adscode

Bir insanın hayatını olumlu yönde değiştirme ihtimali…

byomerorhan@gmail.com




Her meslek, ona gönül verenler için değerlidir. Tutkuyla yapılan her işin sonunda da başarı vardır. Ticaretle uğraşanlar için işlerini büyütme ve elde ettikleri kazancın artması olumlu bir göstergedir. Sanatçı, toplumun beğenisine sunacağı bir yapıt ortaya koyabilir. Zanaatkâr, emek verdiği ürünün aynı kalitede olmasını sağlamaya çalışır ve satın alınmasını bekler. Doktor, hastalarının iyileşmesini, hâkim, adaletin yerine getirilmesini sağlamaya çalışarak, esnaf da, müşterilerine en iyi hizmeti sunarak memnuniyetlere göre başarısının karşılığını alır.

Eğitimci için durum daha farklıdır ve sabır gerektirir. Emeklerinin karşılığını ne zaman alacağı belli olmadığı gibi bir de kendisinden örnek olması, “her zaman” başarılı olması ve maddiyattan çok manevi kazanımlara değer vermesi beklenir.

Gençliğin verdiği iyimser düşünce yapısıyla hareket etme gücü ve kudretiyle mesleğe başlayan ve maddi beklentilerin önemsiz olduğu idealist yaklaşımlara sahip olan genç öğretmenler, neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu ileriki yıllarda yaşamla yüzleştiklerinde bu yaklaşımlarını gözden geçirmek durumunda kalırlar.

Mezun olduktan sonra bir daha sınava girerek başarılı olma, sonra görev almak için şans bulma ve ona verilenin bir şans olup olmadığını görmek için yola koyulmak zorundadır. Üstelik çıkacağı yolun hangi şehre, ilçeye, köye gideceği de belli değildir. Belirsizlik bununla da sınırla kalmayacak, yaşam koşulları, okulun olanakları ya da olanaksızlıkları onun tüm meslek hayatının sonraki aşamaları için büyük önem taşıyacaktır. 

Sürprizler bunlarla da sınırlı kalmaz. Toplumun kültür yapısı, gelenek ve göreneklerini birer renk olarak algılasa da belki de çoğu zaman mücadele etmek zorunda kalacağı birer engel olacaktır. İşte bunlar, ona üniversite yıllarında anlatılmayan konulardır. Aslına bakacak olursanız üniversitede “anlatılan” hemen hemen hiçbir konunun yaşamla ilişkisi yok gibidir. Yazılan kitapların güncelliği, yazanın bakış açısı ve birçok konunun pek ilgi çekici olduğu da maalesef söylenemez. 

Görev alacak öğretmenlerin oryantasyonu da yapılmaz… Ulusumuzda oryantasyon için en belirgin yöntem “zamanla alışır” yöntemidir. Bunu o kadar içselleştirmişiz ki atasözü hâline bile gelmiştir: “Kervan yolda dizilir.”

Hâl böyle olunca, genç öğretmenimiz eğer görev aldığı bölgenin insanı da değilse şartlara alışması onun için ayrıca zor olacak ama nasıl olsa zamanla alışacaktır!

İşte öğretmenlik böyle bir meslektir. Fedakârlık ister, sabır ister, her alanda bilgi sahibi olmak ister ve aldığı maaşla yaşayabilmek için ciddi bir ekonomi becerisi ister!

Bütün aşamaları ve olumsuzlukları yaşamayı göze almış öğretmen için tek motivasyon kaynağı öğrencisidir. Masum, haylaz, zeki, hazırcevap, vurdumduymaz, meraklı, meraksız, sabırsız, eğlenceli, melankolik, ergen… Çoğaltmak mümkün ve sizlerin de çoğalttıklarını eklediğinizde işte tümü, öğrenci. 

Anne ve baba için evde sadece bir ya da iki tane belki de üç ama okulda onlarca ve yüzlerce. Üstelik bir arada yani etkileşim içerisinde...

Peki, bu uğraşıya değer mi?

Eğitimci için sadece bir insanın hayatını olumlu yönde değiştirme ihtimali bile meslek hayatının tümünü kapsayacak kadar değerlidir. Bu nedenle evet, değer…

Tüm ulusun ya da dünyanın geleceğinde olumlu işler yapacak bir insanın eğitiminde etkili olduğunuzu düşünün… Ne büyük bir gurur... Ancak öğretmenler belki de öncelikle bunun tersini düşünerek başlamalı mesleğe... Topluma zarar verecek birini yetiştirme endişesi içerisinde, duyarlı ve sürekli tetikte olarak... 

Öğretmenlik, kocaman yürek gerektiren çok değerli bir meslektir ve bunu öğreten bir okul yoktur. 

Ömer Orhan

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)