adscode

Sınavlar sadece bilgi ölçmek için mi?

MEB ve ÖSYM’nin yaptığı sınavlara milyonlarca aday giriyor. Peki, bu sınavlar bir bilgi ölçme sınavı mı yoksa çok daha farklı yetenekleri de ölçüyor mu?

Sınavlar sadece bilgi ölçmek için mi?
Milliyet Diyalog

Yani çalışkan ve bilgili olmak, sınavları kazanmak; gelecekte başarılı ve mutlu olmak için yeterli mi?..

Her şeyden önce şunu söyleyelim. LGS, YKS, KPSS ve benzeri sınavların hiçbiri tek başına bir bilgi ölçme sınavı değil, sıralama sınavı.

Tek görevi var, o da adayları sıralamak. Bunu yaparken de adayların bilgilerinin yanı sıra şu özelliklerine de bakıyor:

 

- Muhakeme gücü var mı, yani verilen bilgiyi doğru algılıyor ve doğru kullanabiliyor mu?

- Okuduğunu bir defada anlıyor mu?

- Zamanını doğru kullanabiliyor mu?

- Dikkatli mi?

- Dış etkenlerin etkisi altında kalıyor mu?

- Çeldiricilerin tuzağına düşüyor mu?

- Stres ve baskıya dayanıklı mı?

- Tuvalete gitmeden sınavını tamamlayabiliyor mu?..

- Kopya çekmeme ve kopya almama disiplini var mı?

- Doğru tercihlerde bulunabiliyor mu?..

Yukarıdaki maddelere daha onlarcasını ekleyebiliriz. Örneğin, zaman disiplini var mı? Yani sınava zamanında gelebiliyor mu? Bu bile çok önemli. Çünkü zamanında sınava gelmeyenin bir yılı yanıyor ve bu keyif olsun diye değil, adayın sınavı ne kadar ciddiye aldığının bir göstergesi olarak görülüyor ve değerlendiriliyor.

İşte bu yüzden, sınavlara hazırlanırken sadece derslere yoğunlaşmak hataların en büyüğü olur.

Okuduğunuzu bir defada anlayıp, yorumlayıp, doğru cevabı bulamıyorsanız, yandınız demektir. Çünkü, aynı soruyu ikinci kez okuduğunuzda, bir sonraki sorunun zamanından çalmış olursunuz ve sınav süresi bittiğinde hâlâ hiç okumadığınız çok soru kalabilir!..

Peki, ne yapmak gerekir?

Önümüzde hâlâ süre var. Bu süreçte, yukarıdaki maddeler çerçevesinde disipline olmakta yarar var. Yoksa, kendinizi tam bir maceranın göbeğinde bulabilirsiniz!..

Stres iyi mi, kötü mü?

Bazı yaş gurupları var ki başlarına gelmedik kalmadı.

Bu yıl sınava girecek adaylardan birçoğu da o durumda.

Öyle büyük maceralar yaşadılar ki korona da tuzu biberi oldu. Bu yüzden aileleriyle birlikte çok yönlü bir baskı altındalar. Heyecan ve stres dorukta!

Peki bu durum bir felaket habercisi mi?

ÖSYM’nin kurucusu rahmetli Prof. Dr. Altan Günalp ile her üniversite sınavı öncesi röportaj yapar ve hep aynı soruyu sorardık:

Heyecan ve stres adaylar için zararlı mı?

O da hep aynı cevabı verirdi:

“Heyecan ve stresin fazlası gibi azı da zararlı. Adayın hiç heyecanı yoksa asıl o zaman panik olmalıyız...”

Bu nedenle, orta ölçekli bir heyecan ve stres zararlı değil, tam aksine motivasyon için gerekli.

Heyecan ve stres, yüksek ateş modunda değilse tedirgin olmanıza hiç gerek yok. Sınav yaklaştıkça azalacaktır!

 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)