adscode

Benim çocuğum tuttuğunu kopartır…

Her insan savunmasız ve masum doğar, sonrasında ise herkes önce masumiyetini yitirir, egosunu şişirmeyi, bencil olmayı, yalan söylemeyi, korkmayı ve kötülüğü öğrenir.

byomerorhan@gmail.com




Haklarını korumakla, egoist olmanın arasındaki farkın ne olduğunu “bilmeyen” anne ve babalar tarafından yetişen çocuklar her şeyi kendileri için hak görerek büyür. Bu, eğitimle ilgili olduğu kadar aynı zamanda örf, adet, değerler yani kültürle de ilgilidir.

Bugün evin içerisinde eşlerin birbirlerine olan tutum ve davranışları, çocukların da yarın aynı davranışları sergileyebileceğini gösterir. Örneğin eşine bağırmak, onu azarlamak “hak” olarak görülürse, çocukların da aynı “hakkı” kendilerinde görecekleri unutulmamalıdır.

Eğitim, dantel örmek gibidir; yanlış tek bir düğüm bile örgünün hatalı olmasına neden olacaktır. Sadece söylemek yeterli olmadığı gibi etki ve farkındalık yaratacak şekilde söylemek ve elbette davranışlarla da bunu göstermek, örnek olmak gerekir.

Kimse çocuğunun kötü biri olmasını istemez, bir hain ya da cani olmasını asla hayal etmez ancak bilerek ya da bilmeyerek, iyilik yapayım derken eğitimde yaptığı hatalarla buna neden olabilir.

Oynarken, oyuncağına zarar veren çocuğa, bunun yanlış olduğunu söylemek gerekir. “Çocuktur, yapar.” dediğiniz her şeyin çocuğunuzun kişiliğine ve davranışlarına yapışabileceği unutulmamalıdır. Çocuklar sahip olduklarının kıymetini bilerek büyümelidir. Oyuncaklarını bilerek ve isteyerek kıran çocuklara sürekli yenisini alarak ödüllendirmek, onun sorumluluklarını geliştirmesine de engel olacaktır.

Başka bir örnekte de evin içerisinde umarsızca ses çıkartarak, komşuları sürekli rahatsız eden bir çocuğun böyle bir hakkı olmadığı ona anne ve babası tarafından söylenmelidir. Bu söylenmediği sürece çocuk bu davranışın normal olduğunu sanarak ve onay almış gibi bunu içselleştirerek, bir süre sonra bu tür şeyleri kendinde hak görmeye başlar.

Bugün çocuğunuza nerede duracağını söylemezseniz, örneğin yarın çocuğunuzun “kırmızı ışıkta durmayacağını” ben size söyleyebilirim!

Tuttuğunu kopartan insan!..

Kulağa hoş geliyor olmalı. Hele de çocuğunuzun tuttuğunu kopartması nasıl da etkileyici değil mi?

Oyun oynayan çocuklar arasında oyuncağı “zorla” çekip alan çocuk, ailesinin de onayını alıyor mu? Oyuncağı “kaptıran” çocuğun ailesi çocuklarının ezildiğini düşünüyor mu? Kendi çocuklarının da baskın olmasını istiyor mu? Hatta bunun için çocuklarına baskı yapıyor mu?

Bu satırları okuyan deneyimli anne ve babaların yazılanları ne çok yaşadıklarını biliyorum. Herkesin kendi anlayış, duygu ve yapılarına göre farklı davranmış olduğuna da eminim. Mutlak doğrusu belki de yok ama arkadaşlarına saygı duymadan oyuncağı çekip alan çocuğa doğru bir şey yapmadığı söylenmezse, bir süre sonra bu çocuk, her şeyi zorla alabileceğini de kendinde hak görecektir. Tam tersine elindeki oyuncağı alınan çocuğun bastıracağı duygusu ise fırsat bulduğunda veya yetişkinliğinde egosuna yenik düşerek açığa çıkacak ve baskın davranmasına neden olacaktır. Demek ki her iki türlü de çocuklarımızla konuşmamız gerekmektedir. “Tuttuğunu koparma”nın içerisinde bir şeyleri bozarak elde etmenin doğru olmadığı, böyle bir durumla karşılaşılmaması için arkadaş ve çevre seçiminin ne kadar önemli olduğu öncelikle anlatılmalıdır. Elbette yaşam bu kadar kontrol edilebilecek bir şey değildir ama olumsuzluklara karşı reflekslerin neler olabileceğini özellikle çocuklara aktarmak gerekir.

“Köpek ayağınızı ısırırsa köpeğin ayağını ısırmazsınız.”

Ne olursa olsun medeniyetten uzaklaşılmaması gerektiği öğretilmelidir. İnsanın her zaman aklını kullanması ve önlemlerini düşünerek önceden alması ve olumsuz durumlardan uzak durması öğütlenmelidir.

Bir tartışma ortamında fikirlerin güçlü olması gerektiği, tebessüm ile kızgın bir ifade arasında ikna edici olma anlamında kıyaslanamayacak fark olduğunun da altı çizilmelidir.

Çocuklarımıza, saygılı, yapıcı ve güler yüzlü olmayı, aklını kullanarak önceden görmeyi, özellikle yaratamayacağı hiçbir şeyi yok etmemesi gerektiğini, tutmayı ama kopartmamayı, kısaca iyi insan olmayı öğretmeliyiz.

Unutmayalım ki bizim öğretmediklerimizi yaşam, çocuklarımıza çok daha ağır bedellerle öğretecektir. Ayrıca unutmayalım ki bugün tutup koparttığı için övülen çocuklar yarın acınacak durumlar yaşayabilir.

Yani neymiş… Vur oğlum değil dur oğlummuş… Yap kızım değil, yapma kızımmış

Çocuklara sadece kazanmayı değil kaybetmeyi de öğretmenin hayati önem taşıdığını unutmamak gerekir.
 
Ömer Orhan

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)