adscode

Dürtülerle dürtülerek yaşamak…

Beslenmek, dinlenmek ve üremek, diğer canlılarda olduğu gibi insanlar için de temel ihtiyaçtır. Ancak sadece insanlar “ihtiyaç” durumunu abartır.

byomerorhan@gmail.com




Beyin, ihtiyaçları karşılamak için insanı “dürter”. Dürtülen de, hâsıl olan ihtiyacı karşılamak için harekete geçer. İhtiyaçların karşılanması ise iki şekilde önem taşır. Birincisi biyolojik, ikincisi ise beynin yarattığı psikolojik boşluğun doldurulmasıdır. Yemek yenmediğinde, su içilmediğinde, organlar çalışamaz ve enerji kaybı birçok soruna neden olacağı için uzun süre hayatta kalmak mümkün değildir. Herkes hayatta kalmak için sadece yemek ve içmek önemlidir diye düşünse de boşaltım yapılmazsa da yaşamak mümkün değildir. Bunun ne tür zorlukları olduğunu bir düşünün bakalım… Aslına bakacak olursanız “almak ve vermek” yaşamsal bir dengedir. Sürekli yiyemezsiniz ve sürekli uyuyamazsınız…

Hayatta kalmak için gerekli olan ihtiyaçlar ekosistem içindeki tüm canlılar için aynıyken, farklı ihtiyaçları da temel ihtiyaç olarak görmek ve bunların sayısını arttırmak sadece insana mahsus bir şey. Kimine göre giyinmek yeterliyken kimine göre modaya uygun giyinmek zorunlu! Hiç et yemeyen de var, et yemeden yaşayamayacağını düşünün de... Televizyon izlemeyen de var, televizyonsuz “yapamayan” da... Kumar oynamayı bilmeyen de var, 24 saatini kumarhanede geçiren de... Telefonu gerektiği kadar kullanan da var, elinden düşürmeyen de... Beynini kullanan da var, beyni olduğunu unutan da…

Şu bir gerçek ki insanoğlunun yaşamındaki gelişmeler, onun temel ihtiyaçlarının sayısını da arttırmış görünüyor. Bugün her türlü ürün ve hizmet çok çabuk kabul görüp ihtiyaç hâline getirildi. İnsan hayatındaki “olmazsa olmaz”ların sayısı her geçen gün arttı. Kapitalizm, beraberinde ürün pazarlama ve reklamı hayatın içine yerleştirdi. Cips yemeden, bilmem ne içmeden, pırlanta yüzük almadan, yemek sipariş etmeden, maç seyretmeden hayatı sürdürmenin mümkün olmadığı algısı yaratılarak, insanların bilinçaltındaki temel ihtiyaç listesi kabartıldı. Artık hiç kullanılmadığı hâlde bir sürü gereksiz fonksiyonlu cihazlara para ödeniyor. İhtiyaç olmamasına rağmen sadece sahip olma isteğiyle alışveriş yapılıyor. Beyinlere yerleştirilen ve bilinçaltında -arka planda- çalışan “virüsler” nedeniyle insanlar bilinç seviyesinde sorgulama yapmıyor. Maalesef her geçen gün bilinç geri planda kalırken, artık milyarlarca insanı alışkanlıkları ve dürtüleri yönetiyor.

Oysa gelişimine bakacak olursak, bebekken ihtiyaçları için ağlayan, sızlanan insan, büyüdükçe dürtüleriyle baş etmeyi öğrenir, öğrenmesi beklenir. Yani 20 yaşında birisi karnı acıktığında hâlâ ağlayarak yemek istiyorsa onda ciddi bir davranış bozukluğu var demektir. Bir anlamda insan, bebekliğinde dürtülerini ısrarcı bir şekilde dile getirirken, erişkinliğe ulaştıkça kendini kontrol etmeyi başarır. Yani her dürtüldüğü anda ağlamamayı, sızlanmamayı, sabretmeyi öğrenir. Dürtüleri kontrol edebilmek, ihtiyaçlarını sıralayabilmek ve yeterince gidermek, bir anlamda uygarlık göstergesi ve hayat becerisidir.

Temel ihtiyaç listesi kabartılan insan, bilincini yitirmiş, dürtülerinin esiri olmuş! Yarattığı sanal bir gerçeklik içinde dürtüle dürtüle yaşarken, ne yazık ki hem kendi hem de dünyanın sonunu hazırlıyor.

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)