Gençlik, bir ülkeni geleceği ise umut da gençliğin geleceğidir.
Gençliği olmayan millet ne ise umudu tükenmiş gençlik de odur.
Cevabı aranan veya cevabı çok iyi bilinen soru şu:
“Gençliğin kıymetini bilmesi gerekenler bu değerin kıymetini biliyor mu?”
Bakanlık, okullar, aileler…
Bakalım okullara, okullar, çağa uygun, düşünen, sorgulayan bir gençlik yetiştirebiliyor mu?
Ya aileler, ailelerin hal ve gidişatı nasıl gençlerle?
Okullar sınav bataklığına dönüştüyse, aileler in çoğunluğu ekonomik yetersizlik nedeniyle çocuklarına gerekli ilgiyi gösteremiyorsa iyi yetişen bir gençlikten bahsetmek mümkün mü?
Peki, kim suçlu, gençler mi günah keçisi?
Çevre ve sosyal medya faktörü ortadayken, kocaman okulları bitiren milyonlar işsizken, ülkede milyonlar huzursuzken gençleri suçlamak ne kadar doğru olur?
En tepeye bakalım, iktidarların ne kadar gündeminde gençlik?
Söylemesi zor ama ne yazık ki toplumsal sorunlarla boğuşan, umutsuz, mutsuz bir halk için pirüpak bir nesil yetiştirmek bir hayalin ilerisine geçemez?
Yıllarını eğitime vermiş biri olarak haykırıyorum bu ülke için yapılacak en hayırlı iş çağın şartlarına uygun, duyarlı, donanımlı, ahlaklı, vicdanlı bir gençlik yetiştirmektir!
Okulları, sınıfları, sıraları, koridorları, okul bahçelerini, salonları, bitmek bilmeyen sınavları iyi bilen biri olarak haykırıyorum, “Gençler çok mutsuz, çok umutsuz!”
Halt etmesin gençler, neleri eksik ki?
“Yemiyor yediriyoruz, giymiyor giydiriyoruz, daha ne yapalım ki?” diyen çaresiz anne babaların sesini duyar gibiyim.
Hayat başarası değil sınav başarısına uyarlanmış bir sistemde aileler ne yapsın?
Sistem karmaşası onların da zihnini iyiden iyiye bulandırmış.
Gençliğin eğitiminden sorumlu bakanlığımızın eğitim sistemi tarifi imkânsız bir karmaşa içinde.
Okullar, dershaneler, etüt merkezleri, özel dersler…
Herkes gemisini yüzdürme derdinde.
Sürecin sonu aydınlık değil, üniversite mezunu işsiz milyonlar.
Bu ülkeye bu kadar kötülüğü kim yapıyor?
Bu durum, anne baba ve tüm yetişkinlerin neden uykularını kaçırmıyor?
Unutmayalım gençliği olmayan ülkenin geleceği olmaz!
Yine unutmayalım ki sınav başarısı yetmez!
Bu öğrenciler testleri çözebilir ya hayatı çözemezlerse?
Umulur ki umudu hançerlenmiş gençliğin yarası bir an önce tedavi edilsin.
Okullar sınav bataklığından çıkarılıp hayatın renkleriyle bezenmiş okullarda hayata hazırlansın.
Umutla aşkla tutkuyla…
Yoksa şairin, “… Sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman…” dediği gizli bir güç mü var?
Umut düşmanları, umarım gençliğin enerjisine yenilirsiniz!

