adscode

Eğitim modelleri endemiktir

Eğitim modelleri endemiktir

byomerorhan@gmail.com




Gelişim insanların vazgeçmediği, vazgeçemediği bir olgudur. Her alanda sürekli bir arayış ve gelişim adına sürdürülen aktiviteler, değişen insanın da vizyonu olmuştur. İhtiyaçlardan yola çıkarak gündelik/sosyal yaşamı kolaylaştıran buluşlar, yöntemler, programlar ve süreçler, günümüzde de aynı doğrultuda devam etmektedir. Elbette eğitimde de bitmek bilmeyen bir arayış fikri, zihinleri kurcalamaktadır. Her zaman en iyisini bulma telaşı ve en psikolojik, en pedagojik, en bilimsel, en gelişmiş, en modern… 

Eğitimde elde edilen deneyimler, sanayi devrimi ile birlikte gelişmiş; ancak bu gelişim, bilgi çağında da yeni modeller oluşturmak için hız kesmeden günümüze kadar devam etmiştir. Bir eğitim sistemi kimin deneyimi ile ve nasıl oluşturulur? Bir model oluşturulurken tüm paydaşların da görüşü alınır mı? Alınmalı mı? Özellikle bilgi teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde hangi yöntem, teknik ve modellerin tercih edileceği şuan için çok zor görünmektedir. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişiyor olması bu konudaki deneyimlerinde kısıtlı yaşanmasına ve yetersiz kalmasına, her şeyden önce eğitim alanındaki uzmanlar tarafından içselleştirilmemesine neden olmaktadır.

Deneyim paranın satın alamayacağı şeylerden biridir ve önemlidir ama günümüzde deneyim, geleceğe yön vermede ne kadar olumlu bir etki yaratır? Stratejik olarak kimin deneyimi kullanılacaktır? Teknolojiye hâkim olan birisinin deneyimi mi? Yoksa eğitim alanında uzman birisinin deneyimi mi? Üstelik bu denli hızla gelişen olanakların bulunduğu günümüzde, teknoloji ve eğitimi zihninde birleştirecek, geleceği hayal edecek, yaratıcı bir bakış açısı! Üstelik en ufak bir hatada da mevcut eğitim sisteminin kaybolacağını, geri dönüşü olmayan bir yola girileceğini bilen, birkaç neslin yok olmasına neden olacağının farkında olacak sorumluluğu alabilecek erdeme de sahip bir bakış açısı!

Bir model oluşturulurken parametreler, paydaşlar, süreçler, vizyon, etik, toplumsal yapı, her türlü alt yapı ve olanakların tamamı önem taşır. Elbette bunların dışında kararlılık, süreç değerlendirme ve kazanımların gözden geçirilmesi de son derece değerlidir. İşte bu bağlamda bilimsel deneyim, olmazsa olmazdır! Sınama yanılma yöntemi ise eğitimle ilgili model arayışında en uzak durulması gereken yöntemdir. Sanayi ve endüstri için model arayışında hatalar en çok maddi değeri olan hammadde kaybına neden olur; ancak eğitimin hammaddesi “insan” olunca konu çok daha hayati önem taşır. İşte bu temel düşünce yapısı ile daha bilimsel yaklaşımlar ve yöntemler ile yetkinliği kabul edilmiş kişilerce ve aceleye getirilmeden modeller oluşturulmalıdır.

Gerçeklikten uzak, sübjektif görüşlerle, çoğu zaman bulunduğu coğrafyaya ve siyasi yapıya göre oluşturulmuş bir modelin başarılı olma olasılığı düşüktür ya da başarısı uzun süreli olmaz. Ayrıca, bu şekilde oluşturulmuş ve başarılı olmuş bir eğitim modeli diğer toplumlar için de uygun olabilir ama bu sadece olasılıktır!

Bilgi çağının yaşanmaya başlamasıyla bilgiye erişim, veri toplama ve deneyimlerin paylaşımı son derece basit hale gelmiş ve aynı ölçüde kes, kopyala, yapıştır yöntemi de benimsenmiş, hemen hemen her alanda kolaycılık tercih edilir olmuştur. Yaratılan tüketim toplumları insanları kolaycılığa sevk ederek popülist yaklaşımlar da birçok alanda karşımıza çıkmıştır.

Düne kadar Windows işletim sistemini tanımayan birisinin önündeki arama motoruna yazdığında karşısına çıkan bilgilerden refleks olarak etkilenmesi elbette kabul edilebilir; ancak bilgi okuryazarlığı, verilerin ayıklanması ve etik gibi konuları da dikkate alarak elde edilen bilginin değerlendirilmesi bir süreç, tercih edilen bilginin kullanılır hale dönüştürülmesi ise ayrı bir süreçtir.
Finlandiya’nın eğitim modelini internetten öğrenmek için zaman ayıran birinin, Finlandiya’nın sosyolojik yapısını, tarihini, kaynaklarını, fırsatlarını ve kültürünü de tanımak, anlamak için aynı zamanı ayırdığını düşünmüyorum. Hâl böyle olunca, her alıntı, kullanıldığı toplumda yama gibi kalmaya mahkûm olur.

Eğitim modelleri endemiktir! Toplumun coğrafyası, nüfusu, sosyolojik yapısı, kaynakları, ihtiyaçları, kültürü ve stratejik planları eğitim sisteminin belirlenmesinde büyük önem taşır. Kurgulanacak olan eğitim sistemi kökünü bulunduğu toplumdan, onun değerlerinden ve kültüründen almalıdır. Devşirilmiş, ithal edilmiş hiçbir şey gibi eğitim sistemi de dışarıdan alınamaz. Bu tür kolaycılıklar her geçen gün sarmal olarak başka hataların yapılmasına ve geri dönüşü olmayan yollara girilmesine neden olur.

Dünya üzerinde küresel kültür oluşması için çaba olduğu ortadadır. Artık silahla değil dil gibi eğitim gibi farklı argümanlar kullanılarak yayılma planları yapılmakta ve hayata geçirilmektedir. Üstelik gelişim için bunun ne kadar gerekli olduğu gibi savlar da insanların zihinlerine yerleştirilmektedir. Ancak kültürel farklılıklar yok edildiğinde tek kültür oluşturulmaya çalışıldığında ortaya çıkacak sonuç bir başarı olarak algılansa da elde edilen yavan bir başarı olacaktır. Renksiz, kokusuz, tatsız! 

Kültür, mozaik resim gibidir. Onu oluşturan parçaları birbirinden ayırdığınızda geriye sadece “bir avuç taş parçası” kalır. Elbette öğretimde küreselleşme tercih edilebilir ama eğitimde mutlaka kültürel farklılıklar korunmalıdır. Aksi takdirde gelecekte tek tip insan yaratılmış olur. 

Hangi eğitim sistemi olursa olsun “model” insandır. Yani eğitim sisteminin merkezinde insan olduğu asla unutulmamalıdır. Bu son derece basit olmasına rağmen, çok karmaşık hale getirilen bir şeydir. Oysa doğru seçilmiş, eğitilmiş ve yönlendirilmiş insana odaklanmak yeterlidir. Yani, doğru model, doğru öğretmendir. İyi seçilmiş, iyi eğitilmiş ve rol model olabilecek “öğretmen”. 

Sürekli değiştirilmeyen, tüm süreçlerin izlendiği, değerlendirildiği, tekrar düzenlendiği ve toplumun kültürünü yok etmeden oluşturulan modellerde öğretmenler birinci planda yer alacaktır. Çağdaş, açık görüşlü, yenilikleri izleyen, öğrenmeyi öğretebilen ve gerçek bir kılavuz olmayı başaran öğretmenler, her dönemde toplumun ihtiyaçlarını da görecektir. 

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)