adscode

"Kanun tasarısı çocuklara yönelik cinsel istismar ile mücadeleyi güçlendirici nitelikte değil!"

Çocuk Vakfı’ndan Açıklama: Ceza Kanunu 103. Maddenin TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarı hâli çocuklara yönelik cinsel istismar ile mücadeleyi güçlendirici nitelikte olmaktan uzak

"Kanun tasarısı çocuklara yönelik cinsel istismar ile mücadeleyi güçlendirici nitelikte değil!"
Türkiyeden Haberler
Çocuk Vakfı’ndan Açıklama: Ceza Kanunu 103. Maddenin TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarı hâli çocuklara yönelik cinsel istismar ile mücadeleyi güçlendirici nitelikte olmaktan uzak

 “Çocukların cinsel istismarı ile mücadele” cezaları artırma anlayışı ile sınırlandırılmıştır
 İptal edilen düzenlemeden farklı olarak sadece on iki yaşını doldurmamış çocuklara yönelik istismar hâli için ceza miktarının yükseltilmesi ile yetinilmiştir
 Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerinden de olan iki tarafın çocuk olması hâli üzerinde durulmamış, soruna çözüm getirilmemiştir
 Tasarı, sosyal koruma ve rehabilitasyon boyutundan yoksun bir anlayışla düzenlenmiştir ve “çocuğun öncelikli yüksek yararı”nı göz önüne almamaktadır
 Tasarı yasalaşırsa çocuğun cinsel istismarı konusu acı bir haberle tekrar ülke gündemine geldiğinde maddenin yeniden düzenlenmesi kaçınılmaz olacaktır
 Tasarı, mevcut hâli ile yasalaşır ve Anayasa Mahkemesi iptal gerekçelerine dayalı tutumunu sürdürürse TCK 103. maddeye ilişkin yeni iptal kararları çıkabilir

Başbakanlık tarafından 22 Ekim 2016 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulan, “Ceza Mahkemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” hakkında Çocuk Vakfı tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Başbakanlık tarafından 22.10.2016 tarihinde TBMM Başkanlığı’na “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” sunuldu. Tasarının 13. maddesi ile TCK’nın Anayasa Mahkemesi tarafından kısmen iptal edilen çocukların cinsel istismarı başlıklı Ceza Kanunu’nun 103. maddesi yeniden düzenlemektedir.

Çocukların cinsel istismarı başlıklı Ceza Kanunu 103. maddesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi 2015 ve 2016 yıllarında iki iptal kararı vermişti. Mahkeme, çocuk yaşta evlilik gibi hassas bir konuda yanlış anlaşılmalara yol açabilecek ve cinsel istismarla mücadelede caydırıcı cezaların fazla bulunması gibi gerekçelere yer vermesine rağmen kararları ile 103. maddenin yeniden  yazılmasını talep etmekteydi. Failin çocuk olması, mağdur çocukların yaşına göre faile verilecek cezanın kademeli olarak arttırılması gibi gerekçeler yeniyazılacak 103. maddede göz önüne alınması gereken Anayasa Mahkemesi gerekçeleri olarak öne çıkmaktadır.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Başbakanlık tarafından Meclis’e sunulan madde metni gerekçesinde “Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda ceza belirlenirken bir kademe belirlenmektedir. Mağdurun on iki yaşından küçük olması durumunda verilecek cezanın arttırılması öngörülmektedir” denilmektedir. Bu yapılarak “Suçun farklı yaş gruplarındaki mağdurlara karşı işlenmesinde bir ayrım gözetmeyen mevcut hüküm yeniden düzenlenmektedir” denilmesine rağmen tasarının bu amacı tam karşıladığı söylenemez.

Tasarıda yer verilen madde Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen sadece bir gerekçeyi göz önüne almış, bu yapılırken de tam cevap sağlamayan bir anlayışla meseleye yaklaşılmıştır. Mağdurun yaşına göre ceza kademelendirmesi sadece on iki yaşını tamamlamamış çocuklar ile diğer çocuklar arasında bir ayrım gözetmiştir. Oysa kademelendirme daha geniş bir yelpaze üzerinden yapılabilirdi.

Anayasa Mahkemesi’nin Tasarı’da hiç yer verilmeyen gerekçesi ise failin de çocuk olduğu durumlardır. Çözümü en zor meselelerden biri olan cinsel davranışı gerçekleştiren iki tarafın da çocuk olması hâli üzerine eğilmek gerekirken bu konu görmezden gelinmiş ve eskiden olduğu gibi çözümsüzlüğe terkedilmiştir.

Tasarı mevcut cezaları koruyup on iki yaşını doldurmamış çocuklara yönelik istismar hâli için ise arttırarak bundan önceki yıllarda olduğu gibi ceza miktarlarının yükseltilmesi ile yetinmekte ve çocukların cinsel istismarı ile mücadeleyi bu sınırlı bakış açısı ile ele almaya devam etmektedir. Çocukların cinsel istismarı konusunda olması gereken bütüncül yaklaşım doğrultusunda disiplinler arası yaklaşımı ve sosyal koruma boyutunu göz ardı eden bu anlayış devam ettiği müddetçe sorunun çözümü ertelenmektedir. Mevcut yasama çalışmasından kısa bir süre sonra konu acı bir haber ile yeniden ülke gündemine gelecek ve maddenin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı kaçınılmaz olacaktır. Tasarı mevcut hâli ile yasalaşırsa ve Anayasa Mahkemesi mevcut düzenlemeye sebep iptal kararlarındaki duruşunu devam ettirirse önüne gelecek muhtemel iptal taleplerinde yeniden iptal kararları vermesi de kaçınılmaz olacaktır.”

Çocuğun Cinsel istismarı suçu konusunda Çocuk Vakfı’nın 14 Ekim 2016 tarihinde açıkladığı Çocuğun Cinsel İstismarı -Ceza Kanunu Maddesi- Raporu’na www.cocukvakfi.org.tr (Raporlar Bölümü) adresinden erişilebilir.

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)