adscode
adscode
adscode
adscode

Ailenin eğitim düzeyi LGS puanını nasıl etkiliyor?

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), bu yıl ilki gerçekleştirilen 2018 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçlarına göre öğrencilerin performansını içeren değerlendirme raporu hazırlandı.

Ailenin eğitim düzeyi LGS puanını nasıl etkiliyor?
Eğitim
Güncelleme : 19-Dec-18 18:12

Raporda, anne ve baba eğitim düzeyi ile öğrencinin sınav puanları arasındaki ilişki de incelendi. Elde edilen sonuçlar, anne ve baba eğitim düzeyleri yükseldikçe ortalama merkezi sınav puanlarının da belirgin şekilde arttığını gösterdi. 

Anne eğitim düzeyi ilkokul olan öğrenciler ile lisansüstü olan öğrencilerin ortalama merkezi sınav puanları arasında 60 puandan fazla fark bulundu.

Ortalama merkezi sınav puanları arasındaki benzer düzeyde fark, baba eğitim düzeylerinde de gözlendi.

 

Sosyoekonomik Özellikler ile Merkezi Sınav Puanı Arasındaki İlişki

 

Öğrencilerin okulda ve kademeler arası geçiş sınavlarında elde ettikleri başarı ile sosyo-ekonomik düzeyleri arasındaki ilişki eğitim araştırmacıları tarafından 1960’lı yıllarda yayımlanan Coleman Raporundan bu yana veriye dayalı olarak incelenmektedir. Sosyoekonomik düzey, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde hem doğrudan hem de dolaylı etkiye sahiptir.

 

Öğrencilerin eğitim ve akademik gelişim açısından önemli kaynaklara ulaşmasında doğrudan etkiye sahip olan sosyoekonomik düzey, öğrencilerin bulunduğu eğitim ortamları, sosyal ortamlar ve diğer birçok unsura da dolaylı olarak etki etmektedir. Sosyoekonomik düzeyin öğrencilerin akademik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen Türkiye’de (Bakan Kalaycıoğlu, 2015; Çiftçi ve Çağlar, 2014; Gelbal, 2008; Kasap, 1997; Kılıç ve Haşıloğlu, 2017; Sarıer, 2006) ve yurtdışında (Barry, 2006; Caro, 2009; Lamdin, 1996; Sutton ve Soderstrom, 1999; Şirin, 2005; White, 1982) gerçekleştirilen birçok akademik çalışmada bu iki değişken arasında gücü değişen ancak istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Bu ilişkinin gücünün çok yüksek olması akademik başarı ile sosyoekonomik düzey arasındaki bağın çok güçlü olduğunu ve sosyoekonomik düzeyin akademik başarı üzerinde istenmeyen ölçüde belirleyici olabileceği anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin sosyoekonomik düzeylerini temsil eden özellikler ile 2018 Merkezi Sınav puanları arasındaki ilişkinin incelenmesi önemli görülmüştür.

 

Anne ve Baba Eğitim Düzeyine Göre Öğrencilerin Merkezi Sınav Puanı Ortalaması

 

Çağdaş eğitim yaklaşımlarında bireylerin eğitimi okul dönemi öncesinde ailede başlamakta ve okul döneminde aile bireyin eğitimini destekleyici bir rol üstlenmektedir. Kuramsal olarak ailelerin eğitim düzeyleri yükseldik- çe velilerin entelektüel becerileri ve eğitime verdikleri önemin artması beklenmekte ve bu durumun bir sonucu olarak çocuklarına eğitimleri konusunda daha fazla destek vermeleri, bu desteğin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde artırıcı bir etki oluşturması öngörülmektedir (Abu Bakar, Mamat ve Ibrahim, 2017; Gooding, 2001; Khan, Iqbal ve Tasneem, 2015; Ural ve Çınar, 2014; Yenilmez ve Duman, 2008). Türkiye’de ortaokul düzeyinde bu durumun hangi ölçüde geçerli olduğunu belirlemek için anne ve baba eğitim düzeylerine göre merkezi sınav puanları hesaplanmış ve sırasıyla Grafik 16 ve Grafik 17’de verilmiştir.

 

Grafik 16’dan görüldüğü üzere öğrencilerin anne eğitim düzeyi ilkokul, ortaokul, lise, yüksek okul, 3 yıllık eğitim enstitüsü, lisans ve lisansüstü şeklinde sınıflandırılmıştır. Eğitim düzeyi yedi kategoride incelenmiş ve anne eğitim düzeyindeki her yükselişte öğrencilerin ortalama merkezi sınav puanlarında da önemli bir artış görülmüş- tür. Anne eğitim düzeyi ilkokul olan öğrencilerin sınav puanı ortalaması 329,38, lisansüstü olan öğrencilerin sınav puanı ortalaması 390,13’tür. Merkezi sınav puanı açısından anne eğitim düzeyi ilkokul olan öğrencilerle anne eğitim düzeyi lisansüstü olan öğrenciler arasında

 

Anne ve baba eğitim düzeyinin yükselmesi ile öğrencilerin merkezi sınav puanı ortalamaları belirgin bir şekilde artmaktadır.

60 puanı aşan fark bulunması ve anne eğitim düzeyi ile birlikte öğrencilerin ortalama puanlarının önemli artış- lar göstermesi dikkat çekici bir bulgudur. Anne eğitim düzeylerine ilişkin hesaplanan standart sapma değerleri incelendiğinde eğitim düzeyi arttıkça standart sapma değerlerinin düştüğü görülmektedir. Dolayısıyla daha yüksek anne eğitim düzeylerinde öğrencilerin puanları birbirinden daha az farklılaşmaktadır. Eğitim düzeyinin merkezi sınav puanları üzerinde ne kadar etkili olduğu “etki büyüklüğü” analizi ile hesaplanmaktadır. 0,02- 0,12 aralığında hesaplanan katsayılar bu etkinin küçük, 0,13-0,25 aralığında orta ve 0,26 ve üzerinde ise büyük olduğunu göstermektedir (Cohen, 1988). Bu durum, anne eğitim düzeyi yüksek olan öğrencilerin hem daha başarılı olduğunu hem de puanları arasındaki farkın daha düşük olduğunu göstermektedir. Yapılan istatistiksel incelemede, anne eğitim düzeyinin merkezi sınav puanları üzerinde anlamlı ve “orta” düzeyde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (F(7;105.934)=1833,584, p<0,05, η2 =0,14). Bu sonuçlar, anne eğitim düzeyinin yükselmesi ile öğrencilerin merkezi sınav puanı ortalamalarının belirgin bir şekilde arttığını ve anne eğitim düzeyinin merkezi sınav puanları üzerinde önemli bir role sahip olduğunu göstermektedir.

 

Grafik 17’den görüldüğü üzere, öğrencilerin baba eğitim düzeyi ilkokul mezunundan lisansüstü mezununa yükseldikçe sınav puanı ortalamaları da yükselmektedir. Bu durum anne eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencilerin sınav puanı ortalamalarının yükselmesi ile benzerlik göstermektedir. Baba eğitim düzeyi ilkokul olan öğ- rencilerin sınav puanı ortalaması 321,92, baba eğitim düzeyi lisansüstü olan öğrencilerin sınav puanı ortalaması 383,34’tür. Grafik 17’ye göre babasının eğitim dü- zeyi ilkokul olan öğrenciler ile lisansüstü olan öğrencilerin merkezi sınav ortalama puanları arasında yaklaşık 60 puanlık bir fark bulunmaktadır. Farklı baba eğitim düzeylerinde hesaplanan standart sapma değerleri incelendiğinde, anne eğitim düzeyine ilişkin sonuçlara benzer şekilde, eğitim düzeyi arttıkça standart sapma değerlerinin düştüğü belirlenmiştir. Bu durumun bir sonucu olarak, daha yüksek baba eğitim düzeylerindeki öğrencilerin puanlarının birbirinden daha az farklılaştığı tespit edilmiştir. Baba eğitim durumuna ilişkin bütüncül bir değerlendirme yapıldığında, baba eğitim düzeyi yüksek olan öğrencilerin daha başarılı olduğu ve puanları arasındaki farkın daha düşük olduğu görülmektedir. Gerçekleştirilen istatistiksel etki analizinde baba eğitim düzeyinin, anne eğitim düzeyine benzer şekilde, öğrencilerin merkezi sınav puanları üzerinde anlamlı ve “orta” düzeyde bir etkiye sahip olduğu (F(7;111.174)=1624,527, p<0,05, η2 =0,13) tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre baba eğitim düzeyi öğrencilerin merkezi sınav puanları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir ve merkezi sınav ortalama puanları baba eğitim düzeyi ile birlikte belirgin bir artış göstermektedir.

 

Öğrencilerin sosyoekonomik düzeyine yönelik sonuçlar anne ve baba eğitim düzeylerindeki artışların merkezi sınav puanları üzerinde anlamlı bir artışa yol açmaktadır. Elde edilen veriler sosyoekonomik özellikler açısından öğrencilerin sınav puanları üzerinde velilerin eğitim dü- zeylerinin belirleyici unsurlar olduğuna işaret etmektedir.

 

Merkezi Yerleştirme ile Yerleşen Öğrencilerin Anne-Baba Eğitim Düzeylerine Göre Dağılımı

 

Anne ve baba eğitim düzeyinin merkezi sınav puanları üzerinde önemli birer unsur olduğunun belirlenmesi, sınava katılan ve yerleşen öğrencilerin anne ve baba eğitim düzeylerinin oransal değişiminin incelenmesini önemli hale getirmiştir. Grafik 18’de görüldüğü üzere yerleşen öğrencilerin anne eğitim düzeyi dağılımında %40 ile en büyük oran ilkokul düzeyinde görülmektedir. Sınava katılan tüm öğrencilerin %60’ının anne eğitim düzeyi ilkokul iken yerleşen öğrencilerde bu oranın %40’a düştüğü belirlenmiştir. Ayrıca anne eğitimi lise, lisans ve lisansüstü düzeylerinde olan ve yerleşen öğ- renci grubunda hesaplanan oranlar, sınava katılan tüm öğrencilerde hesaplanan oranlara göre daha yüksektir.

 

Grafik 19’da yerleşen öğrencilerin baba eğitim düzeyi dağılımlarında lisans, lisansüstü, lise ve ortaokul dü- zeylerine ilişkin oranların tüm öğrencilerden elde edilen oranlar ile kıyaslandığında arttığı belirlenmiştir. Sınava katılan tüm öğrenciler içinde baba eğitim düzeyi ilkokul olan öğrencilerin oranı %44 iken yerleşen öğrencilerde bu oran %24’e düşmüştür. Anne ve baba eğitim düzeyine ilişkin oran dağılımlarından edinilen ortak sonuç, yerleşen öğrenci grubu içerisinde velileri daha yüksek öğrenim düzeylerinde bulunan öğrenci oranlarının daha yüksek olmasıdır.  


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)