Bu verilerin ne anlama geldiğini ve neler yapılması gerektiğini eğitimci Prof. Dr. Erhan Erkut ve Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ile konuştuk.
Erkut sorunun eğitim sisteminden kaynaklandığını belirterek mutlaka değişmesi gerektiğini ifade ederken, Aydoğan gençlerin bütün bu tabloya rağmen geleceksiz olmadıklarını belirtti.
Erkut “Eğitim sisteminin baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor. Müfredat odaklı eğitim yerine yetkinlik ve beceri odaklı, öğretmen odaklı eğitim yerine öğrenci odaklı eğitime geçilmesi lazım” dedi.

“Öğrencinin, öğretmeni dinleyerek değil, yaparak, konuşarak ve tartışarak öğrenmesi lazım” diyen Erkut şöyle devam etti: “Sınıfta sürekli tartışma ortamının sağlanması gerekli. Öğrencilerin eleştirel düşünmesini sağlayacak şeyler yapılmalı. Deneyim ve bilgi aktarımından vazgeçilmeli. 21. Yüzyıl becerilerini geliştirecek şeyler uygulanmalı. Teknoloji okuryazarlığı ve kodlama öğretilmeli. Çocuklar yaratıcılığa teşvik edilmeli. Erken yaşta bir şeyler yaratabilmenin keyfini almalı öğrenciler. Büyüklerin onlar için doğru olduğunu düşündüğü bilgileri çocuklara öğreterek bir yere gidemediğimiz bütün dünyada kanıtlandı.”
Bakan eğitimden anlamıyor
En kötü eğitim sisteminin bugünkü sistem olduğunu belirten Erkut şöyle konuştu: “Hiçbir zaman öğrenci odaklı ve eleştirel düşünme, tartışma, beceri odaklı bir eğitim sistemimiz olmadı. Hep asker yetiştirmeye, memur yetişmeye, sisteme köle yetiştirmeye çalıştık. Eğitim eskiden ulus devletin inşası için kullanıldı, şimdi de dindar nesil için kullanılıyor. Geçmişte de yanlışlar yapıldı ama bugünkü geçmişe göre çok daha kötü. Milli Eğitim Bakanı’nın eğitimden anladığını da düşünmüyorum. Hepimiz anlamadığını biliyoruz.”
Eğitimi bırakmada Avrupa birincisiyiz
Aydoğan ise 4+4+4 ile gençlerin eğitimden uzaklaştığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de 18-24 yaş arası 9 milyonluk genç nüfusun yüzde 36,4’ü liseye ulaşamadan eğitimi bırakmak zorunda kalıyor. Kız öğrencilerde yüzde 37,6, erkek öğrencilerde yüzde 35 olan eğitimi bırakma oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi oldu.”

Gençlerin bu durumla başa çıkacağını belirten Aydoğan “Tüm rakamlar gençlerin geleceğe dair umutlarını kaybetmeleri yönünde somut gerekçelerin olduğunu fazlasıyla ispatlamaktadır. Bu karanlık tabloya rağmen; özellikle Gezi eylemleri sürecinde her birimizin tanıklık ettiği gibi gençler kendilerine dayatılan geleceksizliğe inat sorgulamaya, üretmeye, yaşamına, geleceğine dair eleştirilerini yüksek sesle haykırmaya devam ediyor. Geleceğini kendi elleriyle örgütlüyor” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA KÖMÜŞ/ Birgün





