adscode

Kendi hikayesini yazan gençlerin başarısı kısa filmle ölümsüzleştirildi

Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Bütün Ümidim Gençliktedir' sözünden hareketle, Türkiye’nin geleceğini yazan gençlere ses veren Maltepe Üniversitesi, başarılarıyla adından söz ettiren gençlerin umut veren hikâyelerini ekrana taşıdı.

Kendi hikayesini yazan gençlerin başarısı kısa filmle ölümsüzleştirildi
Türkiyeden Haberler
Güncelleme : 19-May-21 14:35

Türkiye’nin gençlerini temsilen seçilen üç isim, "Hayallerimizin peşinden gidiyoruz. Bize güvenin, gelecek için çok çalışıyoruz. Biz inanıyoruz, siz de bize inanın" mesajını verdi.

Maltepe Üniversitesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda Türkiye’nin aydınlık gençlerini buldu, hikâyelerini ekranlara taşıdı. Kendi hikâyelerini yazarak ülke ve dünya çapında büyük başarılara imza atan Nazlı Savranbaşı, Ece Nisanoğlu, Elif Eroğlu bilim, sanat ve spor alanında Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil ediyor, ay yıldızlı Türk bayrağını kürsüye çıkarıyor, üstün başarılarıyla adlarından söz ettiriyor. İzmir, Antalya ve İstanbul’da gerçekleştirilen ve “Kendi Hikâyeni Yaz” sloganıyla hayata geçirilen kısa filmlerde, bu yıl Tokyo Olimpiyatları’nda Türkiye'yi temsil edecek, 17 yaşındaki Artistik Cimnastikçi Milli Sporcu Nazlı Savranbaşı, akıllı şehir ve afet iletişim sensörü projeleriyle Dünya Robotik Olimpiyatları’na katılan 15 yaşındaki genç bilim insanı Ece Nisanoğlu, Polonya’dan Almanya’ya sayısız uluslararası müzik yarışmasında birincilikleri olan 14 yaşındaki keman sanatçısı Elif Eroğlu’nun hikâyeleri konu edildi.

“19 MAYIS RUHUNA SELAM GÖNDERİYORUZ”

Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, Samsun'da yakılan meşaleyi aynı kararlılık ve gururla taşıyan Türk gençlerinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilerlemesi, gelişmesi ve büyümesinin en büyük güvencesi olduğunu belirtti. “Özgürlüğümüzün, egemenliğimizin ve Cumhuriyetimizin teminatı Türk Gençliği’dir” diyen Prof. Karasar, şöyle konuştu:

“Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildikten sonra Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri yapılmakta olan Cimnastik Şenlikleri de aynı güne alınmış. Böylece 19 Mayıs sporla bütünleştirilmiş, şenliklerde cimnastik gösterileri geleneksel olarak devam etmiş. Biz de bu yıl başarılarıyla gurur duyduğumuz milli cimnastikçimiz Nazlı Savranbaşı’nın filmiyle 19 Mayıs’a ve geleneksel cimnastik gösterilerine selam gönderiyoruz. Nazlı gibi, kemanıyla büyüleyen genç sanatçımız Elif Eroğlu da; insanlık için buluşlarıyla, icatlarıyla faydalı olmaya çalışan Ece Nisanoğlu da, Türkiye’nin gençlerini, aydınlık geleceğimizi temsil ediyor. 19 Mayıs kısa filmlerimiz vesilesiyle belirtmek isteriz ki; biz gençlerimize güveniyoruz, onlar da yollarında emin adımlarla yürüyorlar.”

 

KISA FİLMLERE KONU OLAN GENÇLERİN HİKÂYELERİ

Nazlı Savranbaşı (Artistik Cimnastikçi, Milli Sporcu, İzmir) 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın da simgesi cimnastik sporunun parlayan yıldızı 17 yaşındaki Savranbaşı, bu yıl Türkiye’yi Tokyo Olimpiyatları’nda temsil edecek. Türkiye’nin en genç olimpiyat sporcusu olan Savranbaşı, cimnastikle 4 yaşında tanıştı. Haftanın altı günü, günde altı saat idman yapan Savranbaşı, 7 yaşından beri yarışmalara katılıyor, 70’i aşkın madalya ve kupası var. İlk kez 10 yaşında Türk milli formasını taşıdığı ve Bulgaristan’da ikincilik kürsüsüne çıktığı günden bu yana başarılarıyla gurur kaynağı olan Savranbaşı, sırrını söyle anlatıyor:

“Çok sakatlanıyoruz düşüyoruz… İlk elim açıldığında, kanadığında korkudan ağlamıştım. Bunların hepsi bir emek, gözyaşı... Ayağım ağrıyorken kollarımı güçlendirdim, hep bir açığımı kapatmaya çalıştım; asla boş durmadım, hep çalıştım. Olimpiyat vizesi almam rüyalarımın, hayallerimin gerçekleştiği bir andı. Çok sıkı bir şekilde hazırlanıyoruz, ülkemi temsil edebilecek olmak bu yaşımda, benim için çok gurur verici bir duygu. Belki o zamana kadar çok ağlayacağım, çok emek vereceğim ama asla pes etmeyeceğim. O gün ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğim. Biz gençler çok çalışıyoruz. Ben de cimnastikçi olarak yılmadım, çalıştım, umut ettim, inandım ve başardım. Siz de bize inanın, inandıktan sonra her şey oluyor.”

Elif Eroğlu (Keman Sanatçısı, Antalya): 8. sınıf öğrencisi, 14 yaşındaki Eroğlu, kemanla 6-7 yaşlarında tesadüfen tanıştı. Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuarı Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı Keman Bölümü yarı zamanlı öğrencisi. Enstrümanıyla genç yaşında uluslararası yarışmalarda birçok ödül kazanan, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sahneye çıkan ve önemli keman sanatçılarının masterclass programlarına katılan Eroğlu’nun ABD, Almanya, Bulgaristan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kazakistan, Polonya, Sırbistan ve Ukrayna’da katıldığı uluslararası yarışmalarda sayısız birinciliği bulunuyor. Günde en az beş-altı saat keman çalarak dünyaca ünlü bir keman sanatçısı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Eroğlu ise şu ifadeleri kullandı:

“Keman, ben ve sahne… Aslında ben de bir tür şarkı söylüyorum ama parmaklarımla… Sahnede olmak gerçekten çok olağanüstü harika bir duygu. İsmimi ve ülkemi anons ettiklerinde çok heyecanlanıyorum. Keman sanatçısı olmak istiyorum ve her müzisyen gibi enstrümanımda en iyi olmak istiyorum. Bunun için de çok çalışıyorum, çalışmaya devam edeceğim. Benim yolum belli, sanatta devam edeceğim. İleride dünyayı daha iyi bir hale getirmek, daha fazla insanı müziğe teşvik etmek; barış, huzur ve sevgi dolu bir dünya yaratmak için elimden geleni yapacağım. Bunu kemanımla yapacağım.”

Ece Nisanoğlu (Genç Bilim İnsanı, İstanbul): 9. sınıf öğrencisi, 15 yaşındaki Nisanoğlu, robotik ve kodlama ile ilgileniyor. 11 yaşına kadar bilgisayar kullanmayı dahi bilmeyen ancak kodlarla tanıştığı anda hayatı değişen Nisanoğlu, kod bloklarıyla neler yapabileceğini öğrendikçe, kendi sınırlarını da zorlamaya başladı. Sensörlü robotlar yapan ve “First Lego League” yarışmalarına katılan Nisanoğlu, yıllardır kodlama ve robotik çalışmalarında yer alıyor, projeler üretiyor. Dünya Robot Olimpiyatları’na “Akıllı Şehirler” projesiyle seçilen Nisanoğlu, proje kapsamında akıllı dur levhaları, güneş panelleri, akıllı trafik ışıkları, geçiş sistemleri üreten ekibiyle birlikte daha sonra doğal afetlerde insanların birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayacak bir telekomünikasyon sistemi de geliştirdi. Bu projeyle şampiyon olan ve ulusal yarışmaya girmeye hak kazanan Nisanoğlu, halen okulun robotik takımının kaptanı olarak proje üretmeye devam ediyor. MEB’in düzenlediği Robotik Yarışması’nın Mini Sumo ayağına katılmak için bir robot daha üreten Nisanoğlu, şu şekilde konuştu:

“Kodlama yapmak, bir şeyi yoktan var etmişim gibi hissettiriyor. İnsanlığın kaderini değiştirecek bir buluş yapmak istiyorum. Yazılım mühendisi olmak istiyorum büyüdüğümde. İnsanların hayatına bu şekilde dokunabileceğimi düşünüyorum. Biz gençler dünyayı geliştirmeye ve değiştirmeye geliyoruz. Günümüzün olaylarına ve sorunlarına karşı çok duyarlıyız, meraklıyız, öğrenmeye açığız, hevesliyiz, çok hırslıyız. Ben bilimi seviyorum ve onun peşinden gideceğim. Biz dünyayı çok iyi bir yer haline getireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın.”

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)