adscode

LGS sonuçlarını ‘ölüm kalım’ meselesine dönüştürmeyin

LGS sonuçları öncesi ebeveynleri uyaran Doç. Dr. Özgür Bolat, sınavı bir "ölüm kalım meselesi" yapmanın çocukta değersizlik inancı yarattığına dikkat çekti.

LGS sonuçlarını ‘ölüm kalım’ meselesine dönüştürmeyin
LGS

 

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları, 10 Temmuz Cuma günü açıklanacak. Sonuçlar öncesinde hem öğrenciler hem de veliler büyük heyecan yaşarken Eğitim Bilimci, Akademisyen ve Yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, sınav sonuçlarının öğrencinin hayatını belirlemediğini vurgulayarak ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Sınavın birçok ebeveyn tarafından "ölüm kalım meselesi" olarak görüldüğünü belirten Bolat, bunun çocuklarda yalnızca sınav kaygısı ve motivasyon kaybına değil, "değersizlik inancı"na da yol açtığını söyledi.

‘Çocuğun değerini sınava indirgiyoruz’

Çocukların zamanla "Başarılı olursam sevilirim, başarısız olursam değerimi kaybederim" mesajını aldığını ifade eden Bolat, "Çocukları rakamlara indiriyoruz. Bir çocuğun değerini bir puana ya da tek bir sınava sığdırıyoruz. En büyük hata da tam da burada başlıyor" dedi.

Gerçek gelişimin sınav başarısından ibaret olmadığını kaydeden Bolat, "Duygusal olarak olgunlaşmak, güçlü ilişkiler kurmak, ahlaki değerler geliştirmek, zihnin özgürleşmesi ve o zihni taşıyan bedenin de sağlıklı gelişmesi gerekir. Çocuk sadece tek yönlü gelişiyor, bütünsel gelişemiyor; üstelik bunun üzerine bir de değersizlik inancı ekleniyor. Sonuçta başarılı olsa bile mutsuz ve anlamsız bir hayat sürebiliyor" diye konuştu.

Bu 3 soruyu sorun

Ebeveynlerin çocuklarının yalnızca okulunu değil, yaşamını tasarlamasına yardımcı olması gerektiğini belirterek kendilerine üç soru sormalarını öneren Bolat, bu soruları şöyle sıraladı:

1- “Çocuğumun doğal yeteneği ve potansiyeli ne?”

2- “Bu potansiyeli okul içinde ve okul dışında nasıl geliştirebilirim?”

3- “Çocuğum bu potansiyeliyle topluma nasıl katkı sağlayabilir?”

‘Okulu değil hayatı tasarlayın’

Birçok ebeveynin çocuğunun hayatından çok okulunu tasarladığını aktaran Bolat, “Oysa okul, yaşam tasarımının yalnızca bir parçasıdır; hayatın kendisi değildir. Kendi potansiyelini keşfetmemiş, yaptığı işi severek yapmayan bir insanın en prestijli okullardan mezun olması, tek başına mutlu ve anlamlı bir yaşam kurmasına yetmez. Gerçek başarı, iyi bir okul kazanmak değil, kendin olarak yaşayabileceğin bir hayat kurmaktır" ifadelerini kullandı.

'Çocuğu utandırmayın, kıyaslamayın'

LGS sonuçlarının beklentinin altında gelmesi durumunda ailelerin ilk olarak çocuklarını utandırmaması gerektiğini belirten Bolat, "Geçen gün hepimizin izlediği videoda anne, kızına 'Beş yanlış yaptın' diyerek aşağılıyordu. İşte ilk yapılmaması gereken tam da bu" diye konuştu.

Bolat, ailelerin çocuğu suçlamaması, kıyaslamaması, "Üzülme" diyerek duygularını bastırmaması ve yaşanan durumu küçümsememesi gerektiğini söyledi.

En kritik noktanın ise çocuğu teselli etmeye çalışmamak olduğunu belirten Bolat, "Teselli etmek, duygunun üzerini örter ve bastırır. Çocuk ona acıdığımızı bile düşünebilir" dedi.

Bunun yerine ebeveynlerin kendi duygularını samimi şekilde ifade ederek çocuğun duygularını paylaşmasına alan açması gerektiğini belirten Bolat, "Evet, çok emek verdin. Üzgünsün. Biz de üzüldük" yaklaşımını önerdi.

‘Potansiyelini birlikte keşfedin’

Çocukların çoğu zaman "İstediğim okula gidemeyeceğim", "Sizi hayal kırıklığına uğrattım" ya da "Artık başarılı olamayacağım" gibi düşünceler taşıdığını söyleyen Bolat, bu noktada konuşmanın okuldan hayata taşınması gerektiğini ifade etti.

Ebeveynlerin çocuklarına "Hayatında nasıl bir insan olmak istiyorsun?", "Nasıl bir yaşam sürmek istiyorsun?", "İnsanların hayatına nasıl dokunmak istiyorsun?" gibi sorular yöneltmesini öneren Bolat, ardından da "Hangi okul gelirse gelsin, bu hayata giden yolu birlikte nasıl kuracağımızı konuşalım" denilmesi gerektiğini kaydetti.

Bazı çocukların bu sorulara "Bilmiyorum" yanıtını vereceğini belirten Bolat, ebeveynliğin en önemli görevlerinden birinin de çocuğun güçlü yönlerini, ilgi alanlarını, değerlerini ve potansiyelini birlikte keşfetmek olduğunu ifade etti.

‘Başarıyı baskı aracına dönüştürmeyin’

Bolat, sınav sonucunun beklentinin üzerinde gelmesi durumunda ise "Hayret, bunu nasıl yaptın?", "Sorular çok kolaydı herhalde", "Diğerleri kaç yaptı?", "Bak arkadaşını geçmişsin" gibi ifadelerden kaçınılması gerektiğine de dikkat çekti.

"Başarıyı da karşılaştırma ve baskı aracına dönüştürmek, çocuğun değerini yine sınav sonucuna bağlar" diyen Bolat, kutlanması gerekenin yalnızca sonuç değil; emek, öğrenme ve gelişim olduğunu sözlerine ekledi.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)
runtobet runtobet giriş runtobet güncel runtobet runtobet güncel runtobet giriş tophillbet tophillbet güncel giriş tophillbet mobil güncel tophillbet tophillbet giriş tophillbet güncel myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş myhitbet myhitbet güncel myhitbet giriş yesmorebet yesmorebet güncel yesmorebet giriş