“Eğitim Ajansı Soruyor, Rektörler Yanıtlıyor” serimizin konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Hasan Mandal. Adayların en çok merak ettiği soruları yönelttik. İşte cevaplar:

Öğrenciler neden sizi seçsin? Diğer üniversitelerden farkınız ne?
Bugünün üniversite anlayışı, artık yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı değil. Çağımız; bilgiyi üretmeyi, dönüştürmeyi ve bu bilgiyle dünyada somut etki yaratabilmeyi önceliklendiriyor. İstanbul Teknik Üniversitesi olarak biz, tam da bu anlayışla hareket ediyoruz.
İTÜ, sorumluluk ve etki odaklı bir araştırma üniversitesi olarak; öğrencilere sadece nitelikli bir eğitim değil, aynı zamanda çözüm üreten bir düşünme biçimi kazandırıyor. 250 yılı aşan köklü birikimimizi, disiplinlerarası çalışma anlayışıyla ve uluslararası iş birlikleriyle birleştirerek öğrencilere geniş ufuklar açıyoruz.
Öğrencilerimiz, alanlarında öncü akademisyenlerle birlikte çalışıyor; daha mezun olmadan küresel ölçekte ses getiren projelerin ve teknoloji geliştiren ekiplerin bir parçası oluyor. Bunun yanında, İTÜ’nün 200’ü aşkın kulübü, öğrenci topluluğu, teknoloji ve proje takımları sadece sosyalleşmek için değil, birlikte üretmeyi öğrenmek, liderlik becerileri kazanmak ve farklı disiplinlerden insanlarla iş birliği yapmak için büyük bir fırsat sunuyor.
İTÜ'de akran öğrenmesi, eğitimin doğal bir parçasıdır. Birlikte çalışan, birlikte düşünen ve birlikte başaran öğrencilerden oluşan bu dinamik yapı, hem akademik hem de kişisel gelişim açısından eşsiz bir zemin hazırlar.
Bu yüzden İTÜ’ye adım atan her öğrencinin, sadece bir üniversiteye değil; dünyayı dönüştürme potansiyeline sahip güçlü bir bilim ve etki ekosistemine katıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Öğrencilere burs, barınma desteğiniz var mı?
İstanbul Teknik Üniversitesi olarak yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencinin çok yönlü gelişimini desteklemeyi önemsiyoruz.
YKS’de ilk 1000’e giren öğrencilerimiz için barınma, yemek ve nakit desteklerini kapsayan özel burs programlarımız bulunuyor. Bu burslar, öğrencilerimizin üniversiteye güçlü bir başlangıç yapmalarına katkı sağlıyor. Bununla birlikte, ilk tercih bursu, lisanslı sporcu bursu gibi farklı başarı ve ilgi alanlarına hitap eden burs imkanlarımız da mevcut.
Ancak burslarımız sadece ilk 1000 öğrencimizle sınırlı değil. Bugün İTÜ’de yaklaşık 25 bin lisans öğrencimizin yaklaşık yarısı üniversitemizden farklı kategorilerde burs desteği alıyor. Bu sayı, hem burs kapasitemizin büyüklüğünü, hem de öğrenciye verdiğimiz değerin somut bir göstergesidir.
Barınma olanakları konusunda da güçlü bir yapıya sahibiz. Yaklaşık 6000 kişilik yurt kapasitemiz ile öğrencilerimizi ihtiyaç esaslı bir değerlendirme sonucunda yurtlara yerleştiriyoruz. Özellikle şehir dışından gelen öğrencilerimizin konforlu ve güvenli bir şekilde kampüs yaşamına adapte olmalarını önemsiyoruz.
Bunlara ek olarak, girişimcilik ekosistemimizin bir parçası olarak, İTÜ Teknopark’ta şirket kurma önceliği gibi fırsatlar da öğrencilerimize sunuluyor.
Çünkü biz bursu yalnızca bir destek olarak değil; öğrencinin potansiyeline yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.

Kampüs hayatı ne kadar canlı?
İTÜ kampüsleri yalnızca derslerin işlendiği alanlar değil; öğrencilerimizin kendilerini keşfettikleri, geliştirdikleri ve yaşamın her yönüyle iç içe oldukları canlı birer ekosistemdir. Ayazağa’dan Maçka’ya, Taşkışla’dan Tuzla’ya kadar tüm kampüslerimiz, farklı ilgi alanlarına sahip öğrencilerin kendilerini ifade edebileceği çok boyutlu bir yaşam alanı sunar.
200’Ü aşkın öğrenci kulübümüz, teknoloji ve proje takımlarımız yıl boyunca düzenlenen kültür–sanat etkinlikleri, konserler, tiyatro gösterileri, festivaller ve ulusal–uluslararası teknoloji yarışmaları ile İTÜ’de hayat hiç durmaz. Kampüslerimizde yalnızca mühendislik değil; sanat, kültür ve müzik de hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.
Biz öğrencilerimizin yalnızca akademik olarak değil; sosyal, kültürel ve duygusal olarak da güçlü bireyler olarak hayata hazırlanmalarını önemsiyoruz. Çünkü İTÜ’de üniversite hayatı yalnızca bir eğitim süreci değil; aynı zamanda kişisel gelişimin, özgüvenin ve topluma katkı bilincinin şekillendiği çok yönlü bir yolculuktur.

Kendinize “öğrenci dostu” üniversite diyebilir misiniz?
Kesinlikle diyebilirim, ama bunu bir etiket olarak değil, bir ilke olarak söylüyorum. Öğrenci dostu olmak bizim için yalnızca kolaylık sağlamak değil, aynı zamanda öğrencinin sesini duymak, karar süreçlerine katmak ve ihtiyaçlarını önceliklendirmektir.
İTÜ’de öğrenciler yalnızca dinlenen değil, sürece aktif biçimde dahil edilen paydaşlardır. Yönetim olarak birçok konuda öğrenci temsilcilerimizle birlikte hareket ediyor; onları üniversitenin sadece akademik değil, yönetsel süreçlerinde de söz sahibi bireyler olarak görüyoruz.
Düzenli geri bildirim mekanizmaları, öğrenci temsilcilikleri ve açık iletişim kanalları ile öğrencilerimizin fikirlerine değer veriyor; her yeni kararı bu katkılarla daha güçlü ve kapsayıcı hâle getiriyoruz. Çünkü bizce öğrenci dostu olmak, yalnızca koşullar sunmak değil; birlikte şekillenen bir üniversite kültürü inşa etmektir.

Kaç farklı ülkeden öğrenciniz var?
Şu anda İTÜ'de dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilerimizle çok kültürlü bir öğrenme ortamı inşa ediyoruz. Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar, toplamda 90’ı aşkın ülkeden uluslararası öğrencimiz var. Bu çeşitlilik, öğrencilerimizin yalnızca akademik değil, kültürel olarak da zenginleşmesini sağlıyor. İTÜ, küresel ölçekte düşünen ve etki yaratan bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bir üniversitedir.

Mezunlarınızın başarı durumu nasıl?
İstanbul Teknik Üniversitesi, bugün yalnızca öğrencileriyle değil; yaklaşık 200 bin mezunu ile büyük bir ekosistemdir. Mezunlarımız; teknoloji devlerinden kamu kurumlarına, uluslararası akademiden küresel girişimcilik sahnesine kadar dünyanın dört bir yanında etkili roller üstlenmektedir. Aralarında Forbes listelerine giren girişimciler, prestijli üniversitelerde akademisyenler, mühendislik alanında küresel etki yaratan uzmanlar bulunuyor.Ancak bu başarılar yalnızca bireysel yetkinliklerle açıklanamaz. İTÜ’nün sunduğu disiplinlerarası altyapı, araştırma temelli eğitim modeli ve öğrenme ortamı, mezunlarımızın dünyaya daha donanımlı ve vizyoner bir şekilde adım atmalarını sağlıyor.Biz mezunlarımızla gurur duyuyoruz çünkü onların başarı hikâyeleri, İTÜ’nün yalnızca bugününü değil; geleceği de şekillendirme iddiasının bir göstergesi. Ve bu güçlü mezun ağı, her yeni öğrencimize ilham ve destek olmaya devam ediyor.
Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Son olarak şunu özellikle vurgulamak isterim:
İTÜ’ye adım atan her öğrenci yalnızca bir bölüm kazanmaz; aynı zamanda dünyanın değişen ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi amaçlayan bir bilim ve öğrenme ekosistemine katılır.Biz, güçlü akademik kadromuz, laboratuvar ve teknoloji altyapımız, araştırma temelli yaklaşımımız ve en önemlisi öğrenciden öğrenciye aktarılan bilgi kültürümüzle fark yaratıyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca hocalarından değil, birbirlerinden de öğreniyor; birlikte gelişiyor, birlikte üretiyor.İstanbul Teknik Üniversitesi, nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin yanı sıra, topluma ve dünyaya katkı sunan bir vizyonla hareket eden bir kurumdur. Tüm aday öğrencilerimizi, bu vizyonun bir parçası olmaya davet ediyorum.
“Eğitim Ajansı Soruyor, Rektörler Yanıtlıyor”
Bizi sosyal medyada takip ediyor musunuz?





