adscode
adscode
adscode
adscode

Adana bir destandır…

Gidenler, görenler, yaşayanar bilir.

Adana bir destandır…
Milliyet Diyalog
Güncelleme : 11-Dec-18 17:19

Adana, farklı hem de çok farklı diyardır.

Her karesinde sizi şaşırtır, içine çeker.

Karadeniz’in kabına sığmazlığı, Ege’nin zarafeti, Doğu ve Güneydoğu’nun sıcaklığı, Akdeniz’in kıvraklığı, İç Anadolu’nun misafirperverliği, Trakya’nın hoşgörüsü. Kısacası bizi, biz yapan ne varsa onlarda da fazlasıyla var.

 

Turgut Özal Bulvarı’nda tur atmadan, Şinasi’de bir akşam geçirmeden, Kordon’da bisiklete, Seyhan Barajı’nda gondola binmeden, sokakta ciğer, bumbar yemeden, caddelerinin isimlerini bir bir incelemeden, eski, yeni, en yeni Adana’yı sokak sokak gezmeden, kentin dört bir yanına dağılmış heykellerini görmeden, binlerce yıllık tarihinden kalan izleri ziyaret etmeden, Ziya Paşa’yı, Şakir Paşa’yı tanımadan, Yaşar Kemal’i, Orhan Kemal’i okumadan, Yılmaz Güney’i izlemeden, üniversitelerini gezmeden, ilçelerini dolaşmadan, narenciye bahçelerini görmeden, hamamlarında yıkanmadan, onlarla oturup uzun uzun sohbet etmeden, Ramazan’ını, bayramlarını yaşanmadan, 10 Kasım törenlerini izlemeden, Adana’yı tanıyamazsınız...

Adana bereketin ve hoşgörünün vatanıdır.

Attığınız her tohumun karşılığını bol bol alır, ne ekerseniz onu biçersiniz.

Aç ve açıkta kalan yoktur.

Ekmeğini taştan çıkartır, zengin zenginliğiyle, fakir fakirliğiyle barışıktır, mutludur.

Kıskanç olanı görmezsiniz.

Yaratıcıdır. 

En iyisini yapsa da, en lezzetlisini bulsa da, arayışını asla sonlandırmaz.

Asla pes etmez.

Siz, siz olun sakın ola bir Adanalıya, ben buyum, ben şuyum, ben şuralıyım, ben buralıyım diye hava atmayın. 

En sessiz olanı bile bir anda aslan kesilir!

Dokunmayan bin yıl yaşar, dokunan bin pişman olur.

Yediğinizle, gezdiğinizle, gördüğünüzle mutlu olur, tasanızı paylaşır, sevincinizin daim olması için dua eder.

Yasaklar onları uslandırmaz, tam aksine, çıldırtır...

Taş Köprü’den geçmeden, Büyük Saat’in altında randevu vermeden, tren garından yolculuk etmeden, pavyonlarını dinlemeden, meyhanelerini görmeden, hemen her sokakta alev alev göğü ısıtan ateşlerin başında dünyayı kurtarmadan, kebabın, bumbarın, şirdenin, ciğerin bin çeşidini tatmadan Adana’yı gördüm, yaşadım, bir daha geleceğim diyemezsiniz.

Yazının devamı için tıklayınız


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)