adscode

Japonya'da öğrenciler okula girerken ayakkabılarını çıkarıyor, okulu kendileri temizliyor

Japonya'da öğrenciler için okul ve çevre temizliği günlük rutinlerinin parçası...

Japonya'da öğrenciler okula girerken ayakkabılarını çıkarıyor, okulu kendileri temizliyor
Dünyadan Haberler
Güncelleme : 04-May-21 17:46

Okul çantalarını sıralarının üzerine koyup bekleyen çocuklar, uzun bir günün ardından evlerine gitmek istiyor. Öğretmenleri ertesi günün ders programı hakkında son duyurularını yaparken, sabırla dinliyorlar. Ve sonra, her gün olduğu gibi sıra öğretmenin son sözlerine geliyor:

"Evet çocuklar, bugünün temizlik görev listesi. Birinci ve ikinci sıralar sınıfı temizleyecek. Üçüncü ve dördüncü sıralar merdivenleri ve beşinci sıra tuvaletleri temizleyecek."

Beşinci sıradan birkaç sızlanma sesi geliyor ama çocuklar ayağa kalkıyor, sınıfın arkasındaki dolaptan, papasları, bezleri ve kovaları alıp, tuvaletlere doğru yola koyuluyorlar.

Ülkenin her yanındaki okullarda benzer sahneler yaşanıyor.

Sosyal bilincin bu unsurunu okul müfredatına eklemek, çocukların çevrelerinin farkında olmalarını ve temiz olmasından gurur duymalarını sağlıyor.

Öğrenciler, okula girer girmez ayakkabılarını dolaplara koyup, spor ayakkabılar giyiyor.

Evlerde de, insanlar sokakta giydikleri ayakkabılarını dışarıda bırakıyor.

Evlere gelen tamirciler bile önce ayakkabılarını çıkarıyor, sonra çoraplarıyla eve giriyor.

Çocuklar büyüdükçe, kendilerine ait çevre olarak gördükleri mekanlar da sınıflarının dışına çıkıp, mahalleleri, şehirleri ve ülkeleri oluyor.


Sosyal bilinç örneklerini, günlük hayatta da bol miktarda görmek mümkün.

Örneğin sabah 8 sularında, ofis ve dükkanlarda çalışanlar, işyerlerinin etrafındaki sokakları temizliyor.

Çocuklar, aylık toplum temizliği için gönüllü oluyor ve okullarının yanındaki sokaklardan çöpleri topluyor.

Mahallelerde de düzenli sokak temizlikleri yapılıyor. Temizleyecek çok fazla şey de olmuyor, çünkü insanlar çöplerini zaten evlerine götürmüş oluyor.

Peki, Japonlar nasıl bu kadar temizlik düşkünü oldu?

1600'de ülkeye ayak basan ilk İngiliz olan denizci William Adams'ın da gördüğü gibi, bu kesinlikle yeni bir şey değil.

"Adams, Samuray William" adlı biyografi kitabında Giles Milton, "Asiller çok, çok temizdi" ve İngiltere'nin sokaklarında "sık sık insan dışkısının aktığı günlerde, tertemiz kanalizasyonları vardı ve kokulu odunlarla yakılan buhar banyoları" yapıyorlardı.

Japonlar da Avrupalılar'ın kişisel temizliklerine dikkat etmemeleri karşısında "dehşete düşmüşlerdi."

Bu temizlik düşkünlüğünün nedeni kısmen günlük yaşamdaki kaygılar.

Japonya'nın sıcak ve nemli ikliminde yiyecekler çabuk bozuluyor ve hızla bakteri ve böcekler üremeye başlıyor.

Yani iyi hijyen, sağlığın da iyi olması demek.

Zen Budizminde, temizlik ruhsal bir faaliyet.

Ama daha da derine gidiyor.

Temizlik, Çin ve Kore'de Budizm'in önemli bir parçası.

Aslında, Çin'den Japonya'ya Budizmin Zen versiyonunda, temizlik ve yemek pişirmek, meditasyondan farksız ruhsal egzersizler olarak görülüyor.

Fukuyama'daki Shinshoji Tapınağı'ndan Eriko Kuwagaki, "Zen'de tüm günlük faaliyetler, yemek yemek ve mekanı temizlemek de dahil, Budizm ibadeti fırsatı olarak görülür" diyor ve ekliyor:

"Hem fiziksel hem de ruhsal anlamda pisliği temizlemek, günlük faaliyetlerde önemli bir rol oynuyor."

Steve John Powell ve Angeles Marin Cabello/ BBC Travel


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)