adscode

Bir çocuğun gözünden…

Hatırlıyorum da küçükken çok ağlamıştım ve beni ağlatan ilk tokadın bir doktordan geldiğini söylediklerinde çok şaşırmıştım.

byomerorhan@gmail.com




Yaşamam için buna ihtiyacım varmış... Demek ki insanın yaşayabilmesi için arada bir tokat şart! Gerçi, ilk söylediklerinde de anlamamıştım, şimdi de anlamıyorum ama hayatımı sürdürmem için ne annem ne de babam bana hiç tokat atmadı, bunu biliyorum.

Her ne kadar annem onaylamasa da şu doktoru hiç unutmadım ve belki bir gün ben de bir fırsat bulurum diye bekliyorum.

Annem benim için başkaydı. Dün gibi hatırlıyorum da yüzünü buruşturmadan altımı temizleyen bir tek oydu.

Bana en yakın her zaman annem olmuştur ve onun kokusu hep bir başkadır. Beni koşulsuz sevmiş ve bana hep iyi davranmıştır. En çok neyi özlüyorum diye düşünüyorum da sanırım annemin sütünü çok sevmiştim. Ne yazık ki bu uzun sürmedi nedendir bilmiyorum ama annem işe gitmeye başlayınca hazır mamayla tanıştırılmıştım. Ben bu tanışmadan çok memnun olmamıştım ama mama aldığımız dükkân sahibinin çok mutlu olduğunu düşünüyorum.

Sanırım annemin iş hayatı stresli olduğundan bizim süt işi yatmıştı! Güler yüzlü annemi bu hâle sokan kimdi çok merak etmiş ve karar vermiştim, demek ki iş hayatı, “stresli ve zararlı”ydı. Bunu iyi anlamıştım ama küçükken izin verilen hatta ısrar edilen birçok şeyi daha sonra yapmama izin verilmemişti, işte bunu hiç anlayamadım.

Bizimkiler beni her zaman çok sevmiş, bir dediğim iki edilmemiştir. Ne var ki okula başlamadan önce bana alınan oyuncak sayısı okula başladıktan sonra giderek azalmıştı. Oyun mu zararlıydı yoksa oyuncak mı bunu da hiç anlamadım ama bir yerde okumuştum en iyi öğrenme, oyunla oluyormuş. Bu doğru mu bilmiyorum, ya eğitimle ilgilenenler ya da okuduğum yazıyı kaleme alan bunu bilmiyor olmalı bu kesin.

Okumayı her zaman sevmiş ve yanımda hep okuduğum bir kitap olmuştur. Ancak bazı kitapların uygun olmadığını söylediklerinde bunu da hiç anlayamamışımdır. Kitapların uygun ya da uygunsuzu olduğunu duyduğumda da çok şaşırmıştım.

Büyüdükçe her şeyi daha iyi anlarım diye beklerken tam tersi anladıklarımı da karıştırır hâle geldim. Küçükken yapmama izin verilenler büyüdükçe yasaklanmaya başlamıştı. Demek ki büyümek, yasaklanmak demekti, bunu sevmemiştim. Ben büyümek istemiyorum desem de bu da olmadı!

Okula başladıktan sonra yıllar geçtikçe ne yaptıysam bizimkilere yaranamadım. Sınavlardan doksan aldığımda neden yüz olmadı dediler ve hemen yüz alanları sordular. Anne ve babamın arkadaşlarımın başarısıyla neden bu kadar yakından ilgilendiğini de anlayamamışımdır.

Hayvan doktoru olmak istediğimde burunlarını büktüler, ressam olayım dedim gülümsediler… Şimdi ise sınav sonuçlarına bakarak kariyerimi belirleyeceklerini söylüyorlar, umarım karar vermeden önce bana da ne yapmaktan “mutlu olacağımı” sorarlar!

Ömer Orhan

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)