adscode

Bataklık…

Gariptir insanoğlu, çok garip…Elmas, yakut, zümrüt ve daha nice “taşlar” için “ölür” ama ne acıdır ki sonunda değer vermediği “toprağa gömülür”.

byomerorhan@gmail.com




İnsanoğlunun ölürken yüzleştiği toprak, 500 yılda oluşurken, neredeyse gözyaşıyla bile akıp kaybolur…
Her çeşidi başka bir işe yarayan toprağın yapısı nedeniyle bazı yerlerde bataklıklar meydana gelir ve bataklıklar da kendi eko sistemini oluşturur. Özel ağaçlarla kaplı sazlıklar, göletler, çoğunlukla insanların hoşuna gitmeyeceği bir koku ve ürkütücü de bir görüntü verir. Bataklık, insanlar için hastalık demektir. 
Kurt puslu havayı severmiş… 
Bataklığı sevenler de var elbette ve burada çoğalıp sonra kan emmek için yollara düşen sivrisinekler birinci sırada. Kan emiciler… Kimi canlılar için bir kâbus olan bataklık bazıları içinse yaşam kaynağı.
Bataklık büyüdükçe timsahlar hasıl olur. Timsah bir başka avantacı hayvandır ve yaradılışın en eski yok edicilerinden biridir. Pusuyu sever… 
Timsahların dünyasında kural da yok kanun da!
İçine düşenin dostunun olmadığı bataklık, karabasandır çünkü orada bekleyenler “hayır” için beklemezler. Kurtuluş ise, sükûnet ve akılla gelir.  
Gökova kavşağından Marmaris istikametine dönüldüğünde yolun sol tarafından başlayan ve 3 kilometre uzunluğunda, sağlı sollu ağaçlarla kaplı âşıklar yolu vardır. Boyları 40-50 metreye ulaşan okaliptüs ağaçları, 1938 yılında bataklığı kurutmak için dikilmiş. Dönemin Muğla Valisi Recai Güreli’nin talimatı ve Akçapınar köylülerinin gayretleriyle dikilen 500 fidan bataklığı kuruttuğu gibi muhteşem de bir peyzaj oluşturmuş.
Atatürk, köylü milletin efendisidir, derken boşa söylememiş. Bilmiş de söylemiş!
Helal olsun köylülere! Bataklığın kokusunu, pisliğini, hastalığını, asalağını, sineğini çekmemek için gerekeni yapmış. Doğayla iç içe olan insanlar hem doğaya saygı duymuş hem de uyumlu yaşamayı becermiş. Tersini becerenler var ama onların neyi becerdiğini de iyi biliyoruz!
Bataklıklar ve oralardan beslenen mahlûkat her zaman var olacaktır. Önemli olan insanların yaşadıkları çevreyi ve toplumu bataklığa çevirmemeleridir.
Kime ve neye değer verileceği de bir kültür meselesidir.
Medeni olmak için ha gayret!
Ömer Orhan

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)