin lokomotifidir;heyecanı, hareketi, öğrencinin güdü kaynağı, okulun birincil neferidir. Bu noktada öğretmenin mutluluğu, enerjisi; öğrenciden derse, okul faaliyetlerinden, okula farklı alanlarda sağlayacağı katkılarda çok çok önemlidir.

 

Maaştı, müfredattı, birçok resmi prosedür herkesin eşit olduğu alanlardır .Bu  noktada kanun ve kurallara riayet önemlidir. Ancak öğretmenlerin ders programları düzenlenirken devreye iyi niyet, insani vasıf ve gönül ülkesine güzellik ekmek ön planda olmalıdır. Bir idareci 120-130 öğretmene kitap gibi düzenli program verebiliyorsa, bunu 50-60 mevcutlu, 25-30 mevcutlu öğretmen potansiyeline sahip okullar da başarmalıdır, başarabilmelidir. 120 öğretmene düzgün program veren, öğretmenlerin beş isteğinden en az ikisini önceleyerek program yapabilen idareci büyücü veya süpermen değil, iyi niyetle öğretmene değer veren ve öğretmenin öneminin farkında olan idarecidir. İdareci bu noktada her öğretmene hassasiyet gösterdiğinden, öğretmenin gönlüne, iyi niyet ülkesine girmiştir. Öğretmen ;bu idareci, boş ders varken “Gir.” demese bile bu iyi niyete karşın kalkıp derse girer, okulun her türlü etkinliğine canla başla katkıda bulunur. Okulun bir ihtiyacı olduğunda kendi kesesinden, sosyal çevresinden faydalanıp okula en üst düzeyde katkı sağlamaya çalışır, bunun için kimsenin bir şey söylemesine gerek yoktur çünkü idareci öğretmenlere o enerjiyi ve ilhamı vermiştir.

 

Sabahları bebeğini bakıcıya veya  kreşe bırakan bayan öğretmenin, yatalak anasına, babasına bakan erkek öğretmenin, gece hastanede yatıp gündüz okula gelen öğretmenin, evde ailesiyle, özel hayatıyla ilgili sıkıntısı olan öğretmenin, yüksek lisans yapan öğretmenlerin bu sıkıntılarının okula ve eğitim öğretime yansımaması için idareciler ders programında esnek olmak zorundadır. 15-18 saat dersi olan öğretmene delik deşik program vererek öğretmeni 35 saat okulda tutmak hiçbir eğitim anlayışının, okulun, öğrencinin yararına değildir. O boş saatler öğretmenin ruhuna zarar, öğretmenin motivasyonuna deprem, enerjisine kilittir. Okula da sıkıntıdır. Mutsuz öğretmen sadece dersine girer çıkar, yasal zorunluluklar dışında hiçbir şey yapmaz, yapmak da istemez. Bu noktada 15-18-20-24 saat dersi olan öğretmenlere boş gün verilebilir, ders programları ihtiyaçları nispetinde elden geldiğince düzenli verilebilir, öğretmenle inatlaşmak, öğretmeni zorlamak, örselemek eğitime katkı değil acı birer faturadır.

 

İyi niyetle yapılan her çalışma iyi niyet olarak karşılık bulur, idareci insani  iyi niyet kapsamında önce öğretmenin gönlünü fethetmelidir. Gönül fethinin olduğu okullar hem sosyal hem akademik başarıda öndedir. Bu noktada öğretmeni önceleyen, dikkate alan idarecilerin önünde saygıyla şapka çıkarmak lazım.Ancak ders programlarını öğretmenin tepesinde”Demokles’in kılıcı” gibi sallayan idareci okuluna en büyük kötülüğü yapmış olur, bu yaklaşım ne insani ne de mesleki etik açısından doğru bir yaklaşım değildir.

 

Biz okullarda başarı istiyorsak öğretmeni öncelemek, öğretmene saygı duymak, öğretmenin ilgi ve ihtiyaçlarına pozitif yaklaşmak zorundayız. Öğretmeni dışlayan, zorlayan, acıtan bir yaklaşım başarılı olamaz. Bu noktada hassasiyet gösterilmelidir. İdareciler öğretmeni hiçbir alanda ama özellikle de ders programıyla üzmemelidir.

Boş güne nöbet, dersin en az olduğu güne nöbet koyup idareci kendini rahatlatmaktadır. Ama idareci öğretmeni de rahatlatmak zorundadır. Tek yönlü bir rahatlama beraberinde sıkıntıları da getirir. Evet kanun, mevzuat, yönetmelik diyoruz ama bunların içini dolduran öğretmendir, mutlu öğretmen kimse istemeden bunları çok güzel doldurur, mutsuz öğretmen ise hiçbir çizgiyi zaruretler dışında doldurmaz.

 

SON SÖZ: Ders programları öğretmenleri üzmesin!

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    1 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (1)