adscode

Başarılı yönetici, ekibinde kendisine “hayır” diyebilenlere yer verir.

byomerorhan@gmail.com




Çoğu zaman birçok yerde karşımıza çıkan sosyal bir olgu var: Uyumluluk. Hemen her gün insanlardan sıklıkla “uyumlu veya uyumsuz” olarak söz ederiz.


Uyumluluk: Uyumlu olma durumu, uyarlılıktır. Canlıların bulunduğu ortama, duruma, şartlara uygun hareket etmesi ve genel olarak da bulunduğu toplum tarafından kabul görmesidir. Yani, çıkar için bir kişiye uyum gösteren değil, inanmadığı hâlde inanıyormuş gibi davranan kişi değil, gerçek anlamda inandığını söyleyen ve toplumun geneli tarafından kabul gören kişidir uyumlu insan.

Sesi soluğu çıkmayan her insan uyumlu mudur?

Sessiz kalmak bazı durumlar için tercih olabilir; ancak insan, salt uyumlu görünmek için bir çaba gösteriyorsa ve bunu çıkarları için yapıyorsa başka bir algıya da neden olacağını hatırlamalıdır. Sadece bir kişi veya grubun yanında görünme çabasına uyumlu olmak değil, “şirin görünmek” ya da “yalakalık yapmak” denir.

Dürbüne ne tarafından bakarsanız dünyayı öyle görürsünüz. Yani baktığınız tarafa göre nesneler ya olduklarından büyük ya da küçüktür ve insan kendini ikna edecek, vicdanını serinletecek birçok neden bulabilir.

Bu arada uyumlu davranış göstermek iyi bir şeydir; ancak maalesef günümüzde kaba tabir yalakalıkla “uyumluluk” birbirine karıştırılıyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da aşırıya kaçınca, en önemlisi haddi aşınca gösterilen davranışın anlamı da değişiyor. Ne yazık!

Oysa yalakalığın anlamı dalkavukluktur. Bu da dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık şeklinde Türk Dil Kurumunca ifade edilmektedir.

Teşbihte hata olmazmış… Evet, argo bir sözcük ve tanımı da oldukça mide bulandırıcı ama tanımları birbirine karıştırmamak ve doğru kullanmak için arada sırada sözlüğe bakmak ve anlamlarını defalarca okumak gerekir.

Herhangi bir konuda fikrini söylemeyen, hayır demeyen, itirazsız ve koşulsuz kabul eden kişi “uyumlu” olarak algılanıyorsa bu ilişkinin geleceğinden endişe etmek gerekir.

Hangi kurum, kuruluş, topluluk ve toplum olursa olsun, düşünen, düşündüğünü nezaketle ifade eden insanlara sahip çıkmalıdır. Böylece süreçleri değerlendirilmiş ve farklı bakış açılarıyla sorgulanmış konular daha kalıcı başarıları da beraberinde getirecektir. Kişisellikten ve önyargılardan uzak alınan kararlar, daha anlamlı ve değerlidir. Popülist yaklaşımlar ve günü kurtarma telaşı ile gerçekleştirilen uygulamalar, her zaman gelecek için yeni sıkıntıların da habercisi olmuştur. Plan yapmayan, yapamayan veya yaptığı plana bağlı kalmayan insanların hayatlarındaki başarıları sürdürülebilirliği de tartışılır.
Özellikle kurum, kuruluş ve devlet yönetiminde görev almış insanların kişisel yaklaşımlarda bulunma lüksü yoktur. Olmamalıdır! Bunun yerine çoğulcu ve farklı düşüncelere açık olan bakış açılarına ihtiyaç vardır. Kucaklayıcı ve bilimselliğe yakın düşünce yapısı kişisel olmayabilir ama toplumsal anlamda çok fazla yarar sağlayacaktır. Egolarına yenik düşmeyen ve kendinden emin olan yöneticiler ekiplerinde kendilerine hayır diyebilen, farklı görüşte insanlara mutlaka yer vermelidir. Farklı görüş demek; açıklama yapmak, bir şekilde tartışmaya girmek, akıl yoluyla ikna etmek gibi birçok detayı içinde barındırır. Kendine güveni tam olmayan, alan bilgisi yetersiz olan veya bulunduğu konumun her şeyi ona yaptırabileceği gibi zayıf bir düşünceye sahip olan bir yönetici, bir anlamda “meşakkatli” olan bu yolu tercih etmez. Ancak başarı hedefleniyorsa, konuların derinlemesine incelenmesi ve farklı açılardan görülebilmesi için mutlaka aykırı düşüncelere de ihtiyaç vardır. Yöneticisi gibi düşünen insanların oluşturduğu bir ekipten hep aynı düşünce ve aynı sonuçlar çıkacaktır.

Burada en büyük görev yöneticiye düşmektedir. Hakkını vererek yapacaksanız yönetici olmak zordur. Zorluğu, insanın omuzlarına yüklenen sorumluluklar ve yarattığı baskıdır. Her insan bu baskıya direnemez…

Ayrıca, iş sorumlulukla da sınırlı değildir, yetki ve yetki kullanımı için yöneticinin açık fikirli, hoşgörülü ve bilge olması da gerekir.

Sorumlulukları yerine getirme adına yetkinin tek taraflı, soru işaretleri ile dolu veya kötü kullanımı; bireysel başarısızlığın yanında, etkileyeceği alan ve topluluğa göre ağır sonuçlar doğuracaktır.

Günlük rahatlık ve kişisel tatmin yerine sadece işte başarılı olma hedefleniyorsa farklı görüşlere değer verilmelidir. Başarılı yönetici, egosunun sesine değil çalışanının sesine kulak verendir.

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)