adscode

İZMİR DEPREMİ VE HAYALET EVLER

Sayın Çevre Ve Şehircilik Bakanına:

İZMİR DEPREMİ VE HAYALET EVLER
Medyada Köşe Yazarları

Günlerdir İzmir depremi ile yatıp kalkıyoruz…

Acı ve üzüntümüz büyük…

Hayatını kaybedenler, yaralılar…

Daha sonra televizyonda etkililer, yetkililer…

Nedenler, niçinler?

Bir süre sonra, bir sonraki depreme kadar yine her şeyi unutacağız, daha sonra yine bir başka acıya uyanacağız.

Niçin Japonya’da 9 şiddetinde bir depremde kimsenin burnu kanamıyor da, 6 şiddetinde bir depremde günlerce ulusal yas tutuyoruz?

Her zemine, her koşulda bina yapılabilir: Ona göre teknik ve malzeme kullanılması koşulları ile.

Hollanda’da kumlu zemine: 15-20 metre kazıklar çakılarak,

bina kazıklar üzerine oturtulur.

Hiçbir zaman zıpçıktı bir yere bir gökdelen izni çıkmaz…

 

Koskoca mahallede; hasar gören binalar var ama, çökmüş; enkaz yığınına dönmüş 1- 2 bina. Altında da onlarca kişi.

Enkaz yığınlarının üzerinde; canla başla çalışan yüzlerce kişi!

Enkaz yığınına baktığımızda toprak gibi dağılmış bir beton görüyoruz. Deprem hesabı yapılmamış, toprak dam gibi çökmüş bir bina.

Bir enkaz yığını, sorumlularını arıyor!

Sonra 9 müteahhit tutuklanıyor! Sanki, bir yapının kullanıma sunulmasında tek kişi onlarmış gibi!

Bugünlere nasıl gelindi?

20 Milyon Lira’ ya bir fizibilite raporu çıkarılan bir binanın:

“Ben 15 Milyona”, yaparım, diyen birine verilmesini bir başka konuda ele alalım.

 

Yetkililer açıkladılar:

-Çadır kentler kuruldu. (Bu, bu aşamada yapılabilecek tek şey…)

-Mağdur ailelere para yardımı yapılıyor…

-Kızılay, bölgede 5.000 kişilik aş evleri kuruyor…

-En kısa sürede, bir yıl içerisinde yeni binalar yapılıp hak sahiplerine dağıtılacak…

 

Devletin bu bir yıl içerisinde giderleri ne kadar olacak?

Bu insanlar, bu bir yıl içerisinde ne yapacaklar?

Bu çağda tek çözüm bu mu?

Bunların da tartışılması gerekiyor…

Her şeyden önce bu yıkılan binalarda tek sorumlu müteahhitler değildir.

Ama, kimler müteahhitlik yapabilmektedir?

Bu konuda mevzuat nedir?

Önüne gelen, kat karşılığında nasıl inşaat yapabilmektedir?

Bunların da tartışılması gerekmektedir.

 

Her şeyden önce tüm mevzuatın değişmesi gerekir.

Belediyelere, kanun koyuculara düşen görevler vardır.

Her bina için, inşaat bittikten sonra belediyenin İmar müdürlüğünden iskan izni alınır.

Bu yapıyı kullanım iznidir.

Bu yıkılan, çöken binalara iskan izinlerini kimler; nasıl bir denetimden sonra vermiştir?

Bu mevzuat değiştirilmediği sürece aynı olayları yaşayıp duracağız…

Yapının imar planından, iskan iznine kadar, her kurumun; her kesimin sorumluluğu vardır ve bunların da denetlenmeleri gerekmektedir.

Herhangi bir noktadaki aksama, domino etkisi yaratıp yapının çökmesine neden olur:

 

 

 

 

En pahalı bir yapıda deniz kumu kullanın, yapı çöker…

En kaliteli malzemeyi kullanın, beton döküldükten sonra; beton belirli bir teknikle, belirli bir süre sulanmadıkça yapı çöker…

En kaliteli malzemeyi, betonu kullanın; yapının kalıpları betonun suyunu sızdırsın; betonun dayanma gücü sıfıra yaklaşır ve çöker…

Zaman zaman kalıpların yeterli olmamasından dolayı, yapı inşaat aşamasında da çökmektedir… 

 

Yapılması gereken şeyler:

  1. Her yapıya bir kimlik numarası verilecek.
  2. Mevzuat değişikliği yapılarak, yapının her aşaması denetlenecek. Kimler hangi denetimleri, ne zaman yaptı:

Yapının künyesine işlenecek.

  1. İnşaat yapılırken: Betoncu, boyacı, sıvacı, elektrikçi; her kim ise sertifikalı olacak. Eğitimli olacak. Künyeye işlenecek.
  2. İskan izninde aksayan şeyler giderilecek: Denetlemeye kurallar getirilecek. Binanın direnci bu aşamada ölçülecek.
  3. İnşaatlarda hazır beton kullanımı yaygınlaştırılacak.
  4. İmar affı kaldırılacak.
  5. Hiç kimse 1-2 katlı binasının üzerine; yeniden, yeniden katlar çıkamayacak,
  6. Şehir planlamaları yenilenecek, fay hatlarında olan bölgelere bina izni verilmeyecek.
  7. Depreme dayanıklı, yeni tekniklerle bina yapımı teşvik edilecek.
  8. İnşaatların mahalle, semt, bölge bazında inşasına zemin hazırlanacak. İnşaatlar deneyim sahibi büyük firmalarca yapılacak. ( Müteahhitlik yasası değişecek.)  

Bir mahalle veya semt bir projede ele alınacak, görüntü kirliliği ortadan kaldırılacak.

  1. Belediyeler, nüfuslarına göre belirli sayıda denetim elemanlarını istihdam edecekler…

600 Kişiyi işe alan belediye:“Yapı denetimine bir mühendis istihdam edemedik, olanaklarımız sınırlıydı.” , diyebiliyor.

Biz bunları yıllar önce duyduk… 

11.Toki dağlara taşlara bina yapmaktan vaz geçecek!

Bir dağa 20 tane, 15’er katlı, aynı binayı; mantar gibi dikmek, görüntü kirliliğine davetiye çıkartmaktır..   

12.Geleneksel mimari ile modern mimarinin bir orta yolu

bulunacak. Geleneksel mimari göz ardı edilmeyecek!

 

 

 

Neler Yapılabilir:

 

1.Devlet Konut Fonu’na ayrılan paranın %10’u ile bir   

   fon kurup HAYALET KENTLER kurabilir.

   Deprem riski yüksek olan kentlerde, devlet 10-15 bin  

   kişilik yerleşim yerleri kurup hazır bekletecek.

   Herhangi bir ihtiyaç halinde devlet, bir saat içinde

   ihtiyaç sahiplerine anahtar verip taşınmalarını    

   sağlayacak.

   Hiç kimse bir yıl binalarını beklemeyecek.

   Bu yöntem devletimize çok daha ucuza gelecek…

 

Saygılarımla.

 

Mehmet GÜR

5.11.2020, Den Haag 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)