adscode

5 dakikanızı alabilir miyim?

Zamanı harcarken bonkör davrandığımız kadar hiçbir konuda cömert değilizdir.

byomerorhan@gmail.com




Hiç tanımadığımız biri ile 5 dakikamızı harcamanın lafı bile olmaz… Ancak kimi durumlarda ise bir 5 dakikamız daha olması için belki bir servet bile vermeye hazırızdır.

Sahip olduğumuz sürece yaşamın herkese eşit sunduğu tek şey belki de zamandır. Her insanın zaman mekân algısı farklı olduğu için anı da değişik şekillerde yaşar. Oysa en basitinden yaşam bir sayaç olarak düşünülecek olursa ve doğumdan başlayarak geriye doğru hiç durmadan azaldığı düşünülürse ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılmış olacaktır. Elbette bu paranoya ile ve sürekli bunu düşünerek bir yaşam geçirilemez ama zaman, en etkin, görece olarak en verimli ve en anlamlı şekilde yönetilebilir.

Zamanın her yaş için farklı şeyler ifade ettiği kesindir. Bir ergen için zamanı sorgulamak diye bir şey yoktur. Onun ayakları yere basmadığı için anında dünyanın etrafında bir tur atıp gelebileceğini düşünerek zamanı geçirir. 

20-30’lu yaşlar yavaş yavaş yaşamla yüzleşilmeye başlanılan ve sorumluluk alınan yıllardır ancak zamanın varlığı hâlen sorgulanmaz. Bedenin verdiği enerjinin sürekli devam edeceği düşünüldüğünden olsa gerek gündelik hırslar, beklentiler, zevkler bu yaşların gözdesi olur.

40’lı yaşlar sorumlulukların arttığı, gidenin geri gelmediğinin anlaşıldığı, hayatın hiç de düşünüldüğü gibi olmadığı, insanların ne denli bencil oldukları gibi sorgulamaların başladığı yıllardır. Anı yaşamanın ne demek olduğu anlaşılmıştır ancak “anlar” tükenmeye başlamıştır. Yaşam o kadar rutin hâle gelmiştir ki başka türlüsü düşünülemez. En önemlisi cesaret kalmamış, “delilik” tükenmiştir.

50-60’lı yaşlar olgunluk dönemidir. Sorgulamalar sonunda bazı kararlar verilmiş, hem sorumluluklar hem de zamanı en etkin kullanma derdine düşülmüştür. Bu arada elbette 20-30’lu yaşların enerjisi yoktur. Yani isteseniz de yapamazsınız! Oturduğunuz yerden ve çok enerji harcamadan en verimli zamanı geçirmeyi düşünmeye başladığınız yıllardır.

70-80’li yaşlar hücrelerin artık sizi terk etmeye başladığı veya çoğalmak için nazlandığı dönemdir. Zaman en kıymetli servet olmuştur ama bu sefer de sağlık sorunlarını düşünerek “zamanı harcamaya” başlamışsınızdır.

İnsanların çoğu gürül gürül akan bir çeşmeden ne kana kana su içmiştir ne de yüzüne bir avuç su çarpmıştır. Zamanı boşa geçirmek, her zaman su akacak gibi düşünüp susuz kalmaya benziyor… Bir yudum suya hasret ve keşkelerle doldurulmuş bir yaşam

Zaman böyle bir şeydir işte… Kimi, neden söz edildiğini bile anlamaz, farkında bile değildir. Kimi farkındadır ama bulamaz, kimi bulur ama yaşayamaz.

Einstein’ın görelilik (izafiyet) teorisine göre zaman da bir boyuttur, hatta bükülebilir. Einstein öyle şeyler söylemiştir ki fizikçilerin de kafasını allak bullak etmiştir. Işık hızında iseniz zamanı durduruyor, ışık hızının ötesine geçerseniz de geri gidiyorsunuz! Giden var mı? Daha doğrusu geri dönen var mı? Henüz yok. Bence dönmeyelim de çünkü bugünle baş edemeyen bizler için zamanda yolculuk mümkün değil.

Geçmişi şimdilik bir kenara bırakırsak bugünü nasıl kurtaracağımıza bir göz atalım derim. 

Boş durmaktansa boş çalışmak iyidir.” derdi babam. Her anlamda insanı üretime yönelten bir söylemdir bu. Bazılarının dinlenme anlayışı miskinlik yapmak, bazılarının ise rutin dışında işlerle uğraşmak olsa da sonuçta kimse kimseye karışmaz. Çünkü zaman size aittir ve nasıl isterseniz o şekilde “tüketirsiniz”! 

Tüm eğitim hayatım boyunca en çok “sızlanan ve söylenen” insanların zaman yönetimi konusunda zayıf olduğunu gözlemledim. Başarılı insanlar, her şeye zaman bulurken başarısız insanların sürekli söylendiklerini, sorumluluklarını ertelediklerini, hep bir kısa yol aradıklarını gördüm. İnsan hayatında kısa yollar da var ama bunları ararken resmin bütünü görülmez. 

Zaman nasıl mı yönetilir?

Önceliklerin belirlenmesi, planlamaodaklanmaenerjinin tasarruflu kullanılmasıüretim/etkinlik, değerlendirme ve paylaşım/sosyalleşme.

Unutmayın ki yaşam boyu sizi kimse zaman yönetimi konusunda zorlamayacak ama yönetemediğiniz, sizin yaşamınız olacak.

Sayaç geriye doğru çalışıyor! Tik tak, tik tak, tik tak…

Ömer Orhan


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)