adscode
adscode
adscode

Eğitimde yeni arayışlar (5), Finans kıtlığı/savurganlığı

Eğitim ve bilim, eğer hakkıyla yaparsanız, dünyanın en pahalı ama geri dönüşü en yüksek yatırımlarından biri!..

Eğitimde yeni arayışlar (5), Finans kıtlığı/savurganlığı
Milliyet Diyalog

Eğitime, bilime, Ar-Ge’ye en fazla yatırım yapan ülkeler, dünya bilimine katkı sıralamasının en tepesinde yer almakla kalmayıp, demokrasiden yaşam standardına, hukuktan ekonomiye, her açıdan dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alıyorlar…

Bu çerçeveden bakıldığında, eğitime, bilime ve Ar-Ge’ye ayrılan kaynakların büyüklüğü kadar, doğru kullanımı da çok önemli.

Petrol ya da doğalgaz zengini ülkeler de eğitime ve bilime çok para harcıyor ama onların gelişmesi için gerekli özgürlük ortamı yaratılamadığından arkası gelmiyor!


Bir de bizim gibi ülkeler var. Devlet bütçesinde olduğu gibi aile bütçesinde de en büyük pay eğitime ayrılıyor! İşte bu noktada asıl önemli olan, bu kaynakların ne kadar doğru kullanıldığı?..

Geriye dönüp biraz baktığımızda, ne devletin bu konudaki yatırımlarında ne de ailelerin çocukları için yaptıkları harcamalarda, verimlilikten söz etmek mümkün değil. Daha vahim olan ise israfın akıl almaz boyutlara ulaşması!

MEB, adeta proje çöplüğüne döndü. Üniversitelerde de durum farklı değil. Çünkü yapılan harcamaları denetleyen yok. Yapılan denetimler ya hepten göstermelik ya da “Onları eleştirmek topuğumuza kurşun sıkmak anlamına gelir” diye örtbas ediliyor!..

Örneğin her yıl 100 milyon civarında ders kitabı basılıyor ama neredeyse tamamı kapağı açılmadan çöpe atılıyor. Örneğin kuş uçmaz, kervan geçmez yerlere fakülte ve yüksekokullar açıyoruz ama birçok bölüme tek öğrenci dahi kayıt yaptırmıyor! Örneğin normal öğrencilerin yedi katı fazla masraf yaptığınız meslek lisesi öğrencilerine, “Unutun şimdi onu, üniversiteye gidin” diyoruz. En acısı da üniversite mezunu gençlerimizin neredeyse üçte ikisinin aldıkları eğitimle hiç alakası olmayan işlerde çalışıyor olmaları!..

Yeni kaynaklar?

Yeni dönemde, eğitimdeki israfı önlemenin yanında, yeni kaynakların bulunması da olmazsa olmazların başında geliyor. Niye mi?

- İlk 100’deki iyi bir Amerikan üniversitesinin bütçesi bizim tüm üniversitelerin bütçesinin toplamından daha fazla.


- Devlet, özel toplam Ar-Ge harcamamız, bırakın devletleri, büyük bir dünya şirketinin Ar-Ge’ye ayırdığı kaynaktan daha az!

- Öğrenci başına yapılan harcamalara, öğretim kadroları ve bilim insanlarına verilen maaşlara baktığımızda da onlarla sürdürülebilir bir yarışın içine girmemiz mümkün değil.

İşte bu nedenle, eğitime, bilime, teknolojiye, Ar-Ge’ye, yeni ve çok daha büyük kaynaklar yaratmalıyız, kontrolünü de çok daha iyi yapmalıyız.

Mevcut kaynakların dışında yeni kaynaklar nasıl yaratılır, mevcut kaynaklar çok daha verimli hale nasıl getirilir?


YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)