adscode

ERG 'öğretmen' raporu yayında! Özel okullarda öğretmen sayısı azaldı!

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) her yıl dosyalar halinde yayımladığı Eğitim İzleme Raporlarının dördüncü dosyası olan “Öğretmenler”i, dün YouTube kanalında yayımlanan etkinlikle kamuoyuna sundu.

ERG 'öğretmen' raporu yayında! Özel okullarda öğretmen sayısı azaldı!
Eğitim
Güncelleme : 25-Nov-21 13:51

Dosyada salgın etkisinde geçen son bir yılda öğretmen politikaları, öğretmenin iyi olma hâli, öğretmenin güçlenmesi, özerkliği ve meslektaşlar arası işbirliği değerlendiriliyor.

ERG’nin 2008 yılından bu yana yayımladığı Eğitim İzleme Raporlarının bu yılki dördüncü dosyası olan Öğretmenler, dün ERG’nin YouTube kanalında yayımlanan bir etkinlikle kamuoyuna sunuldu. Dosyada 2020-21 eğitim-öğretim yılına ilişkin temel göstergeler, araştırmalar, politika metinleri ele alınırken aynı zamanda öğretmenlerin yaşadıklarının ve ihtiyaçlarının daha görünür olmasına önem verildi. Öğretmenlerin bu dönemde kararlardan nasıl etkilendiklerine ve uygulamaları nasıl deneyimlediklerine dair anlatılarına dosyada geniş yer verildi. Salgında öğretmenlerin iyi olma hâllerini etkileyen süreçler, öğretmenlerin deneyimlerine yer verilerek anlatıldı.

Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğretmenler, ERG Politika Analisti Ekin Gamze Gencer’in moderasyonuyla gerçekleşen bir etkinlikle kamuoyuna sunuldu. Dosyanın yazarlarından ERG Kıdemli Politika Analisti Yeliz Düşkün ve ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman’ın raporun temel bulgularını paylaştığı bir sunumla başlayan etkinlik, Özel Yeşilköy Ermeni İlkokulu Türkçe Öğretmeni Gökhan Atik’in katılımıyla gerçekleşen tartışma bölümüyle devam etti. Etkinliğin tartışma bölümünde, dosyada altı çizilen öğretmen özerkliğinin önemi ve salgın koşullardan nasıl etkilendiği, öğretmenin mesleki olarak güçlenmesi, meslektaşlar arası işbirliği ve öğretmenin iyi olma hâli gibi konular ele alındı.

Ekin Gamze Gencer, dosyanın yazarları Umay Aktaş Salman, Yeliz Düşkün ve Burcu Meltem Arık’a, hazırlık ve yayın sürecinde uzmanlık, görüş ve önerilerini sunan tüm paydaşlara destekleri için teşekkür eden bir açış konuşmasıyla etkinliği başlattı. Gencer’in konuşmasının ardından, dosyanın yazarlarından Yeliz Düşkün ve Umay Aktaş Salman raporun temel bulgularını sundu. Düşkün, 2020-21 eğitim-öğretim yılında toplam öğretmen sayısına dair verilerini paylaşarak bir önceki yıla göre öğretmen sayısında resmi eğitim kurumlarında %0,8 artış, özel kurumlarda ise %7,2 düşüş olduğunu belirtti; özel öğretim kurumlarında oransal olarak azalmanın en çok okulöncesi kademesinde yaşandığına dikkat çekti. Düşkün, arz ve talep dengesizliği, öğretmen ihtiyacı ve öğretmen hareketliliği alt başlıklarında öğretmen planlamasında süregiden meseleler ve pedagojik formasyon sertifika programına ilişkin gelişmeleri aktardı, 2021 yılındaki öğretmen atamasının son 15 yılın ortalamasının altında olduğunu söyledi.

Düşkün’ün ardından Umay Aktaş Salman, öğretmenin iyi olma hâlini tanımlayarak çalışma koşullarından özlük haklarına, eğitim ortamlarının niteliğinden öğretmenlerin mesleki güçlenmesine kadar öğretmenin iyi olma hâlini etkileyen pek çok etmen olduğunu belirtti. Dosya kapsamında kendileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde öğretmenlerin paylaştıkları deneyimleri aktaran Salman şöyle devam etti: “Salgında öğretmenler ihtiyaç duyduğu mesleki ve psikolojik desteği alabilmek için bireysel olarak yoğun çaba harcadılar. Burada meslektaş işbirliği ön plana çıktı. Mesleki öğrenme toplulukları ise öğretmenlerin hem motivasyonlarının hem de dijital becerilerinin artmasında ve salgın koşullarında öğretmenlerin güçlenmesinde önemli bir rol oynadı.”

Raporun öne çıkan bulgularının değerlendirildiği tartışma bölümünde etkinliğin kolaylaştırıcısı Gencer, ilk sözü Gökhan Atik’e verdi. Öğretmenin özerklik durumunu değerlendiren Atik, karar alma, içerik üretme ve yönetsel süreçlerde öğretmenin fikrine danışılması gerekirken durumun sahada böyle olmadığına işaret etti. Uzaktan eğitim sürecine geçişin zorluklarından bahseden Atik, “Bilgisayarın aç kapa düğmesini bilmeyen meslektaşlarımız bir hafta sonra webinardan webinara koştu. Uzaktan öğretim yöntemlerini bilgisayar üzerinden yapmaya başladı. Bunu meslektaş dayanışması sağladı.” diyerek Öğretmen Ağı ve Öğretmen Akademisi Vakfı gibi kurumların sahadaki büyük bir boşluğu giderdiğini ifade etti.

Gencer öğretmenin iyi olma hâli, pedagojik formasyon ve öğretmenlik meslek kanunu gibi konuların ERG’nin çalışmalarında uzun yıllardır yer aldığını belirterek sözü Düşkün’e verdi. Düşkün öğretmenlik mesleği içerisindeki statü farkları ve özlük haklarının öğretmenlik mesleğinin saygınlığı için öneminden bahsederek 11. Kalkınma Planı gibi üst politika belgelerinde yer alan fakat kamuoyuyla henüz paylaşılmayan öğretmenlik meslek kanununun önemine değindi ve “Bu kanunun çıkabilmesi ve ihtiyaca karşılık verebilmesi için eğitime ayrılan bütçe büyük önem taşıyor” dedi.

Düşkün’ün ardından söz alan Aktaş uzaktan eğitim sürecinin zorlukları, öğrencilerin öğrenme kayıpları ve salgının öğrenciler üzerinde sosyal ve duygusal etkileri gibi konuların öğretmenlerle yapılan görüşmelerde ön plana çıktığından bahsederek “Eğitim yılı yüz yüze başladı, devam ediyor ama salgının etkileri akademik, psikolojik, sosyal ve duygusal açıdan devam ediyor. Bunu sürekli akılda tutmak gerekiyor. Öğretmenlerin bu konuda desteklenmeye ve yalnız olmadıklarını bilmeye ihtiyaçları var. EİR 2021: Öğretmenler kapsamında görüşme yaptığımız öğretmenler de güçlenme ve desteklenme ihtiyaçlarını çok sık dile getirdiler” dedi.

Güncel verilerin ve bilgilerin yanı sıra öğretmenlerle yapılan birebir görüşmelerden yararlanılarak hazırlanan Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğretmenler dosyasında, öğretmenleri ilgilendiren politikalar ve gelişmeler ile öğretmenlerin salgın koşullarından nasıl etkilendiği öğretmen planlaması, öğretmenin iyi olma hâli ve öğretmenin güçlenmesi, özerkliği ve meslektaşlar arası işbirliği ana başlıklarında değerlendiriliyor.

 

 

 

Eğitim, 2019-20 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminden itibaren salgın koşullarında devam ediyor. Okulların uzun süre kapalı kaldığı, belirli dönemlerde seyreltilmiş yüz yüze eğitimin yapılabildiği, belirli dönemlerde de uzaktan eğitimin devam ettiği 1,5 yılın ardından öğretmenler ve öğrenciler 6 Eylül 2021’de yüz yüze eğitime geri döndüler. 

Salgın öğretmen sayısından, öğretmenin iyi olma hâline ve mesleki gelişimine kadar pek çok alanı etkiledi.

 

Salgının etkisinde geçen son bir yılda öğretmen sayısı nasıl değişti? 

 

2020-21 eğitim-öğretim yılına ilişkin verilere göre Türkiye’de 950.090’ı resmi162.215’i özel kurumlarda olmak üzere toplam 1.112.305 öğretmen görev yapıyor. 

 

2020-21 Eğitim-Öğretim Yılında Kurum ve Öğretmen Sayıları ile Önceki Yıla Göre Oransal Değişim

  • 2020-21 eğitim-öğretim yılında resmi kurumlardaki öğretmen sayısı bir önceki yıla göre %0,8 arttı. 
  • Özel öğretim kurumlarında ise tüm kademelerde öğretmen sayısı %7,2 azaldı. 
    • Okulöncesi kademesinde özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı %15,0 azaldı. Öğretmen sayısındaki azalmanın ne kadarının istifa, emeklilik vb. nedenlerden kaynaklandığı bilinmese de veriler özel okullarda özellikle okulöncesi kademesinde yoğun bir işten çıkarma yaşandığına işaret ediyor. 

Salgın öğretmenlerin çalışma koşullarını nasıl etkiledi? 

Öğretimi daha zorlu ve stresli hâle getiren salgın koşullarında öğretmenlerin psikolojik ve mesleki iyi olma hâllerini etkileyen farklı etmenler oldu. Öğretmenler bir yandan kendi sağlıklarını korumaya, salgının sosyal ve psikolojik güçlükleriyle baş etmeye, bir yandan da öğrencilerinin iyi olma hâllerini desteklemeye çalıştılar. 

 

“…Neredeyse sağlık çalışanları kadar zor koşullarda çalıştık. Hepimiz salgın sürecinde ve çocuklar yüz yüze eğitime geldiğinde ‘onlara nasıl destek olabiliriz’ dedik, peki biz öğretmenler? Bizler de duygusal ve psikolojik olarak sorunlar yaşadık.”

Sınıf Öğretmeni B., İzmir

 

Öğretmenleri en çok zorlayan sorunlardan biri uzaktan eğitime erişemeyen öğrenciler oldu. Öğretmenler uzaktan eğitime erişemeyen ya da verimli yararlanamayan öğrenciler için alternatif çözümler aradılar.

 

“2020-21 eğitim-öğretim yılında yedi tane 7. sınıf şubesinin derslerine girdim. Sınıflarım ortalama 42 kişiydi. Canlı derslerde bir yıl boyunca gördüğüm en yüksek sayı 30 oldu. Ancak çoğunlukla 17-18 öğrenci katıldı her sınıftan… Beni etkileyen teknolojik problemler değil, erişemediğim öğrenciler oldu… Salgınla okul sistemi birden yok olunca elim kolum bağlı kalmış hissettim. Adaletsiz hissettirdi.”

Ortaokul Türkçe Öğretmeni Z., İstanbul

 

“Salgında yeni mezun biri olarak 1. sınıf okutmak çok zordu…24 öğrencim vardı. Canlı ders yapabildiğim öğrenci sayısı 10’u bile bulmadı çoğu zaman… Telefonu olup WhatsApp vb. uygulamaları kullanmak için interneti olmayan velilere gerekli bilgiyi arama ya da SMS yoluyla iletmeye çalıştım…Canlı derslere giremeyen öğrenciler için çalışma dosyaları hazırlayıp okula bırakıyordum…”

Sınıf Öğretmeni M., Diyarbakır

 

Çocukların son 1,5 yıldaki deneyimlerinin onların sosyal ve duygusal gelişimleri ile öğrenme düzeyleri üzerindeki etkileri öğretmenleri zorlamaya devam ediyor. 

 

“Üç hafta okul kurallarını anlattım. Çocukların sosyal ilişkileri zayıflamış, birbirleriyle iletişimi unutmuşlar. Her teneffüste bir gerginlik, kavga çıkıyor. Bu zorluyor bizi.”

Sınıf Öğretmeni D, İzmir

 

Öğretmenlerin çalışma koşulları, haftalık rutin mesaileri salgınla birlikte tamamen değişti. Dosya kapsamında yapılan öğretmen görüşmelerinde uzun süreler canlı ders yapmanın ve bazı okullarda artan veli baskısının öğretmenlerin iyi olma hâlini olumsuz etkilediği görüldü. Bu deneyim, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler tarafından daha sık dile getirildi.

 

“… Canlı ders sayısı giderek arttı, beş saatten sekiz saate ulaştı… Salgında öğretmen ve veli işbirliği gelişti ama bence bazı özel okullarda velinin baskısı da arttı. Okuldayken bir yöneticim vardı, uzaktan eğitimle yöneticilerim çoğaldı. Dersime koordinatör ayrı giriyor, müdür yardımcısı ayrı giriyor, veli zaten giriyor…”

Sınıf Öğretmeni O., İstanbul

 

Salgın koşullarında, öğretmenler ihtiyaç duyduğu desteği alabilmek için bireysel olarak da yoğun çaba harcadılar. Dosya kapsamında yapılan görüşmeler, öğretmenlerin salgın sürecinde en çok birbirinden beslendiğini gösteriyor. Mesleki öğrenme topluluklarının da bu süreçte öğretmenlerin motivasyonlarının ve dijital becerilerinin artmasında önemli bir rol oynadığı görülüyor.

 

“Salgında meslektaşlarımızla deneyimlerimizi, geliştirdiklerimizi paylaştık. Bir şeyler üretmek, paylaşmak ve işbirliği besliyor, güçlü tutuyor insanı.”

Sınıf Öğretmeni M., İstanbul

 

Nitelikli eğitimin ana aktörü olması, göç, salgın, hastalık vb. çeşitli olgulara ayak uydurması beklenen öğretmenlerin güçlenmesi için mesleki gelişimi, özerkliği ve meslektaşlar arası işbirliği her zaman olduğu gibi salgın koşullarında da önemini koruyor. 

 

Öğretmen planlamasında süregiden meseleler 

Salgının yanı sıra Türkiye’de öğretmen ihtiyacı, öğretmen hareketliliği ve arz ve talep dengesizliği gibi öğretmen planlamasıyla ilgili süregiden meseleleri de dosya kapsamında değerlendirdik. 

Öğretmen açığı, güncel veriler ışığında bir sorun olmaya devam ediyor. 2021 yılının Mart ayında atanan öğretmenlere, ek atamayla görevlendirilecek ve göreve Ocak 2022’de başlayacak olan 15.000 öğretmen de eklenince yaklaşık 35.000 öğretmen ataması gerçekleşmiş olacak. Bu sayı, son 15 yılın ortalaması olan 42.000’in altında kalıyor. 

Öğretmen açığının kapatılması için ücretli öğretmenlik uygulamasına devam ediliyor. Sistemdeki ücretli öğretmen sayısının azaltılması olumlu yönde bir çaba olsa da tüm öğretmenlerin eşit statüye sahip olması için ücretli öğretmenliğe duyulan ihtiyacın tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor. 

 

“ ..Ücretli öğretmenler ders saati başına çok az ücret alıyor. Resmi tatillerde ve yarıyıl tatillerinde ücret alamıyorsunuz. Bir ücretli öğretmen olarak haftada 30 saat derse girseniz bile aldığınız maaş asgari ücreti bulmuyor… Mesleğin saygınlığını, prestijini nasıl etkilediğini söylemiyorum bile.”

Türkçe Öğretmeni N., İstanbul.

 

İlk atamalar öğretmen ihtiyacının yüksek olduğu bölgelere yapılıyor; ancak öğretmenlerin bu bölgelerde uzun yıllar kendi istekleriyle kalmaları için yapısal çözümler hazır olmadığı için öğretmen hareketliliği sorunu da sürüyor. 

Öğretmen hareketliliği nedeniyle, farklı illerdeki öğretmenlerin ortalama hizmet yılları arasında büyük farklılıklar görülüyor. 2019 verilerine göre Hakkari (2,6 yıl) ve Şırnak’ta (2,4 yıl) öğretmenlerin ortalama hizmet yılı Türkiye ortalamasının (12,9 yıl) oldukça gerisinde. 

Öğretmen olmak isteyenlerin sayısı kamu idaresi tarafından istihdam edilenlerin oldukça üzerinde olmaya devam ediyor. Uzun yıllardır devam eden öğretmenlikte arz ve talep arasındaki dengesizliğin, 2021 itibarıyla oldukça bozulmuş olduğu görülüyor. 

2021 yılında Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi’ne (ÖABT) giren ve sınavı geçerli sayılan kişi sayısı 307.773. Bir yılda ortalama 42.000 öğretmenin ilk ataması yapıldığı göz önüne alındığında başvuru sayısının bir yılda atananların yedi katı olduğu ortaya çıkıyor. 

Son yıllarda pedagojik formasyon sertifika programlarının kaldırılması yönünde kararlar açıklanmasına karşın 2021 yılı itibarıyla uygulama resmi olarak devam ediyor.

 

 

Aktaş Salman, U., Düşkün, Y. ve Arık, B. M. (2021). Eğitim izleme raporu 2021: Öğretmenler. Eğitim Reformu Girişimi. https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogretmenler/


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)