adscode

Çıplak kral…

''Kralı seviyorsanız ve çıplak olduğunu görüyorsanız bunu söylersiniz. Eğer sevmiyorsanız risk almaz, karışmaz ve görmezlikten gelirsiniz''>>Devamı İçin Tıklayınız

byomerorhan@gmail.com




Geçenlerde üniversite son sınıfta okuyan kızım, yazdığım yazılarla ilgili, “yazılarında eleştirel bir dil kullanıyorsun ya da olumsuzlukları yazıyorsun” diyerek, o da bana bir eleştiri getirdi. Ona bir yanıt vermedim ancak konuyu derinlemesine düşündüm. Bu yazı aynı zamanda sevgili kızıma bir yanıt olsun istedim.

Öğretmenlik ve yöneticilikle ilgili deneyimlerimde, önleyici faaliyetlerin, düzeltici faaliyetlerden çok daha değerli olduğunu öğrendim. Yani elimde taşıdığım cam vazoyu kırdıktan sonra nasıl yapıştıracağımı düşünmek yerine, sürekli olarak kırmadan nasıl taşırım diye düşünmüşümdür. Bunu sadece eğitimciliğin yüklediği sorumluluktan değil, aynı zamanda insan olmanın verdiği sorumlulukla yaptım.

“Eyvah”, tembelin silahıdır.” derdi, rahmetli babam.

Sürekli anı yaşayan, bir sonrasını düşünmeyen, planlama ve zaman yönetimi konusunda özensiz ve keyfine düşkün insanların hata yapma olasılıkları da artar. Sonuçlar, sadece sizi etkiliyorsa, bardağın da sadece dolu tarafını görebilir, yaşayacağınız olumsuz sürprizleri de göğüslersiniz olur biter. Ancak kararlarınızın ve eylemlerinizin sonuçları diğer insanları da ilgilendiriyorsa daha dikkatli ve düşünceli olmak zorundasınız. Medeni olmak böyle bir şey işte… Ben medeniyim demekle medeni olunmuyor, makam ve mevkinin getirdiği görevler de “yaptım” demekle yapılmış olmuyor.

Hâl böyle olunca ve işler yolunda gitmiyorsa nelerin yolunda gitmediğini veya gitmeyeceğini paylaşmak gerekir diye düşünüyorum.

Türklerin sevdiği bir deyim vardır ve her iş sektöründe de çok yaygın olarak kullanılır: Taşın altına elini sokmak!

Çok önemli bir sözdür ve hangi makamdan olursa olsun bazıları için gerçek anlamda bir taşın altına el sokulacakmış algısından olsa gerek -mış gibi yaparak, sorumluluklardan kaçılır. Sorunlar görmezden gelinerek kendiliğinden çözülmesi beklenebilir ya da sizin yerinize sorunları dile getirecek bir sürü insan bulunabilir. Üstelik kim sorunları konuşmak ister ki?

Bu yöntem özellikle hiyerarşik yönetim şekli olan iş yerlerinde ve kurumlarda astların üstlerine onların da kendi üstlerine hep duymak istediklerinin söylendiği bir yöntemdir. Böylece şirin görünen, sorun iletmeyen biri olunur.  Temel ilke; olabildiğince sorumluluk üstlenmeden ve yetki kullanmadan risk almamaktır. Futbol ve basketbolda bu hareketin tam olarak karşılığı ise “topa girmemektir”. Böylece sorun çıktığında siz ortalarda olmazsınız.

Bu sıkça görülen bir yönetici profilidir. Yaratıcı olmayan, liderlik özellikleri zayıf ve koltuk derdine düşmüş bir yönetici, eski tabirle “idareci”. Ancak sorumluluk sahibi insanlar, sorunları ortaya çıkmadan görmeye çalışan, anı kurtarmak yerine yarını düşünen, vizyon sahibi, popülist yaklaşımlarda bulunmayan, cesur, gerçekçi ve samimidir.

Durum böyle olunca insan gördüğü olumsuzlukları nasıl görmezden gelir ve deneyimlerini paylaşmaz ki?.. Sorumluk sahibi bir kişi, aile, topluluk, şirket veya toplum için yararlı olan çalışmalar yapmalı, sorunları görünce de paylaşarak çözümler aramalıdır. Bunun için deneyimlerini samimi olarak ifade etmeli, önleyici faaliyetlere özen göstermelidir.

Madene insanları göndermeden önce yaşam odalarının yapılması, işçiler için her türlü güvenlik önleminin alınması, tatlı su kaynaklarının kirlenmesinin önlenmesi, bunun için sanayi atıklarının kontrollü olarak yok edilmesi, endemik bitkiler ve hayvanlarımız başta olmak üzere tüm doğaya sahip çıkılması, temiz enerji kaynaklarının kullanılması, israfın önlenmesi çıkacak yaşamsal sorunları ortadan kaldıracaktır. Hepsinden önemlisi de bunun için eğitim sisteminin bu anlamda düzenlenmesi ve biyoloji öğretmenleri bana kızmasınlar ama “endoplazmik retikulumu” öğretmeden önce yaşamsal değer taşıyan buna benzer tüm konuların, okullardan başlanmak üzere ele, göze ve akla hitap edecek şekilde işlenmesi önemlidir.

Yarın oluşacak hataları ve yanlışları görmezden gelmek, insanın kendi çocuklarına, torunlarına, geleceğine de ihanet etmesidir.

Kralı seviyorsanız ve çıplak olduğunu görüyorsanız bunu söylersiniz. Eğer sevmiyorsanız risk almaz, karışmaz ve görmezlikten gelirsiniz.

Sonuç; görmezden geldiğin için belki sen güvende olacaksın ama kral çıplak kalacak ve ülke trajik bir sona sürüklenecektir.

Bana gösterilenleri değil, onların arkasındakileri görmeye, yanlış bulduğum şeyleri paylaşmaya ve doğruları alkışlamaya devam edeceğim.

Umarım insanlık, alkışlanacak daha çok işlere imza atabilir.

Ömer Orhan


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)