adscode

Becerikli nesiller nasıl yaratılır?

“OECD Eğitim Politikaları Görünüm 2015 Raporu”na göre ülkeler “şapkalarını” çıkartmış görünüyorlar. Gerçi çıkartmış olsalar da şapkayı önüne koyan var, koymayan var…

byomerorhan@gmail.com




Söylemlerde eğitim işleri çok önemli olarak ifade edilse de, devlet bütçelerinde eğitime ayrılan paya bakmak ve diğer bütçe kalemleriyle kıyaslamak lazım. İşte o zaman samimiyet daha net görünecek.

En önemlisi ise bütçenin nereye harcandığı, amaca hizmet edip etmediği ile ilgili. Yani paranız olduğunu kabul edelim, bunu süse gösterişe de harcayabilirsiniz, program geliştirme, hizmet içi eğitim veya altyapıya da… Demek ki ayrılan bütçeyi verimli kullanmak da ayrı bir beceri işi.

Raporda ifade edildiğine göre “OECD ülkelerinde 15 yaşındaki öğrencilerin yaklaşık beşte biri günümüz toplumuna tam olarak katılmak için gereken asgari becerileri kazanmıyor.” Nihayet becerilere bakılmaya başlandı ya, buna da şükür…

Şimdi efendim OECD Raporu hazırlanırken ülkelerden, ülkeler de ilgili bakanlıklar aracılığıyla ilgili kurumlarından veri topluyordur. Elbette bunlar makro raporlar, hazırlanması da, incelenmesi de, aksiyonların belirlenmesi de ayrı bir beceri gerektirir. Ama niyet önemlidir! Nasıl olsa planlar zamanla hayata geçirilir.

Ne var ki eğitim, sadece okullarda gerçekleşmiyor. Öğrenciler ve öğretim kadroları, toplumun ve dünyanın etkileşimine açık olduğu için okul açık da olsa, kapalı da olsa, gece veya gündüz de olsa insanlar için eğitim sürmektedir. Belki de unutulan ya da görmezden gelinen kısım burasıdır. Yani siz planlayana kadar artık durum çoktan değişmiştir. 

Günlük yaşam sizin planlarınızı beklemez. Bu denli hızlı değişen şartlara uygun, uzun vadeli bir plan yapmak da gerçekçi olmadığı gibi sonuçların başarılı olması da risklidir!

Sonuçlar?

Çocuklar, gençler, gelecek… 

Çözüm?

Bazı ülkeler eğitim işlerini bölgelere ayırarak, bölgesel farklılıklar ve ihtiyaçlara göre sorunları daha küçük ölçeklerde planlıyor. Bazı ülkeler öğretmen ve eğitim yöneticilerini daha nitelikli hâle getirmeye çalışırken, bazı ülkeler de mesleki gelişimlere veya programlara odaklanıyor. 

“Genellikle seçilen reformların analizi, en etkili politikaların öğrencileri ve öğrenimi merkez alarak tasarlanan, öğretmenlerin kapasitesini arttıran ve tüm paydaşların katılımını sağlayan politikalar olduğunu gösteriyor. OECD ülkelerinin çoğunda özellikle öğretmen sendikaları ve işveren kuruluşları, politikaların hayata geçirilmesine gitgide daha çok katılmaya başlıyor. Öğretmen sendikaları, hükümetler ile daha yapısal bir diyalog çağrısında bulunurken iş dünyası, eğitim sistemleri ile daha yakın bağlar kurulmasını istiyor.”

Bilinen o ki tüm dünyada, eğitimde kalite hedefleri belirlenmeye ve bu anlamda yönetim sistemleri kurulmaya başlanmış durumdadır. Ancak neredeyse tüm dünyada gözden kaçırılan ama kalite yönetim sistemlerinin olmazsa olmazı “süreçlerin değerlendirilmesi/performansının ölçülmesi”dir. İşte bu anlamda nasıl ki bütçelerin ayrılması ve planlamalara göre harcanması önem taşıyorsa planların her aşamasının değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Okul yapmak yetmez.

Okulu en akıllısından elektronik malzemelerle donatmak yetmez.

Milyonlarca insana kapsayacak merkezî ve tek bir eğitim modeli oluşturmak yetmez.

Kâğıt üzerinde ve sınavlara göre en yüksek puanları alanları öğretmen ya da yönetici olarak atamak da yetmez.

Beceri, hızla değişen şartları görebilmek, reform yaparken insanı merkeze almak, koşullara göre en yalın olan programları, farklı meslek gruplarının da görüşleriyle ortak akıl yaratarak hazırlamaktır.

Beceri, -mış gibi yapmamaktır.

Becerikli bir nesil yaratabilme becerisi için…

 

Ömer Orhan


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)