adscode

Eğitimciler ve eğitim bilimciler, dijital dünya kâhinleri ile barışmak zorundadır

byomerorhan@gmail.com




Gelişim, son iki yüz yıldır akıl almaz bir hızla gerçekleşmektedir. İnsanoğlunun kontrol altında tuttuğu gelişime ait süreçler artık sarmal bir şekilde ve sonrası meçhul olarak ilerlemektedir. Yarın ne olacağını kestirmek, neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Günümüzde, gelecekle ilgili öngörüde bulunmaya çalışmak, ortaçağda kehanette bulunmaktan farklı değildir.

Daha çok büyümek için geliştirilen stratejiler ve agresif şirket politikaları, yazılmış senaryolar ve oynanan oyunlar… Gerçekle metaforun birleştiği andır bu!

Büyük şirketler tarafından üretilen ve 7’den 70’e tüm insanlığın ilgisini çeken dijital “oyunlar”… Üretilen ve servis edilen bu oyunların çoğunluğunun insan gelişimine bir katkı sağlamadığı, tam tersine ekran bağımlılığı yarattığı ortadadır ancak şiddet içerikli olanların -ki çoğunluğu maalesef böyle- kutularının üzerinde +13, +18 gibi uyarı ibareleri bulunmaktadır.
  • Ben uyarımı yaptım, insanlar bilinçli olsun ve uygun olmayanı almasınlar da elbette bir yaklaşımdır ancak ne kadar samimidir?
Günümüzde insanlık teknolojik gelişimin kölesi olmuştur. Ne onunla olabilmektedir ne de onsuz!

Özellikle son yıllarda yaşanan baş döndürücü gelişim, ebeveynleri de birçok soru ve sorunla baş başa bırakmıştır. Özellikle ekran bağımlılığı konusunda çaresiz durumda kalan insanlar için eğitimciler de ne yapacaklarını kestiremez hâle gelmiştir. Bununla birlikte, durumu görmezden gelmek kolaycılık olacağı için bazı eğitimciler, teknolojik olanakları eğitimin süreçlerine dâhil etmeyi tercih etmişlerdir. Bu, akılcı yol olarak kabul edilse de nasıl?..

20. yüzyıl deneyimleriyle 21. yüzyıla yön vermek her eğitimcinin başaracağı bir iş değildir çünkü teknolojiye sahip olmaktan çok onu etkin kullanmak, değer yaratmak, hayal etmek ve en önemlisi bu konuda hayal ettirebilmek önemlidir. Ancak günümüzde bu konudaki girişimler iyi niyetli bir çabadan ileri gidememektedir. Kabul edelim, bilgisayar ve akıllı telefonlarda kullanılan uygulamalar (applications) öğretmenlerden çok daha fazla ilgi çekmektedir! Aslına bakacak olursanız neredeyse her yaş grubuna hitap eden bu dijital uygulamalar çağımızın gözdesi olmuş durumdadır.
Konuyla ilgili değerlendirme yapmadan önce çevremize bakmakta yarar vardır. Canlıların oyunla öğrendiklerini doğayı gözlemleyerek görebiliriz. İnsan da yürümeye başladıktan sonra hızlı bir şekilde ve oyun oynayarak kendini keşfeder, sınırlarını öğrenir ve hayati deneyimler edinir. Yetişkinler, çocuklara bu süreçlerde yol gösterir ve yardımcı olur çünkü onlar da aynı deneyimlere sahip olmuştur. Günümüz için belki de bir süre daha bedensel gelişimi destekleyici oyunlar ve aktiviteler için yetişkinler rehberlik edebilir ancak özellikle duygusal ve analitik zekâ ile dikkat gerektiren etkinlikler, oyunlar, dijital teknoloji bilgisi gerektirdiği için bu konuda yetersiz kalınmaktadır. Bu hızlı gelişim, kuşaklar arasındaki mesafenin daha da açılacağının göstergesidir.

Peki, çocukların ve gençlerin gelişimleri seçecekleri uygulamalara mı bırakılmalı? Eğitim öğretim süreçlerinde bu rastlantısal süreçlerde en iyisini ummaktan başka çıkar yol yok mu?

Tüm yetişkinlerin yeniden yetiştirilmesi mümkün olamayacağına göre en iyi yol çocukların ilgisini öğrenmek, anlamak ve bu noktadan hareket etmekle olacaktır.

Şu an için günümüzde çocukların ilgisini çeken ekran oyunlarının irdelenmesi, bu oyunların insanlığın geleceğini olumlu yönde geliştirecek değerleri içermesi sağlanmalıdır. Bu anlamda uzmanların, dijital teknolojiyi servis edenlerle aynı masa başına oturması ve süreçlere dâhil olması gerekir. Oyunları yaratanlarla buna karşı çıkanlar aynı tarafta yer almalıdır. Bir anlamda “dijital” dünya ile barışmak gerekir. Eğer bugün uzmanlar ve eğitimciler sürece dâhil olmazsa yarın çok geç olacaktır çünkü dijital dünyayı yönetenler, çıkarları uğruna ve kendi başarılarını izleyerek yollarına devam edecektir.
Unutulmamalı ki, neredeyse tüm dünya dijital teknoloji ve uygulamalarını takip etmektedir. Görece olarak da gelecekte kimin başarılı olacağı ortadadır! Şu an için çok kolay olmasa da çözüm hâlâ mümkündür. Bilim insanları, eğitim uzmanları ve dijital teknolojiyi geliştirenler, birlikte yeni uygulamalar ortaya çıkartmalı, tüm sistem buna göre yeniden inşa edilmelidir.

Eğitimciler ve eğitim bilimciler, dijital dünya kâhinleri ile barışmak zorundadır.
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)