adscode

Bill Gates’e Mektup…

“Ben zor işler için hep en tembelleri seçerim, çünkü onlar zor işleri hep en basit yol ile çözer.”

byomerorhan@gmail.com




Sevgili Bill,

Sayende bilgisayar ve teknoloji konusunda dünya inanılmaz bir noktaya geldi. Başlarda fareye alışamamıştık ama şimdilerde çok rahatız, şu sağ klik olmasa ne yaparız bilemiyorum. Hayatımız çok kolaylaştı.
Öğrencisi, öğretmeni, akademisyeni, iş adamı, tasarımcısı, tekstilcisi, ev hanımı... Tüm toplum bu işi çok sevdik: “Kes, kopyala, yapıştır.”
Sizin oralarda kulaktan kulağa fısıldama oyunu var mıdır bilmem ama biz millet olarak pek severiz. İlk fısıldayanla son kişinin duyduğuna şaşırıp hâlimize güler, eğleniriz. Bu kopyala yapıştır işi de ona benziyor. İlk yazanla son kopyalayanın arasında neler neler değişiyor bilemezsin. Ama hiç gülmüyoruz Bill, seviyoruz bu kısa yolları. Sağ olasın Bill, bizi onlarca kitap okumaktan ve yazmaktan kurtardın.
İnternet de icat edildikten sonra ailecek nasıl rahatladık bilemezsin. Ben işimle ilgili her bilgiyi artık rahatça buluyor, sunumlarımı bir gece öncesinden rahatça hazırlıyorum. Gerçi internetten aldığım bilgileri paylaşan kişileri tanımıyorum ama herkes nasıl özverili ve paylaşımcı, inanamazsın.
Hanım artık yemek tariflerini internetten kopyalayıp alıyor ve sonra bizim için hazırlıyor. Anlayacağın onun da keyfi yerinde. Hep sana minnettarlığını ifade ediyor. Ölçülerde bazen karışıklıklar olsa da yemeklerden şikâyetimiz yok çok şükür. Yok yok karışıklık dediğim abartılacak bir şey değil, geçen gün sütlaca tuz koymuş ama tarifi alırken yanlış kopyaladığını söyledi bizimki. Olur böyle şeyler Bill, hanım çok rahatladı artık, ne yemek yapacağını düşünmüyor ya, inan biz de rahatladık.
Bu arada sen çocukları büyütmüşsün maşallah. Bizim oğlan da altıncı sınıfa gidiyor ve eve bol bol araştırma ödevleri getiriyor. Vallahi yeniden okula başladık desem yalan olmaz. Biliyor musun ödevlerin adı değişti, performans oldu.
Hatırlıyor musun Bill, bizim zamanımızda ne uğraşırdık ödevlerle. Kütüphanelere gider, onlarca kitap okur, araştırır ve birkaç sayfa özet yazardık. Ne zor günlerdi değil mi? Gerçi sen severdin okumayı, e sonuçta o zamanın olanakları ile dev gibi bir bilgisayar teknoloji imparatorluğu kurdun ve dünyanın en zengin adamlarından biri oldun. Demek ki şu an öğrenci olsan kim bilir neler yapardın?
Evet, Bill ödevlerin adı değişti, performans oldu ama sanki bizim oğlanın değil de benim performansım ölçülüyormuş gibi geliyor bana. Neden oldu anlamadım ama bizim kerata biraz rahata alışık da ona yardım ediyorum.
Bilgiye ulaşıp ödevi bitirmemiz on beş dakika sürüyor, hani fotoğraf falan isteniyorsa bilemedin yarım saat.
Allah razı olsun Bill, inan hep sana dua ediyoruz. Tüm hayatımız çok kolaylaştı ve artık bize daha çok zaman kalıyor. Ne iyi oldu bilemezsin Bill, ben daha çok maç seyrediyorum, hanım facebookta tüm gün boyunca arkadaşlarıyla paylaşımda. Tam bir felsefeci oldu bizimki, nereden buluyor o sözleri bilmem ama çok gelişti çok. Bazen yemek fotoğrafları da paylaşıyor, şu an için o yemekleri yapmasa da inanıyorum ki kısa bir zaman sonra onların da tadına bakacağız. Görüntüleri muhteşem!
Ödevler hemencecik bitince oğlanın da keyfi yerinde tabii. Akşam olunca odasına çekiliyor, ne sesi çıkıyor ne de soluğu duyuluyor. Şu bilgisayar çok iyi geldi ona. Geçen gün merak ettim ne yapıyor diye, bilgisayarda strateji oyunu oynuyormuş; savaş stratejileri. Sanırım bizimki bürokrat olup dış ilişkilerinde görev alacak. Gerçi bir ara savaş oyunu olduğunu duyunca şiddet öğrenmesinden korktum ama “Yok baba gerçekten öldürmüyoruz.” dedi de rahatladım.
Sevgili Bill, hayatımızı kolaylaştırdığın için sana minnettarız. İnan başarılarınla da gurur duyuyoruz.
Bu arada, senin sözlerinden olan “Ben zor işler için hep en tembelleri seçerim, çünkü onlar zor işleri hep en basit yol ile çözer.” sözünü ailecek çok benimsedik. Sanırım yeterince tembelleştik, artık bizi keşfedecek birilerini bekliyoruz Bill.
Sevgilerimle
Dostun…

 
Ömer Orhan

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)