adscode
adscode
adscode
adscode

'Tabletler Oyuncaktan Öteye Geçmedi'

Öğrencilerine verdikleri eğitimin yanında onların özel yeteneklerini de geliştirmeyi hedefleyen Fatih Kolejleri, yabancı dil eğitiminde fark yaratmayı hedefliyor.

'Tabletler Oyuncaktan Öteye Geçmedi'
Röportaj

RÖPORTAJ- BİLLUR OCAK
                    ARZU KALAYLI



Fatih Koleji Genel Müdürü Kemal Pehlivan, özel okulculuk sektöründe geldikleri noktayı,eğitime yaklaşımlarını, değerlerini ve fark yaratan ayrıcalıklarını anlattı.

-Fatih Koleji’nin eğitime yaklaşımı nedir?
 Diğer özel okullardan farklı olarak ne tür eğitim programları uygulanıyor?
 

*15 saat yoğunlaştırılmış İngilizce
 
Fatih Koleji’nde eğitim okul öncesi 4 yaşta başlıyor ve lise 12. sınıfa kadar devam ediyor.Okul öncesinde 4 yaşta okulumuza gelen öğrenciler için üzerinde durduğumuz konu iyi bir ikinci dil edinmeleri. Küçük yaşta iyi bir yabancı dil edinmelerine yönelik yoğun bir yabancı dil eğitim programımız var. Haftada 15 saat yabancı öğretmenle beraber günlük hayatın içerinde oyunla dil edinimi çalışmaları yapıyorlar.Ortaokulda 5. ve 6. sınıflarda yoğunlaştırılmış İngilizce programı veriyoruz. 5. sınıflarda 15 saat, 6. sınıflarda haftada 11 saat. Burada da kısmi bir hazırlık uygulaması yapıyoruz.
 
 *Yabancı öğretmenlerle birebir ders
 
Öğrencilerimiz yabancı öğretmenlerle face to face dediğimiz birebir ders yapıyorlar. O haftanın konusu neyse yabancı öğretmenimiz belli saatlerde öğrencilerle bire konuşma gerçekleştiriyorlar.
 
-İkinci dil kazanımı ne zaman başlıyor?
 
5. sınıf itibariyle başlıyor. Birkaç tane pilot uygulama yaptığımız okulumuz var. Oralarda öğrencilerimiz 1. sınıftan itibaren haftada 2 ders saatinde seçtikleri yabancı dili öğreniyorlar.
İspanyolca, Çince Almanca alternatif seçmeli diller.
 
-Ne tür kaynaklar kullanıyorsunuz?
 

‘Akıl sınavı merkeziyiz’
 
Oxford ve Cambridge yayınları kullanılıyor. Bu yayınların geliştirmiş olduğu her sınıf seviyesinde online eğitimler de var. Öğrenci o hafta öğrendikleri konuları online olarak takip edebiliyor.
Cambridge in yapmış olduğu akıl sınavları diye tabir ettiğimiz uluslararası sınavlar var. Biz aynı zamanda bu şube olarak akıl sınavı merkeziyiz. Yine Gebze ve Sakarya’da ki okulumuz da bir merkez. İlkokul ikinci sınıftan itibaren öğrencilerimize bu sınavlara girmelerini hedefliyoruz. Tamamen bizim dışımızda koordine edilen bir sınav. Kendi gözetmenleriyle, kendi hazırladıkları sorularla ve yine onların değerlendirmesinden geçen sınavlar.
 
 
*Proje Tabanlı Eğitim
Yine ortaokulda ve lisede de her öğrencimizin proje hazırlamasını istiyoruz. Proje tabanlı eğitimi benimsiyoruz. Her bir öğrencimizin proje geliştirmesini, öğretmenlerimizin bu konuda öğrencilerimizle birlikte çalışıp onlara rehberlik etmelerini istiyoruz. Fatih Koleji’nde okuyan her öğrenci birkaç proje geliştirir. Bununla ilgili araştırmalar yapar.
Kurumumuzdaki laboratuarlar yeterli gelmezse üniversite laboratuarlarına giderler.
 
-Öğretmen seçiminde belli kriterleriniz var mı?
 
 ‘Öğretmenlerimizi stajyerlikten alıyoruz’
 
Türkiye’de ki en iyi üniversitelerden mezun olmuş, yurt dışı tecrübesi olan, farklı müfredatları incelemiş, farklı ülkelerde çalışmış, oradaki zenginlikleri ve farklılıkları kurumumuza taşımış bir öğretmen kadromuz var.
 
Ara yıllarda çok öğretmen almıyoruz. Biz öğretmenleri stajyerlikten almayı tercih ediyoruz. Birçok öğretmenimiz bizde stajyerlikle başlamıştır. Öğretmenliğinin ilk yılında bizimle başlayan öğretmenlerimiz, 10 -15 yılını geride bıraktığında tamamen kurum kültürüyle yetişmiş, kurumu her şeyiyle kendisinin gören, kuruma ciddi şekilde ait olduğunu hisseden bir kadroyla çalışıyoruz. Bizim birçok özel okuldan farkımız budur.
 
Bir eğitimci olarak en doğru olan da budur. Bir stajyer öğretmenin kadroya alınması onun yetiştirilmesi zordur. Hazır olanın üzerinden bir şeyler yapmak daha kolaydır. Ama 4-5 ya da 10 yıllık tecrübesi olan bir öğretmeni kurumunuza aldığınızda, o öğretmenin 10 yıl içerisindeki farklı edinimleri ve kazanımlarının size uyarlanması ciddi bir süreçtir. Dolayısıyla bu bir kazanç değil bazen de kayıptır. Çünkü uyumsuzluk da olabiliyor. Bizim stajyerlik döneminde alıp, tamamen kendi kurum kültürümüze göre yetiştirdiğimiz, kendi kurum kültürümüzle kendisi yetiştiren öğretmenlerimiz tecrübeli oldukları dönemde kurumumuza çok ciddi bir şekilde değer katıyorlar. İnsan kaynaklarımıza yapılan başvurular değerlendiriliyor. Bu başvurular arasından kendi değerlerimize uygun, eğitim kurumumuzda çalışabileceğimiz, karşılıklı anlaşabileceğimiz, kurumun değerlerini benimseyecek, öğretmen adaylarıyla görüşüp ihtiyaç olan yerlerde istihdam ediliyorlar.
 
‘Sigara ve Alkol kullanan bir öğretmeni tercih etmeyiz’
Öğretmenlerimiz, akademik olarak iyi bir eğitim almış ama iyi de bir model olmak zorunda. Biz dolayısıyla öğretmenlerimizi çocuklarımıza her yönüyle iyi bir model olacağını düşündüğümüz, onları her konuda iyi eğitebilecek eğitmenler olmalarını istiyoruz.
Bir öğretmenin sigara kullanmaması bizim için bir kriterdir. Bizim okullarımızda sigara kullanan, alkol kullanan öğretmen yoktur. Bende bir veliyim benim de çocuklarım Fatih Kolejlerinde okuyorlar. Bir veli olarak çocuğumun öğretmeninin sigara kullanmasını istemem. Bu benim bir veli olarak tercihim. Buraya gelen velilerin de tercihi budur.
 
 *DERS DIŞI FAALİYETLER
 
 -Akıl Oyunları
 
Öğrencilerin düşünce becerilerini, üretkenliklerini, 1. sınıftan itibaren görsel algı dediğimiz derslerle pekiştiriyoruz.
 
Akıl Oyunları, küçük yaşta çocukların zeka kapasitelerinin gelişmesiyle ilgili sunduğumuz bir çalışma. Okul öncesinde başlattığımız bu çalışmayı ilkokulda da yoğun olarak devam ettiriyoruz.
 
Biz çocukların üretebilmelerini, bir şeyler ortaya koyabilmelerini istiyoruz. Her okulda etkinlik sınıflarımız var. Bununla ilgili birçok eğitim materyali yurtdışından getirildi. Öğrenciler haftada en az 4 saat bu laboratuarları tamamen üretkenlikle ilgili, düşünme becerileriyle, akıl oyunlarıyla ilgili ve görsel algıyla ilgili dersleri alıyorlar. Böylece kendilerini hayata daha hazır hale getirdiklerini düşünüyoruz.
 
Burada öğrencilerin boş zamanlarında sadece bilgisayarla telefonla vakit geçirmelerinin dışında farklı şeyler yapabileceklerini göstermek adına öğrencilere yönelik böyle bir etkinlik düzenliyoruz. Bu etkinlikle öğrenciler farklı oyunları tanıma fırsatı buluyor. Öğrenciler serbest etkinlik zamanlarında bu oyunlarla tanışıyor.
 
-Çevre Proje Olimpiyatı
 
20 yıldır devam ettirdiğimiz Çevre Proje olimpiyatımız var. Uluslararası olarak başlayan bir proje, yaklaşık 50-55 ülkeden öğrencilerin gelip kendi projelerini hazırlayıp sundukları sergiler açılıyor. Öğrencilerde çevre bilincinin oluşturulması için böyle bir çalışma yürütüyoruz.
 
 -Sosyal Bilimler Olimpiyatları 
 Malumunuz Türk milleti olarak bizler sayısala önem veriyoruz. Halbuki aslında günümüz dünyasında sosyal bilimler çok daha önem kazanmıştır. Bugün İngiltere dünyaya sosyal bilimler satıyor. Biz de sosyal bilimlerin sayısal bilimlerin yanında önemli bir bilim olduğunu bu konuda takdim gibi sahne sanatları gibi öğrencilerin yapacakları çalışmaları kendilerine sundukları, kendi performanslarını ortaya koydukları etkinliklerle çocuklarımızın sosyal bilimlere ilgisini uyandırmayı, merak uyandırma, onları teşvik etmekle ilgili böyle bir çalışma yürütüyoruz. 
 
 
-İMATO
Türkçe ve Matematiği öğrenciyi sevdirmek açısından İMATO isminde ilköğretim kurumlarına  yönelik ilköğretim Matematik Türkçe olimpiyatı yapıyoruz. Türkiye geneli tüm okullarımızda düzenlenen bir olimpiyat.
 
-Burs olanaklarınız nedir? Hangi öğrenciler burs elde edebiliyor?
 
Öğrenciler bizde 5. sınıf itibariyle burs alabiliyorlar. Burada birinci derece belirleyici olan İMATO. Matematik Türkçe Olimpiyat sınavında öğrenciler başarılı olurlar, kendilerini ispatlar ise 5. sınıftan itibaren bizde burs alabiliyorlar. 5. sınıfta kazandığı burs  ortaokul son sınıfa kadar geçerli oluyor.
Güzel Sanatlarda, sporda başarılı olan öğrencilerimize de burs imkanı sunuyoruz.
 
TEOG'da Türkiye'de belli bir derece elde etmiş öğrenciler de burs olanaklarımızdan faydalanıyor.İlk 100 bin'e kadar öğrencilerimize başarı bursu veriyoruz.
 
Genel olarak Fatih Kolejleri'nde okuyan öğrencilerin yüzde 30'u burslu okuyor. Bu çok iyi bir orandır. Çünkü özel eğitim kurumlarında burslu öğrenci oranı yüzde 3'tür.
 
-Fatih kolejlerinin sınavlarda başarı düzeyi nedir?
 
Hem bireysel hem de kitlesel olarak Fatih Kolejleri'nin sınav başarıları velilerin de bizi tercih etme nedenlerinin başında geliyor.
 
Fatih Koleji 1982 yılında kurulmuş 34 yıllık bir eğitim kurumudur. Bu süre zarfı içinde üniversiteye giriş sınavlarında 10 Türkiye birinciliği çıkaran tek kurumdur. Bunun yanında 11 Türkiye ikinciliği, 12 Türkiye üçüncülüğü çıkarmış.
 
Kitlesel başarıda da bizim tüm liselerimiz Türkiye'de kırılmaz bir rekoru kırmıştır.
 
 -Bu başarısını neye bağlıyorsunuz?

Kesinlikle öğretmenlerimize borçluyuz. En kıymetli sebep buradaki öğretmen arkadaşlarımızın başarıları, fedakarlıkları, öğrencilerine karşı ilgi ve alakaları…
 
-Eğitim Teknolojileri kullanma noktasında kendinizi nerede görüyorsunuz?
Fatih Projesi’nin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?


'Çocuklara Verilen Tabletler Sadece Oyuncak Oldu'
 
Fatih Projesi kapsamında çocuklara verilen tabletlerden dolayı ben eğitim ve öğretime şöyle bir katma değer sağladım diyebilecek bir eğitimci var mı ben merak ediyorum. Ama ben çevremden o tabletlerin bir oyuncağın ötesine geçmediğini, çocukların motivasyonunu olumsuz etkilediğini ve çocukların maalesef akademik olarak derslerinde geriye gittiğini görüyorum.Çünkü kaynak oluşturulmadı, kitaplar dijitale dökülmedi bunların hiçbirisi olmadan  çocukların eline verilmiş olan tabletler sadece oyuncak oldu. 
 
Biz de Fatih Koleji olarak bu konuda içerik oluşturma, öğrencilerimize ihtiyaç duyacakları kaynakları oluşturma noktasında eğitim müfredatları çerçevesince geliştirilmiş, hem kendi bünyemizde yazılım ekibimizin geliştirdiği hem de dışarıdan ortaklaşa çalıştığımız Tekno Fem isminde bir kurumla tamamen dijital içerik geliştirme, ve bunu öğrencilerin kendi evlerinde istediği vakitlerde kullanabilecekleri kaynaklar sunuyoruz. 
 
Eğitim kurumlarında kesinlikle teknoloji olmalı ama bunun kontrollü ve ihtiyaç olduğu kadar olması gerektiğini düşünüyorum.
 
-Dijital sınavlarda başarıyı yakalayabilecek miyiz?
 
Bugün E-YDS gibi dijital alanda yapılan sınavlarda belirli bir başarı elde edilebilir. Çünkü yetişkinler için bu konu daha kolay. Daha rahat adapte olabiliyorlar. E- Deneme tecrübesi olmayan öğrenciyi öyle bir sınava almak kesinlikle öğrencinin gerçek başarısını yansıtmayacaktır. O yönüyle bu uygulamanın da çok erken olduğunu düşünüyorum. Uygulamada bu yapılamıyor ise  bu tarz sınavların Fatih Projesi'nde olduğu gibi bir sonuç doğuracağını düşünüyorum.
 
-Eğitimde sıkça yapılan bu değişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Veliler sistemdeki değişiklikleri takip edemiyor. Eğitimciler olarak biz de takip etmekte zorlanıyoruz. Ben eğitimde bu kadar değişikliği ne öğretmen camiası, ne de öğrenciler kaldıramaz diyorum. 
 
-Hangi ülkelerin eğitim modellerini örnek almalıyız?
 
 ‘Biz genç neslimizi doğru yönlendiremiyor, planlama yapamıyoruz.’
 
Burada en önemli konu müfredat. Bizde ki sınav maratonundan dolayı öğrencilerimizi haliyle sınavlara odaklanıyor. Bu konuda ülke genelinde yapılan sınavları minimize etmiş, sınavı öğrencilerin 1. derece gündemi olmaktan çıkarmış ülkelerin bu konuda bize örnek olabileceğini düşünüyorum. 
Öğrencilerin bireysel özelliklerine göre, yeteneklerine göre mesela Hollanda da bu çok önem arz ediyor. Öğrencilerin yetenekleri çok erken yaşlarda keşfediliyor. 
 
Herkes üniversite okuyacak diye bir şey yok. Bu ülkede mühendislik yapacak insana ihtiyaç olduğu kadar çıraklık yapacak insana da ihtiyaç var. Türkiye'de en büyük mesele ara elemen sıkıntısıdır. Böyle bir eğitim de yok hedefimiz de yok. 
 
Binlerce öğretmen yetiştirmişiz, bu insanlar bugün istihdam edilemiyor. Bakan bey haklı olarak bizim bu kadar öğretmen ihtiyacımız yok diyor. Öğretmen ihtiyacı olmayan bir ülkede neden hala eğitim fakülteleri binlerce öğrenci alır. 
 
-Türkiye de yabancı dil eğitiminin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Dil öğretiminde maalesef başarılı değiliz…'
 
Maalesef yine eğitim sistemimizdeki her hareketlilikte olduğu gibi dil edinimi, dil öğretimiyle ilgili de çok ciddi hareketlilikler var. Liseden önce hazırlık uygulaması vardı. Liseler 4 yıl olunca dil eğitimini 4 yıla yayacağız ve daha iyi öğreteceğiz iddiasıyla hazırlık kaldırıldı. Ama bu proje başarılı olmadı. Hazırlıkta az da olsa İngilizce öğrenebilen, kendisini ifade edebilen belli bir seviyeyi yakalayan öğrenciler vardı. Şu an 4 yılda öğrencilere verdiğimiz İngilizceyle inanın adını soyadını söylemenin ötesinde birkaç cümle kurduramayacak İngilizce öğretim programlarımız var.
 
Dil bir edinim sürecidir. Biz dil öğretmeye çalışıyoruz. Öğretmeye çalıştığımız için öğrenilmiyor. Edinmek, edindirmek gerekiyor. Daha küçük sınıflarda mecburi hale geldi anasınıfı düzeyine inmesi de güzel ama bizim dile bakış açımızla geliştirilen bu kaynakların öğrencilere dil edindirme noktasında bir faydası olacağını düşünmüyorum. Bir asırdır uyumuşuz, literatür taramasına çıkaracağımız kaynağımız yok.
 
 
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)