adscode

Anı Toplayıcısı

Ağlayarak başladığımız “insanlık” serüveninde hepi topu anı toplarız biz. Kimi zaman insanlığımızdan utandığımız anılarımız da olur, şanlı şerefli anılarımız da…

byomerorhan@gmail.com




Yağmur damlalarının parıltısına bürünmüş bol yapraklı bir kestane ağacının serinliğini, ıslak toprak ve yaprak kokusunu, sisle kaplı dağların zirvelerindeki endemik çiçekleri, denizin iyot ve yosun kokusunu ya da martıların çığlıklarını…

Anı toplarız hayatımız boyunca.

Yumurtadan yeni çıkan bir kuş yavrusunun masum görüntüsünü saklarız. Bir yaz gecesi içimizi ürperten denizde, karanlığa kulaç atmayı. Neon ışıkları ile süslenmiş yakamozun o muhteşem görüntüsünü kazırız zihnimize.

Ne maskelerimizi takıp gittiğimiz toplantıları ne de sahte gülücüklerimizi biriktiririz. Dost sohbetlerini, bir arkadaşın omuzunda ağlayışımızı saklarız anılarımızda.

Bir yıl sonra “teknolojik çöp” olacak telefonumuzdan paylaştığımız mesajlarla doğaya sahip çıktığımızı sandığımız anlarımız da vardır, sıcacık koltuğumuzda oturarak, insan ya da hayvan haklarına sahip çıktığımız anlarımız da…

En hüzünlüsü ailemizle ilgili anılarımız olur belki de… 

Tebessümle hatırladığımız anlarımız, onları yitirdiğimizde melankolimiz olur. Keşkelerimiz olur ömür boyu devam eden… Çarparak kapattığımız kapıların sesi çınlar kulaklarımızda, yüzümüz kızarır, yüreğimiz daralır. Hiç hatırlamak istemediğimiz zamanlarda, zihnimizi yırtarak ortaya çıkan minnettarlıklarımız kaplar benliğimizi, yaşadığımız anı hiçe sayarak.

Her türlü ilkel saldırıya rağmen, “sahip olduklarımızı borçlu olduğumuz insanların” yaptıklarını toplarımız anılarımızda. Unutturulmak istense de sıkı sıkı tutunuruz yaşananlara ve onları yaşayanlara

Okul hayatı önemli bir yer tutar belleğimizde. Bazen ergenlik günlerimizi, bazen de gençlik aşklarımızı hatırlarız gülümseyerek. Okul kantinlerinde, kıt harçlıklarla yediğimiz tostların, içtiğimiz gazozların tadını ararız hayat boyu. Derslerin içeriklerini değil ama bazı öğretmenleri hiç unutmayız… Muhabbetle hatırladıklarımız da olur hiç hatırlamak istemediklerimiz de… 

Unutmayız biz…

Aldıklarımızdan çok, karşılıksız verdiklerimizi anımsadıkça hoş bir gülümseme belirir yüzümüzde ve bir ferahlık kaplar yüreğimizi, yaşam boyu sürmesini dileyerek.

Bizim için söylenen güzel sözleri ve söyleyenleri hatırlarız daha çok.

Kendimizi anlatmak için geçirdiğimiz ömrümüzü, anlaşılmadığımıza hayıflanarak tüketiriz.

Doğarken bizlere verilen birer andaçtır yaşantılarımız. Bazılarının altın varak süslemeli kapakları olur, bazıları ise gazete kâğıdına sarılır. Bazen biz yazarız sayfalara, bazen de başkaları. Karalamalar da yapılır, sonu getirilmeyen cümleler de yazılır umarsızca; sonsuza kadar yazılacağı düşünülerek.

Kapağın önemli olmadığı anlaşıldığında andacın da sonuna gelinir çoğu zaman. Sadece süslü bir kapağa sahip andaç sahibi olmak da vardır, her defasında tekrar tekrar okunmak istenen bir andaç sahibi olmak da!

 

Bir anı toplayıcısının sizin için andacına kaydettiklerinden… 
 

Ömer Orhan

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)