adscode
adscode
adscode
adscode

Ezberci Eğitime Karşı, Kişiselleştirilmiş Eğitim CAMBRİDGE'de

21. yüzyılın yenilikçi eğitim metotlarıyla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedefleyen Özel Elit Cambridge Koleji, yeni akademik yıla iddialı bir giriş yaptı.

Ezberci Eğitime Karşı, Kişiselleştirilmiş Eğitim CAMBRİDGE'de
Röportaj
Vizyonu: Kişiselleştirilmiş eğitim modelini geliştirerek Türkiye’ye uyarlayan Cambridge Koleji, ezberci eğitime karşı, öğrencinin yeteneklerine ve kişisel özelliklerine göre şekillendireceği farklı öğrenim yöntemleriyle, özgüveni yüksek, başarılı, sosyal yönü güçlü bireyler yetiştirecek.
 
Dünyanın önde gelen eğitim kurumlarından Cambridge'i Türkiye'ye getiren isim, kurucusu olduğu Elit dershanesiyle eğitim sektöründen tanıdığımız, Kayserili genç iş adamı Hakan Şaştım.
 
Uzun yıllar İngiltere'de eğitim sektörüyle iç içe olan ve dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında görev alan Şaştım, yurt dışında edindiği deneyimlerle, Türkiye’de dünya standartlarında bir okul açmayı, tecrübelerini aktarmayı amaçladığını ve bunun da ülkesine bir minnet borcu olduğunu ifade ediyor.
 
Kuruluş serüvenini, büyüme hedeflerini ve eğitim sektöründe getireceği yenilikleri konuşmak üzere, genç girişimci Hakan Şaştım’ı, İstanbul-Taşdelen'de bulunan ve bu yıl eğitim-öğretim dönemine başlayan Elit Cambridge Koleji’nde ziyaret ettik.

Röportaj: www.egitimajansi.com
Billur Ocak-Arzu Kalaylı

 
 
 


Tecrübeli,alanında uzman, genç dinamik eğitim kadrosuyla, 4 katlı binada, 20 kişilik sınıflarda eğitim verilirken, okulda ayrıca laboratuvar, kapalı spor salonu, 1 açık, 1 kapalı basketbol sahası, çocuk oyun alanları, doğa atölyesi, konferans salonu(350 kişilik), öğrenci kulüpleri, kütüphane, müzik odası, ağaç ev ve yemekhane bulunuyor.




 
 
-Dershanecilikten sonra okul açmaya nasıl karar verdiniz?
 
Kadıköy özel Elit Dershanesi olarak alanında çok başarılı olan eğitim kurumlarıyla çalışıyoruz. Kadıköy Anadolu Lisesi, Atatürk Fen Lisesi, Eyüboğlu, Koç, Robert, Üsküdar Amerikan gibi birçok okulun sınav sistemini biz kurguluyoruz. Bizim danışmanlığımızda hareket ediyorlar. 8 kişilik sınıflarıyla çok butik bir eğitim veren ve bu şekilde devam eden 2 kurumumuz var.
 
Nihayetinde okulculuğa geçmemiz de kaçınılmazdı. Bu noktada bazı düşüncelerim vardı; dünyanın eğitimini yakından takip ediyordum. İngiltere’nin eğitim sistemine çok hakimim, ve bir çok ülkede farklı okullarda görev aldım. Türkiye’ye gelince de kendi okulumuzu oluşturma fikri doğdu.
 
-Cambridge’i Türkiye’ye uyarlama fikri nasıl doğdu?
 
Okulumuzun en önemli dinamiklerinden bir tanesi dil eğitimi. Biz bu eğitimi kurgularken hep şunu düşündük; Burada okuyan çocuklar 15 yılın sonrasının dünyasına çıkacaklar, çıktıkları dünya nasıl bir dünya olacak, nelere ihtiyaç duyulacak ve bu çocukları biz nasıl yetiştirmeliyiz…
Hep bunları sorguladık. İlk madde dil eğitimiydi. Dünya globalleşiyor, artık küçük bir köy haline dönüşüyor, herkesin anadil seviyesinde İngilizceyi bilmesi şart. Bu noktada Cambridge ismi daha dil endeksli bir isim olmuş oldu.İkincisi Cambridge’de uzun süre bulunduğum için orayla manevi bir bağım oluştu. Diğer bir neden de, burada Cambridge İnternational School programı kullanıyoruz.  Türkiye’de bu şekilde uluslararası programı kullanan tek kurum da biz olmuş olacağız. Dolayısıyla hepsi bir araya gelince ismin Cambridge olmasına karar verdik.
 
 
‘Eğitimde Türk girişimcilerin önü açılmalı’
 
Bu yıl ortaokul son sınıfa kadar öğrenci kabul ettik. Gelecek sene Türkiye çapında benzeri görülmemiş franchise operasyonumuz başlıyor. Bu anlamda Türkiye’nin çok ciddi hukukçuları, eğitimcileri bunun alt yapısının hazırlığı içindeler. Güzel bir kurgumuz var, Türkiye eğitimini belli noktalarda çözdüğümüzü düşünüyorum. Doğru bir yapılanmayla Ocak ayından sonra Türkiye açılımlarımızı görmüş olacaksınız.
 
- İlk etapta kaç şube açmayı planlıyorsunuz? Bu şubeler nerede olacak belli mi?
 
Gelecek yıl için 5 şubelik bir alt yapı oluşturuyoruz. Bununla ilgili teftiş kurumlarımızı oluşturduk. Eğitimcilerimizi eğitiyoruz, öğretmen eğitimi verebilecek kişileri yetiştiriyoruz. Bu noktada 5 kurumluk alt yapımızı oluşturmuş olacağız.
Bunlardan bir tanesi Ankara da olacak, bir tanesi Sakarya da, diğer 3 tanesinden biri kesinlikle İstanbul olacak ama diğer ikisi hakkında şu anda net bir şey söyleyemiyorum.
 
-Türkiye’de franchise sistemini başarılı buluyor musunuz?
 
Genelde franchise sistemlerinde okul binasını yapıp anahtar teslimi veriyorlar ve başka bir şeye karışmıyorlar. Bizde ondan sonraki süreç de var. İdarecilerin alımı, öğretmenlerin alımı gibi tüm bu yetkilendirmeler merkezi sistemle olacak. Öğretmenler yıl içinde sürekli eğitim alacak.
Şu anda eğitim sektöründe Türkiye franchise kısmında sadece TED koleji kapsamlı bir franchise sistemi oluşturmuş durumda. Onun haricinde hiçbir kurumda bu sistemin içi dolu değil. İsim birliktelikleri olsa da iç işleyiş birliktelikleri konusunda oldukça sıkıntılı.
 
Uluslararası firmalardan da danışmanlıklar alıyor, bu sistemi en doğru şekliyle kurgulamayı düşünüyoruz.
 
-Türk eğitim sistemini nasıl buluyorsunuz, sizin bu noktada farklılığınız ne olacak?
 
Türkiye de müthiş bir eğitim boşluğu var. Türk insanını biz doğru eğitemiyoruz.
Milli Eğitim bunun altından kalkabilecek durumda değil. Böyle bir boşluk varken farklılıklar da çok çeşitleniyor. Bence maddi durumu güçlü olan her insanın bu ülkede en az bir özel okul açması şart. Ama bunu doğru ellerle işletmesi gerekiyor.
Özel okulların içinde nitelikli eğitim veren kurumların sayısı oldukça az. Birçoğu belirli bir grubun sorumluğuyla hareket eden kurumlar, ya da işin eğitimden ziyade ticari boyutuyla ilgileniyorlar. Böyle kurumlarda öğrenciler doğru şekilde yetişmiyor.
Öncelikle farklılıktan ziyade doru eğitim veren kurum olmayı hedefliyoruz.
 Dil eğitiminde ilk defa yaşayarak öğrenmek gibi bir modelimiz var. Türkiye’de her köşe başında bir dil okulu var ve her kurumda ilk önce gramer anlatılır. Baktığınızda çoğunlukla kimse İngilizce öğrenemez. Çünkü dil okullarında biz matematik öğretiyoruz.2013 verilerine göre Avrupa’da İngilizce öğreniminde sonuncu ülkeyiz. Hâlbuki biz Türkçeyi konuşarak, dinleyerek, kendimizi iletişime girmekte mecbur hissederek öğreniyoruz.
Biz de burada İngilizceyi yaşayan bir dil haline getiriyoruz. Çocukların teneffüslerine kadar İngilizce konuşacakları alanlar oluşturacağız. Günün yarısı Türkçe eğitimimiz devam ederken diğer yarısında da İngilizceyi daha aktif kullanacakları bir sistem oluşturmuş olacağız. Dolayısıyla çocuklar dil eğitiminde başarılı olacaklar.
 

İkinci dil İspanyolca!
 
Önce anadil eğitimini çok doğru biçimde vermek zorundayız. Türkçeyi en doğru metotla en düzgün biçimde öğrenecekler ki sonrasında ikinci dili de o denli düzgün öğrenmiş olacaklar. Çocuklar zaten ilk yıldan itibaren günlerinin yarısını sürekli olarak İngilizce konuşarak geçirecekler. Bunun için donanımlı yabancı hocalarımız var. Burada 3. sınıftan itibaren dil eğitimimize İspanyolca’ da ekleniyor. İspanyolca dünyada çok kullanılan bir dil. Süreç içinde başka yabancı diller de eklenmiş olacak.

Eğitsel anlamda ki bir diğer farklılığımız Türkiye de ki matematik eğitimi tamamen ezbere dayalı. Ezberleyen öğrenci de bir süre başarılı gözükse de daha sonra aynı başarıyı gösterebilmek için çok fazla çalışmaları gerekiyor ve çocuklar depresyona giriyorlar. Biz burada daha çapraz düşünme becerileri geliştiren daha yaratıcı zekânın kullanıldığı üst üste kurgulayabildiği eğitim metotları belirledik.
 
Renzulli Learning
 
Bu eğitim programının amacı öğrencilerin başarı ve düşünce becerilerini en üst düzeye çıkarmak. Öğrencilerin ilgi alanları, yetenek alanları, öğrenme ve kendini ifade etme stilleri tespit edilip ayrıntılı profilleri oluşturularak profillerine uygun aktiviteler sunularak öğrencilerin gelişimleri kayıt altına alınıyor.
 
Çember Modeli

Öğrenciler günde iki defa sabah ve öğleden sonra 20’şer dakika olmak üzere bir çember halı etrafında otururlar ve orada öğretmenlerinin eşliğinde sohbet ederler. Bir top dolaştırırız, top hangi öğrenciye giderse  o öğrencimiz bir iki  dakika civarında konuşur. Öğrencinin ne konuşacağı önemli değil. Sabah Türkçe öğleden sonra İngilizce olarak günde iki defa konuşmalarımızı yapacağız. Bizim bunu yapma nedenimiz dil becerilerini en yüksek seviyede geliştirmek, toplum içinde utanmadan sıkılmadan daha rahat bir şekilde konuşmasını sağlamak.
 
Zenginleştirilmiş Eğitim

Zenginleştirilmiş program sadece üstün zekalılara sunulan ayrıcalık değildir. Okulumuzda her öğrenci özeldir ve özel ilgi görür. Üstün zekalıların sınıflandırıldığı ve diğer öğrencilerden ayrıştırıldığı durumlarda toplum dışına itilmesi, anti-sosyal olması, sosyal normları içselleştirilmesi gibi problemler ortaya çıkar. Üstün zekalıların eğitiminde dünyanın en önde gelen eğitim sistemi Renzulli Learning ile aynı sınıf içinde öğrencilere farklı programlar uygulanabilmektedir. Bunun yanı sıra, seçmeli dersler, kulüp çalışmaları ve after school programı kapsamında her öğrencinin bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak, bir kısmı seçmeli, bir kısmı öğrencinin gelişimine ve yönelimine uygun olarak çok çeşitli zenginleştirilmiş programlar uygulanmaktadır.


 
Zenginleştirilmiş programda;
Akademik olarak ders içi başarılarına göre öğrenciler hep bir adım sonrasına taşınılmakta, ders içerikleri öğrenciler için daha anlamlı hale getirilmekte, öğrenciler kendi hızlarında öğrenmeler gerçekleştirebilmekte ve potansiyelini en üst düzeyde kullanabilmektedirler. Okul sonrası eğitim kapsamında öğrencilerimiz düşünme becerileri, satranç eğitimi, zeka oyunları( akıl, puzzle, strateji), problem çözme, üretkenlik, liderlik eğitimi, hafıza eğitimi gibi programlar ve lego-robotix, yazarlık, bilim, sanat, spor aktiviteleri gibi kulüp programları ile desteklenmektedir.
 
Parent Effectiveness Training

Ailelerin daha etkin bir biçimde kullanacağı bir program. Belli konularda uzmanlıkları olan velilerimize önce yaklaşık 10 saat iletişim becerileri ve okul kültürü eğitimleri verilir. Yeterince hazır olduktan sonra öğretmenlerimiz eşliğinde veliler öğrencilerimize uzmanlıkları alanında eğitimler verirler. Mesela pasta uzmanı bir velimiz öğrencilerimize pasta dersi veya bir fotoğraf sanatçısı fotoğraf çekimi konusunda ders verecek.
 
Liderlik Eğitimi

Cambridge Koleji'nde bütün öğrencilerimiz bir süre boyunca liderlik rolü üstlenmeye teşvik edilmektedirler. Bunun için oluşturduğumuz akademik program hem müfredatımız içinde her öğrencinin mecburi aldığı bir ders olarak, hem kulüp faaliyetlerimizde, hem de günlük yapılan aktivitelerin bir parçası olarak sunuluyor. . Daha geniş bir müfredat sayesinde öğrenciler, yeni yetenek ve ilgi alanlarına sahip oluyor, arkadaş çevresini genişletiyor, liderlik pozisyonunu benimsiyor, beraberce çalışma ve iletişim becerilerini geliştiriyor, kendilerine güven duyuyor.
 
Her Cambridge öğrencisi liderlik pozisyonunda olma deneyiminden faydalanır. Öğrencilerimiz kamp organizasyonumuzda bir ekibin liderliği, sınıf temsilciliği, sınıfta bir tartışmanın lideri, dönem başkanı, sosyal sorumluluk projeleri temsilcisi, voleybol takımı kaptanı, drama sahne yöneticisi, kendinden küçük sınıflardaki öğrencilerin akıl hocalığı, yurtiçi yurtdışı gezilerimizde takım liderliği gibi pozisyonlara sahip olabilirler. Tüm roller bizim için eşit değerdedir ve eşit sonuçlar üretmeyi planlarız. Tüm öğrencilerimiz etkili bir lider olmanın niteliklerine, tecrübe ve terbiyesine sahip olurlar.
 
Burada liderlik sadece kağıt üzerindeki görevler değildir. Biz her öğrencimizi sınıflarında, oyunlarında, sportif, sanat ve kültürel dallarda, toplum içinde ve tüm hayatlarında lider olmaları için cesaretlendiririz.

Öğrencilerimiz liderlik yaparken kendine güvenlerini, karar verme becerilerini geliştiriyorlar, etkin müzakere ve takım çalışmalarını öğreniyorlar, hedefler koyuyorlar, diğerlerini motive ediyorlar, kazanmayı da kaybetmeyi de nezaketle öğreniyorlar, yeni arkadaşlar ediniyorlar, iletişim becerilerini geliştiriyorlar, toplum önünde konuşmayı öğreniyorlar. Cambridge'de liderlik deneyimi kazanmak için birçok fırsata sahip oluyorlar.


4 Atölye 1 Kamp / İstanbul Kamp

Biz çocuklarımızı doğada yaşadıkları deneyimler ile iletişim becerisi yüksek, cesaret, özgüven ve farkındalık sahibi bireyler olarak yetiştiriyoruz. Mezun olan öğrencilerimiz trekking, kaya tırmanışı, balıkçılık, kano, GPRS kullanımı, orientrig, kampçılık, kümes ve ahır hayvanları bakımları, doğal tarım, arıcılık, reçel yapımı gibi deneyimler kazanmışlardır.
Öğrencilerimiz, İstanbul Kamp işbirliği ile oluşturulan doğal köy ortamında ve kamp alanlarında cesaret, özgüven, liderlik, ekip çalışması, doğaya saygı gibi kavramları öğrenir ve birçok beceri kazanır. Öğrencilerimizin çevre bilinci gelişir ve çevresine karşı duyarlı bireyler olarak yetişirler.


‘Çocukları Çözmenin Yolu Onları Doğaya Çıkartmaktan Geçiyor’

Pearson Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de lise mezunu öğrenci üniversiteye gidince sunum yapamıyor, özgüven eksikliği yaşıyor, dili, teknolojiyi kullanamıyor, beraber çalışmaya yatkın değil, gibi bununla ilgili 20’ye yakın madde çıkartmışlar.
 
Çocukların bu becerileri geliştirebilmeleri için onları doğaya çıkartmamız gerekiyor.
Biz Türkiye’de çocukları evden okula, okuldan eve yalıtılmış bir hayatın içinde tutuyoruz. İşte biz bu noktada daha doğru bir eğitim metodu sunduğumuzu düşünüyoruz.
 
Elbette ilk hedefimiz; dili çok güçlü, akademik başarısı çok yüksek ve mutlu bireyler yetiştirmek istiyoruz ama bunun yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri yapmış, hayatta kalma becerileri, iletişim becerileri olan mutlaka en az bir spor dalında, bir sanat dalında başarılı hale gelmiş öğrenciler yetiştirmeye çalışıyoruz. Burada her öğrenci eğitim yılını bitirmeden mutlaka bir sosyal sorumluluk projesi yapması gerekiyor.
 
 Vaka Eğitimi
Ortaokul seviyesinde başlatılan eğitim bir tür staj programı. Meslek seçimlerinde doğru tercihleri yapmak adına geliştirilen sistemde öğrenciler deneyimlerle bilgi sahibi oluyor.
 
Okulda 3 Gün Kulüp, 2 Gün Ödev
 
Öğrenciler haftanın 3 günü için, 3 kulüp seçmek zorundalar. Günlük ders akışı bitiminde mutlaka bu seçtikleri kulüplerin okul sonrası etkinliklerine kalırlar. Salı ve Perşembe günleri de ödev günleridir. Öğrenciler evlerine ödev götürmez.
 
Dershanesiz Eğitim
Okul sonrası etüt ve birebir ders takviyeleri ile öğrencilerimizi TEOG gibi genel sınavlara hazırlıyoruz. Bu sınavlara girecek öğrencilerimiz için okul sonrası ve cumartesi günleri dershaneye eşdeğer eğitimler sunulacaktır.
 

 
Röportaj: www.egitimajansi.com
Billur Ocak-Arzu Kalaylı

 
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)