adscode

Geleceğin beyaz yakalısı nasıl olacak?

Sertifika programları belli bir konuda uzmanlaşmanızı sağlayan, iş hayatı açısından yüksek lisans programlarına alternatif olarak değerlendirilmesi gereken ve üniversite eğitiminden sonra katılabileceğiniz…

Geleceğin beyaz yakalısı nasıl olacak?
Eğitim
Türkiye geliştikçe sertifika programlarına ilgi artıyor!

Geleceğine yön vermek isteyen ve kariyer planlarını yapan pek çok kişi lisans eğitim hayatını bitirdikten sonra en çok sertifika programı ve master programları arasında kalmaktadır. Her ikisinin de cazip tarafı mevcuttur. Fakat kısa sürede daha çok verim almak isteyenler için pratik çözüm olan sertifika programları gün geçtikçe popülerliklerini arttırmaktadırlar.

Derslerde değerlendirilmesi yapılan yaşanmış iş tecrübeleri ile durum analizi yapabilme, fikir üretebilme ve problem çözebilme gibi yetilerinizi geliştiren bu programlara olan ilgi, tüm bu nedenlerden dolayı son 5 senede %600 artmıştır.

Uygulamaya dayalı eğitim verilmesi, ekonomik oluşu, staj ve çalışma imkanı, program alternatifleri ve kolay kabul koşulları gibi sebepler sertifika programlarını cazip kılmaktadır.

“Dönüşen dünyada kontrol edebileceğiniz en etkili değişken: Bilgi”

Business Management Institute, iş dünyası ve akademik dünya arasında bir bağlantı noktası olarak hareket eden ve böylece iş dünyasına yeni açılımlar ve değerler getirmeyi hedefleyen bir eğitim enstitüsü… Konuyla ilgili sektör duayeni Hasan Altunkaya ve Business Management Institute Eğitim Sorumlusu Aysel Yapar’a Sertifika Programlarını sorduk.

Business Management Institute Genel Müdürü Hasan Altunkaya ve Eğitim Sorumlusu Aysel Yapar ile yapmış olduğumuz konuyla alakalı söyleyişide kendileri bize sertifika programlarının önemi konusunda şunları söyledi: “İlgili alanda yeterli, bilgi ve deneyime sahip değilseniz konuların tam anlaşılır olması açısından sertifika programlarının daha faydalı olduğu görüşündeyim. Daha sonra master programları değerlendirilebilir.

Ayrıca zaman ve kısıtlı bütçeye sahip olan beyaz yaka çalışanların sertifika programlarına katılmaları daha verimli olacak, böylelikle farklı alanlarda da kendilerini geliştirme imkanı bulabileceklerdir. Bir master programına verdiğiniz zamana farklı alanlarda 3-4 sertifika sığdırabilirsiniz. Bu şekilde hem CV’niz dolu dolu olacak hem de farklı alanlarda kendinizi donatmış olacaksınız.

BMI Türkiye’nin önde gelen, köklü üniversiteleriyle (ODTU, İTÜ, Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi…vb) işbirlikleri dahilinde sertifika programları düzenlemektedir ve başarılı olan katılımcıların başarı sertifikaları ilgili üniversiteler tarafından düzenlenmekte ve onaylanmaktadır.

Böylelikle katılımcılarımız uluslararası arenada da geçerli olacak sertifikaları özgeçmişlerine eklemektedirler. Eğitim kadrosunda ise hem alanında uzman üniversite akademisyenleri hem de sektör profesyonelleri yer almakta, teorik ve iş hayatına yönelik bilgi katılımcılar ile paylaşılmaktadır.” Dedi.

Business Management Institute Genel Müdürü Hasan Altunkaya sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sertifika Programlarımızda 60 saatin altında olan hiçbir eğitimde başarı sertifikası verilmemektedir. %70 katılım sağlayan ve eğitim sonunda sınavdan geçenler sertifikayı alabilmekteler. Sertifikalara hak kazanma kriterlerimiz katı olmakla birlikte, sertifikalarımız da diploma formatlarında basılmaktadır.” Dedi

Geleceğin beyaz yakalısı nasıl olacak?

Business Management Institute Genel Müdürü Hasan Altunkaya geleceğin dünyasında beyaz yakalı kavramını şu şekilde tanımlıyor: “Girdiği ortama çabuk uyum sağlayabilen, kişisel gelişime önem veren, kendini motive edebilen, gelişen teknolojiye uyum sağlayabilen ve teknolojiyi takip eden, gerektiğinde inisiyatif alabilen, çözüm odaklı ve iletişimi kuvvetli kişiler olmalıdırlar.

Beyaz Yakalıları, genelde plazalarda masa başlarında çalışanlar olarak adlandırabiliriz. Onları, gelecekte zor bir dönemin beklediğini de söyleyebilirim. Artık sadece plazalarda masa başlarında çalışarak başarılı olmayı beklemesinler. Sahaya daha çok inmeleri gerekeceğini söyleyebilirim.” diyor.

Beyaz yakalıların bu değişimine kurumların nasıl ayak uyduracağı sorusuna ise şu şekilde cevap veriyor: Kurumsal Eğitimlerin bu bağlamdaki rolü yadsınamaz. Kurum çalışanlarına verilen; tamamen kurumların ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda özelleştirilerek tasarlanan ve arzu ettikleri tarihlerde-yerlerde gerçekleştirilen eğitimler. Şirket içi gelişimi destekleyen en önemli unsurdur.

Çalışanlarının kişisel gelişimine önem veren kurumlar çalışan eğitim ihtiyaç analizi yaparak gerekli eğitimleri çalışanlarına özel olarak düzenlemektedirler. Daha az kayıpla kalite yönetimi yapmak, iş kazalarını minimize etmek gibi amaçlarla çalışanlara teknik eğitimler verildiği gibi çalışanlara belirli tutum ve davranışları kazandırmak adına kişisel gelişime yönelik soft eğitimler de tasarlanmaktadır. Böylelikle firma daha etkin bir işgücüne sahip olup karlılığını artırırken çalışanlarının motivasyonunu da sağlayarak çalışanlarını elde tutmuş olacaktır.


İyi CFO, CMO, CHRO, COO, CDO, CIO olabilmek için hangi özelliklere sahip olmak gerekiyor?
İyi CFO, CMO, CHRO, COO, CDO, CIO olabilmek için hangi özelliklere sahip olmak gerekiyor sorusuna ise Business Management Institute Genel Müdürü Hasan Altunkaya şu cevapları veriyor: “Her birinin farklı görevleri var aslında. Bir CFO’nun Finansı, stratejik Yönetimi, Makro Ekonomik göstergeleri, Bütçe Planlama gibi konuları çok iyi bilmesi gerekirken, bir CMO’nun Pazarlamada güncel konulardan, dijital pazarlama stratejilerinden tutun Marka konumlandırma, PR, Uluslararası pazarlama ve Rekabet Stratejileri, Müşteri Analizi, Sadakat-şikâyet Yönetimi gibi konuları çok iyi bilmesi gerekir. Bunların hepsi aslında kendi görev tanımlarının içerisinde yer alan konular.

Hepsinde ortak olarak bulunması gereken en önemli özellik “liderlik” vasfıdır. Liderlik ve etkin yöneticilik ile ilgili eğitimler düzenlenmektedir, bu eğitimler kurumlara özel olarak kurum içi eğitim şeklinde de tasarlanmaktadır. Ayrıca teknolojiyi takip eden, etkin zaman yönetimi yapabilen ve iletişimi kuvvetli kişiler olmalıdırlar.

Bir diğer önemli nokta ise departmanlar arası çatışmayı yok edecek, iletişim etkisini maksimuma çıkaracak olan CXO’ların birbirlerinin dilinden anlayacak bilgi birikimine sahip olması gösterilebilir. Yani CFO sadece finans-muhasebe tarafını değil, pazarlamayı da satışı da bilmeli. Ya da bir CMO da aynı şekilde finans tarafını iyi bilmesi gerekir. Bu şekilde birbirlerinin ihtiyaçlarını, beklentilerini daha iyi anlayarak, şirket performanslarını maksimize edebilmektedirler.” Diyor.

Business Management Institute Genel Müdürü Hasan Altunkaya ‘ya son olarak sorduğumuz İş hayatında başarılı olmak için üniversite eğitimi alıyoruz, hatta master yapıyoruz. Bütün bu eğitimlere ek olarak çalışırken de eğitim almak neden gerekli sorularına ise şu cevapları veriyor:

“Big Data kavramının değeri her geçen gün artmakta. Sürekli değişen ve gelişen bir devirdeyiz; bilgi anlık değişiyor. Dün uyguladığınız bütün teknikler bugün işlevini yitirebiliyor. Veya bugün heyecanla konuştuğunuz yeni bir şey yarın çok bütün önemini kaybedebiliyor.

Artık üniversitede okurken 1. Sınıfta gördüğünüz bir bilgi 2. Sınıfta değişmiş oluyor. Dolayısıyla 10-15 yıl önce bilemediniz 5 yıl önce mezun olmuş bir kişi güncel bilgiyi yakalayamıyor. Üstelik şirketlere bu yeni bilgilerle donanmış yeni kuşaklar giriş yapıyor artık. Onlarla aynı dili konuşmak, onları yönetmek hiç de kolay değil öyle eskisi gibi. Gerek kişiler gerek kurumlar bu yenilikleri anlık takip etmek zorundalar. Bu değişimi günceli en hızlı ve iyi bu sertifika programlarıyla yakalamak mümkündür.

Yeni eğitimler çalıştığımız alanda gelişmeleri takip edebilmek adına uzmanı olduğumuz konuda bize yeni vizyonlar kazandırabilirken, bunun yanı sıra katılımcıları monotonluktan kurtaracak ve farklı bakış açısı kazandıracaktır.” Dedi.

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)