https://dogakoleji.k12.tr/basvurular/lgs

Edebiyat Dersi Müfredatında Tür, Dönem Meselesi

Edebiyat bir milletin ruhu ,hayata bakışı, felsefesi duyuş ve düşünüşü ,hafızası ….Dil. bir milletin kimliği ; edebiyat da bu kimliğin numuneleşmiş somut varlığıdır. Onun içindir ki sanatçılar, şairler ,mütefekkirler ve eli kalem tutanlar kıymetlidir toplum nezdinde. Bu kıymetleri gençlerin duygu , düşünce ve hayal dünyasına nakşedecek çevredeki bilinçli insanların varlığı kadar ortaokul Türkçe dersleri ve lise edebiyat dersleri, içerikleri ve öğretmen yetkinlikleridir.

gurbetduymus@gmail.com




Edebiyat Milleti ,devleti ve toplumu ortak millî değerler ve bireylerdeki millî bilinç bir arada tutmaktadır.

Ortak millî değerlerin bir toplumda kuvvetli oluşu o toplumu güçlü kılarken millî değerlerin zayıflığı

toplumsal bağları zayıflatmaktadır. İnsanların bireysel, statü, eğitim vb. farklılıklarına rağmen ortak değerlerde, ortak bir bilinç oluşturmasıyla devletler birçok alanda başarılı olur. Ekonomide, sanatta,siyasette, eğitimde başarılı olan ülkelerin toplumsal yapılarına bakıldığında millî bilincin, ortak değer yargılarının güçlü olduğu görülür. Bu nedenle devletler eğitim politikası olarak ilk olarak devlet, ülke,bayrak, vatan, millet, dil, din gibi kavramlar bağlamında millî bilincin gelişmesine çalışır. Eğitim politikaları devletlerin temel değer yargılarını yeni nesillere kazandırma çerçevesinde hazırlanır.

Temel değerlerin ve bilincin oluşturulmasında eğitimin her aşamasında/sınıfında ve okulların her dersinde gerekli programlar yapılır. Bununla birlikte dil ve edebiyat dersleri millî bilincin sağlamlaştırılmasında diğer derslerden daha fazla katkı sağlar. Dil ve edebiyat derslerindeki müfredatlar ana dili sevgisini aşılamada ve toplumda dil birlikteliğini sağlamada önemlidir.

(A. Karahan; S. Barcın (39-44. s)

 

Dil ve edebiyat eğitimi ve öğretiminin başarılı olması, toplumdaki bireylerin hem sağlıklı iletişim kurabilmelerini hem de ortak değerlerde birleşmelerini sağlar. Bu nedenle öğrencilerin ana dilini doğru ve amacına uygun bir şekilde kullanabilmeleri için ders kitaplarındaki metinlerin titizlikle seçilmesi, devletin millî eğitim politikalarına uygun hazırlanması önemlidir (Açık, Önkaş ve Günay, 2015: 366).

Edebiyat; öğrencinin gelişimini etkileyen, bir metinde geçen çeşitli karakterler yoluyla ona yön veren, kendi kültürüyle yoğrulmasını sağlayan ve farklı kültürlerin dünyasıyla tanıştıran bir hazinedir. Bu nedenle metin seçimine büyük önem verilmeli, ders kitaplarındaki metinlerin devletin temel değerleriyle uyumlu olması, milletin tarih ve kültüründen bağımsız olmaması gereklidir. Eğitimciler de edebiyat metinlerini bu bakımdan ön planda tutar: “Edebiyat ve dil öğretimi denildiğinde, metinler ve bunların seçimi akla gelir. Zira gerek öğretim programları gerekse ders kitapları için metin seçimi, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Edebiyat ve dil öğretiminde metin seçiminin önemi sık sık vurgulanmıştır.” (Eskimen 2016: 40)

Her edebî eserde, anlatılmak istenen bir mesaj vardır. Bu mesaj yerine göre tarihî, dinî, ahlâkî, sosyal, ekonomik ve kültürel olabilir (Aytaş, 2006: 262). Edebî eserlerin verdikleri mesajların millî değerlerle ters düşmemesi, millî bilinç kavramını pekiştirici olması, eğitimdeki temel hedeflerdir.

 

Son birkaç yıldır edebiyat kitapları tür bazlı. Evet edebiyatta ;hikaye ,roman, anı ,biyografiyi bilelim ve okuyalım fakat sadece tür bazlı bir edebiyat dersi ,öğrenciye edebiyat iklimini hissettirmeye yetmez .Koşuk  mu anlatacaksınız ,İslamiyet öncesi Türk yaşam tarzını, hayata bakış felsefesini anlatıp sonra koşuk  anlatabilirsiniz çünkü” Koşuk şudur ,özellikleri bunlardır.” deyip geçemezsiniz dönemin zihniyeti hayat felsefesi esere nasıl yansımış bunları verirseniz gençler onu  daha iyi anlar ve içselleştirir.

          Tanzimat edebiyatı ne onu hazırlayan zemini anlatmadan , ülkeye hakim olan zihniyet, sosyal ve ekonomik koşulları vermeden” Hürriyet Kasidesi “ni verirseniz  anlattıklarınız havada kalır ama oluşum sürecini verdiğinizde metnin zihniyetinden hareketle dönem biraz daha somut olarak göz önünde canlanır . Dönemin şiirini ayrı, hikayesini ayrı ele alıp işlediğinize her zaman başa dönüp dönemin şartlarını, zihniyetini tekrar tekrar vermek zorundasınız oysa dönemi ve türlerini bütünsellik içinde verdiğinizde öğrenciler hem daha kolay kavrıyor hem de her seferinde başa sarıp öğrenciyi bıktırmıyorsunuz.

          Edebiyat dersleri tarihsel süreç  akışı ,coğrafi değişim, kültürel değişim ve din değişimi ekseninde verildiğinde metinlerin içeriği sanatçıların edebi kimliğini ve dönemin eserlerine damga vuran özelliklerini kavratmak çok daha etkili oluyordu. Şu anki müfredat dağınık… Sürekli daldan dala atlamayı gerektiriyor ve  bu da öğrencinin zihnini bulanmasına , bazı türleri net yerine oturtamamasına ,zorlanmasına neden oluyor. Öğretmen de sürekli bir ileri ,bir geri dönüşlerle hareket etmeye çalışıyor hem öğretmenin hem de öğrencilerin adeta beyni dönüyor.

          Ayrıca tür odaklı sistem hazır bulunuşluğu yüksek öğrenci ister ,öğrenci ara bağlantıları kurabilecek seviyede olmak zorunda o  da belki sosyal bilimler liseleri ve nitelikli liseler için uygun olabilir ama genele baktığımızda ciddi ciddi sorun var.

           

         Bir dönemin bütün türlerini o dönemin tarihi siyasi toplumsal koşullarını bir arada görerek işlemek daha sağlıklıdır hatta daha ileri giderek diyorum ki aslında milli şuura sahip gençler yetiştirmek istiyoruz o halde:

         Din kültürü dersi İslamiyet  öncesinden başlayarak belli bir tarihsel süreç ve dinimizin , peygamber efendimizin bize tebliğ ettikleri ve toplumsal yansımalarıyla bize etkileri ile,

         Coğrafya dersi yine coğrafi özellikler değişen coğrafya ve yansımalarıyla, kültüre ,dile ,edebiyata etkileriyle,

         Tarih dersi ilk dönem, İslami dönem ve değişim dönemleri ile tamamen edebiyata paralel ilerlemelidir. Tarih ,din kültürü ,coğrafya ve edebiyat dersleri birbirini besler ve destekler biçimde ilerlerse eğitimimizde temel zihniyetleri ,bilinçlenmeyi gençlere aktarmak daha kolay olacaktır.

          Genç zannediyor ki bir pasta dilimi keser gibi dönem bitmiş ,hoooop öbür dönem başlamış. Türlerin tarihsel süreci ,geçirdiği değişim, bunları doğuran tarihsel, dinsel, coğrafi şartların farkında değil . Halbuki bu süreçler bir bütündür ve birbirini etkileyen temel dinamiklerdir.

          Seçilen metinler ,şair ve yazarlar, o dönemin işleyişindeki basamaklar adım adım ,ele alınmalı , edebiyat ders olmanın ötesinde edebi zevk kazandırma ve bilinç aşısı olmalıdır. Bu noktada Bakanlığımız din kültürü, tarih ,coğrafya ve edebiyat dersleri müfredatlarını mutlaka birbirini bütünler ve destekler biçimde düzenlenmelidir. Bu hem öğrencilerimizin çerçevesini genişletecek hem de zümrelerin geniş yelpazede işbirliği olanaklarını arttıracaktır.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

 

Rumelide Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi 2020.Ö7 (Ekim)/ 39 Kırgızistan’da orta öğretim edebiyat kitaplarında millî bilinç / A. Karahan; S. Barcın (39-44. s)

Açık, Önkaş, N. ve Günay, E. (2015). Ders Kitabı İnceleme Ölçütlerine Göre Türkçe Ders Kitaplarının Karşılaştırılması. International Journal of Languages Education, 3 (3), 365-378.

Aytaş, G. (2006). Edebî Türlerden Yararlanma. Milli Eğitim Dergisi, 169, 261-276.

Eskimen, A., D. (2016). Edebiyat (9-12) Ders Kitapları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma: Türkiye- Amerika Birleşik Devletleri (Indiana Eyaleti) Örneği. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 38-61

http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=353


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)