adscode

Açıyoruz! Ütopya…

byomerorhan@gmail.com




Temiz enerji kaynakları ile donatılmış akıllı binalarda…

Hepsi birbirinden ilginç, temalı dersliklerde…

Yaşamla ilişkilendirilmiş, sadeleştirilmiş, yenilikçi programlarla…

Geleceğinden endişe etmeyen, sınav kaygısı taşımayan, yeteneklerinin peşinde koşan öğrencilerle…

Formasyonu yüksek, meraklı, yaratıcı ve dünyayı dolaşabilecek ekonomik güce sahip öğretmenlerle…

Koltuğunun esiri olmamış, gerçek bir rehber ve “lider” yöneticilerle okulları açıyoruz!

Açmaya da zorunluyuz…

Zorunlu eğitim… Zorunlu sınav… Adı seçmeli ama zorunlu ders… Zorunlu devam… 

Her şey zorunlu!

Lise mezunlarına “kız bile verilmeyen” bir toplumda neredeyse yükseköğretim de zorunlu!

Zorunluyuz ama hakkını da veriyor, uluslararası sınavlarda “silip süpürüyoruz”.

Silikon Vadisi, bizim “Ihlara Vadisi’ni” kardeş vadi ilan etti, aramızdan su sızmıyor. 

Adım atsalar bize danışıyorlar.

Bilimsel çalışmalara verilen önem nedeniyle, üniversitelerimize yurt dışından müthiş bir talep var. Akın akın bilim insanları ülkemize göç ediyor.

Meslek lisesi ve meslek yüksekokulları, gelişen sanayimizin istihdam açığını karşılayamıyor. Devlet üniversiteleri çeşitli burslar vererek öğrencilerin üniversite 

okumasını sağlamaya çalışıyor.

Uluslararası gazetelerde, rüzgâr tribünlerimizin çokluğu nedeniyle ülke olarak uçtuğumuz çizilmiş. Güneş enerji tarlalarımız ile ilgili espriler ise çoktan eskidi.

Okyanuslardan Ege, Akdeniz ve Marmara’ya balık akınları başlamış en temiz ve korunaklı bölge diye… Haberlerde, 100 yıl önce nesli tükendiği düşünülen balıkların 

Marmara Denizi’nden sürü hâlinde geçtiklerinin görüntüleri verildi.

Bir yıl önce İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan ve 100 yıllık rezerv olduğu ifade edilen petrolün çevre politikaları nedeniyle çıkartılmayacağı kararı devlet tarafından açıklandı.

Organ bağışı fazlası nedeniyle artık yurt dışının isteklerine cevap verilmeye başlandı.

Okullar yarım gün… Tamamen ders dışı aktiviteler, kulüp çalışmaları, sosyal projeler ve toplum hizmeti çalışmalarıyla öğrenciler yaşama hazırlanıyor. Eğitim öğretim 

sürecinin neredeyse tamamı bu faaliyetlerle dolu. 14-18 yaş aralığından gençler yetenekleri doğrultusunda iş yerlerinde staj yapıyor. Öğretim ise her yerde… Bilişim 

sistemleri, oluşturulmuş araştırma mekânlarında halka ücretsiz sunuluyor.

Milletvekillerinin farklı meslek gruplarından uzman olmaları ve gönüllülük esasıyla çalışmaları olumlu sonuçlar verdi.

Ülke olarak televizyon izleme oranları çok düşük diye TV kanalları kapanıyor. 

Ülkenin en büyük futbol stadının buz pistine dönüştürülmesi halkı müthiş sevindirdi.

İhtiyaçların karşılanamaması üzerine son çıkartılan kanuna göre ilçelerden sonra mahallelerde de sanat evleri açılacak. 

İnanası gelmiyor insanın değil mi? Uzak, çok uzak belki de…

Eğitim alanında gelişme düşlerde kaldığı sürece, çağdaş bir ülke olmak da hayal demektir. Ama en azından hayal serbest…

Siz ne hissettiniz bilmiyorum ama yazmak bile bana iyi geldi. 

Ömer Orhan

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)