adscode

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ne getirir, ne götürür?

Yükseköğretime geçişle ilgili yeni sistem açıklandı. Bakalım, başımız göğe erdi mi?

byomerorhan@gmail.com

Üniversitede mühendislik, tıp ve diğer bilim dallarında okumak isteyen öğrenciler sınavda sadece Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya ve biyoloji derslerinden sorumlu olacaklar. Bir başka deyişle hiçbir sosyal ders sorusu ile karşılaşmayacaklar.

Sadece sınava odaklı bir sistemde ve öncelik “iyi” bir üniversiteye yerleşme hedefi olunca, lisede ortak dersler içerisinde okutulan bu tür derslerin akıbeti ne olacak? Ben size söyleyeyim, bu dersleri birer genel kültür dersi olarak görmeleri anlatılsa da öğrenci ve veliler okullara baskı yapacak.

Baskı!

Sınavlarda sorumlu olunmayacak derslerin okunmasına da gerek yok.”

Hele şu sınavı bir atlatalım sonra bakarız.” denecektir.

Fen alanına yönlenen bir öğrenci için bu derslerden tam not alarak, mümkünse okumadan ilerlemenin yolları aranacaktır. Fen bilimleri testine girecek öğrencileri, sadece 40 soru ile değerlendirmek mantıklı görünmüyor. Fizik, kimya, biyolojinin 4 yıllık konularını düşünecek olursanız soru sayısının yetersiz olacağını kabul etmek gerekir.

Sayısal tercih yapacak öğrenci için

  1. Oturum: %50 Türk Dili ve Edebiyatı + %50 Matematik

  2. Oturum: %50 Matematik + %50 Sayısal dersler

İkinci oturumdaki sayısal/fen derslerinin ağırlıkları ise belli değil. O da sürpriz!

Yerleşme puanı için I. oturumun %40’ı + II. oturumun %60 alınacağına göre sayısal derslerde yapılacak bir yanlış bile on binler/yüz binlerce kişinin gerisine düşmek anlamına gelecek.

Öğrencilerin streslerinin azaltılmasının hedeflendiği açıklamalarda ifade edilmişti. Şaka gibi... Ben olsam daha çok strese girerdim!

Okullar, fen, eşit ağırlık ve sosyal olarak ayrışabilir. Bazı okullar sosyal alan ve dil alanı açmayacaktır. Böylece Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) sadece bir iki alana odaklanarak daha yüksek başarı hedeflenecektir.

YÖK, yaptığı yazılı açıklamada: “Ortaöğretim kazanımlarını ve sürecini odağına alan ve önemseyen bir sistem.” diye ifade etmiş olsa da öyle anlaşılıyor ki genel kültür gibi bir kazanım gözetilmemiş. Bir puan türünün kazanımı diğer puan türü için gereksiz görülmüş.

Bu anlamda, sınavlarda sorumlu olunmayan derslerin içinin boşaltılacağı ortada!

Aynı durum eşit ağırlık tercihi yapacak bir öğrenci için de geçerli bu öğrencilerde sadece ve sadece Türk dili ve edebiyatı ve matematikten sorumlu olacakları için diğer dersleri gereksiz göreceklerdir.

Görünen o ki en şanslı gibi görünenler; eşit ağırlık tercihi yapacak olanlar. Sadece ve sadece iki ders! Ama bu durum üst puanlarda ciddi yığılmalara neden olacaktır, şimdiden bunu görmek lazım!

Aynı gün iki sınav yapılmasının sakıncalı oluşu gibi yeni sistem ile ilgili gözden geçirilmesi gereken birçok detay daha var. Anlaşılan o ki sınav sistemini sadeleştirelim derken kuşa çevirmişler.

Teşbihte hata olmazmış…

Temel Dursun'a:

+Sana bi bilmece soracağum.

-Sor uşağum

+Kafeste yaşar cik cik diye oter saridur nedur bu?

-Kanarya!

+Değul.

-Papağan?

+Yok.

-Serçe?

+Değul uşağum!

-E nedur o zaman bilemedum.

+Hamsi daaa hamsii !

-Ula Temel hamsinin kafeste ne işi var daa.

+Ben koydum oni.

-Ula hamsi sari mi olur?

+Ben boyadum oni.

-Uşağum iyi de hamsi hiç cik cik diye oter mi?

+Ula Dursun, o kadar da şaşurtmaca olsun daa.


 

YÖK’ün basın açıklamasında ifade ettiği gibi “Hayırlı olsun.”...

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)