adscode
adscode

Yetenek Sınavının İptaline Farklı Bir Bakış

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünden Prof. Tevfik Fikret Uçar'dan yetenek sınavı kararına farklı bir bakış:

Yetenek Sınavının İptaline Farklı Bir Bakış
Eğitim



"İyi tarafından bakalım, YÖK'ün bu kararı biz eğitimcilerin bu konuyla ilgili daha fazla düşünme ve tartışma ortamını yarattı. Kararı olumsuz karşılayanlar olduğu gibi olumlu karşılayan meslektaşlarım da oldu. Özellikle altı çizilmesi gereken konular var. Öncelikle yumurtaları aynı sepette taşımamak ve seçim sistemlerini çoklu sınamalarla kurgulayarak oluşturmak gerektiğini unutmamalıyız. Yetenek sınavı olarak adlandırdığımız sınav, sadece oturan bir figürün kağıt üzerine doğru oranlarla geçerek yerleştirilmesi sınavı olmamalıdır. Bir grafik bölümü adayı için yetenek; çizim yoluyla iletişim kurabilme, hayal kurabilme, görsel algı ve görsel yetenek (merkezi sistem sınavına ek olarak uygulanabilir) görsel okuma ve görsel farkındalık gibi aşamalardan oluşmalıdır. Hatta Okulun tercihine göre temel düzeyde genel kültür, algı ve gerekirse basit zeka seviyesindeki matematik bile bu başlıklara ilave edilebilir. Görsel iletişim tasarımı, bir melekeden çok bir yaratıcılık, duyarlılık ve zeka işidir. Zaten köklü ve bu konuda deneyimli okullar bahsettiklerimi kendi bünyelerinde yapıyorlardı, kendi görsel algı, genel kültür sınavlarıyla çoklu sınama yöntemini uyuluyor, çizim sınavının belirli bir oranda kullanıyorlardı. Bu yöntem özellikle birbirine yakın çizim yeteneğindeki adayların Merkezi sistem puanı, Lise başarı puanı ve okulun uyguladığı diğer test sınavı değerlendirimesiyle ayrışmasına imkan veriyordu. Sonuç olarak yeni karadan da en çok şikayet edenler zaten bu işi görece olması gerektiği gibi yapanlar oldu. Ancak bu karar olumlu karşılayanlar da var. Örneğin küçük illerdeki fakültelerin yetenek sınavlarında da bulunmuş ve nasıl baskılarla yüz yüze olduklarını görmüş ve yaşamış biri olarak bu görüşlerine şaşmamak gerek. İstanbul'da, Ankara'da, Eskişehir'de yetenek sınavı yapmakla, Mersin, Van, Hakkari'de yetenek sınavı yapmak aynı şey değil...

Günümüzde tüm dekanlar atama yoluyla görevlerinde, hatta pek çoğu vekil olarak görev yapıyor. Her geçen gün siyasi etkinin eğitim hayatında daha da hissedildiği günümüz üniversite ortamında böyle dertli bir dönemin stresinden arınmış olmak, yetenek sınavı stresinden kurtulmak eminim pek çok dekan ve rektörü de rahatlatmıştır. Sözkonusu bölümlere YÖK kararı öncesi hem yetenek sınavıyla hem merkesi sistemle öğrenci alınıyordu. YÖK'ün tek tipleştirme yönündeki kararı göz önünde bulundurulduğunda zaten bu konuda sıkıntılı pek çok kurumun da bahsettiğim sorunlardan uzak durmak için bu kararı verdikleri unutulmamalı.

Grafik eğitimi diğer pek çok sanat ve tasarım eğitimi gibi bir ehliyet verme hedefinde değildir. Örneğin tıp, eczacılık, mühendislik gibi çalışma alanları, lisans eğitimlerini, kredi, yöntem, yeterlilikler çerçevesinde, ortak bir standart olarak düzenler. Mezunlar bu diploma olmadan meslek icra edemezler. Bütün tıp literatürünü ezbere bilseniz, çok yetenekli bir operatör olsanız bile diplomanız olmadan hasta muayene edemezsiniz, ehliyet şarttır. Ancak pek çok sanat ve tasarım dalı için istenen tek şey yeterlilik ve yetkinliktir. Ressamın resim bölümü, müzisyenin müzik bölümü mezunu olması şart değildir. Bazı çalışma alanları gönül, yetenek, azim ve heyecanla alevlenir ve sanat ateşi ölünceye kadar o yürekte yanar. Şair mezun eden bir edebiyat fakültesi gördünüz mü?

Bu yüzden hangi yöntemle öğrenci alınacağı kararı grafik ve animasyon-Çizgi film bölümleri için kendi kararlarına bırakılabilir. Böylelikle çok sesli ve çeşitli bir eğitim kurgusu oluşur. Adaylar da kendi istek ve yeteneklerine uyan kurumları tercih etmekte özgür olurlar.

Sanat ve tasarım konusu da bizlerin önemli düşünme ve tartışma konusudur. Yazımın içinde zaman zaman sanatın yanı sıra tasarım sözcüğünden de bahsettim. Tasarım, sanatın ikiz kardeşidir. Her şeyiyle ona benzer, ama aynı değildir. Geçmişi, kökenleri aynı olsa da iki ayrı kişiliktir. Kendilerine has özellikler barındırırlar, ama birbirlerini de en iyi onlar anlar. Her sanatçı biraz tasarımcı, her tasarımcı da biraz sanatçıdır. Bahsettiğimiz çalışma alanları sanat ve tasarımın ortak alanlarıdır. P. Mendel'in "Tasarım kendini yararlı kılan sanattır" sözü bence bu konunu en güzel açıklamalarından biri.

Sonuç: Bize kimse sormadı, hatta kararı alanlar bile bu konuda ne kadar bilgili ve deneyimli bir fikrim yok, ancak buradan da fayda çıkararak yorum ve analiz yapmak ileriye dönük veri oluşturmak adına, ne yapılabilir? yapılabilirdi? Biraz fikir yürütelim...
- Var olan sistemin de mükemmel olmadığını düşünüyorsak, çözümü üretecek yine bizleriz. Sonuç ne olursa olsun, bu bizim sorunumuz, yanlış da varsa düzeltecek biziz.
- İdeal bir sistem konusunda bir sempozyum, araştırma toplantısı yapılıp konu uzmanlarının, sektör temsilcileri, mezun, aday vb. paydaşların özgür düşünceleri sorgulanabilir, çıkarımlar sağlanabilir, uluslararası arenada nelerin olduğu araştırılabilir.
- Bu veya benzeri çalışma ortamı, her yönden fikrin ve yaklaşımın ifade edildiği bir platform oluşturur. Önemli olan tüm ülkenin sorununu çözebilen bir sağlıklı yaklaşım yaratmaktır.
- Genel bir çözüm üretilememiş olsa bile kurumların özgür iradeleri ışığında öğrenci almaları adaylar adına da bir çeşitlilik ve zenginliktir. Aslolan diploma değil eğitimdir, kazanımlar, edinimler ve yetkinliktir.
- Bu kararla Güzel Sanatlar Liseleri de çok güç durumda kalmış, Bu okullarda eğitim alan Grafik ve animasyon bölümü hayaliyle geçmiş 4 senesini yönlendiren binlerce aday bir anda boşluğa düşmüşlerdir. Bence kararın esas mağdurları da bu kesimdir.

Hızlıca bu yanlıştan dönülerek, sağlıklı bir çözüm üretilmesi adına adımlar atılması yerinde olur."

Prof. Tevfik Fikret Uçar
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü
Anadolu University School of Art and Design, Graphic Design Department


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)