adscode

Eğitimde klasik anlayışa makyaj!-3

byomerorhan@gmail.com




Okullarda teknolojik alt yapıya sahip olduğunuz andan itibaren “aynı zamanda eskimiş de” olan bu teknolojiyi en verimli şekilde kullanma isteği, son derece haklı bir istektir. Yapılan yatırımın karşılığı da alınmalıdır. Ancak süreci yönetecek kişi/kişiler kim/kimler olmalıdır? Özellikle öğretmenlerin eğitimini sağlayacak ve bunu düzenli olarak sürdürecek birilerine ihtiyaç olduğu kesindir. Teknolojiye sahip olduktan sonra kendi hâline bırakılan durumlarda neler yaşandığına hepimiz tanık olmuşuzdur.


Projeksiyon makinesinin kalibrasyonunu yapamayan, etkileşimli tahtaya mürekkepli tahta kalemleri ile yazmayı tercih eden, araştırmanın/kurcalamanın programları bozacağı kaygısına kapılan, sunum yapmak için sadece powerpoint kullanılacağını sanan, cd okuyucusunun sürgüsünü kahve altlığı zennedenlerin var olduğunu biliyoruz.

Bununla birlikte aynı ortamlarda, aldığı eğitim ve kişisel çabalarıyla, iyi birer program kullanıcısı olan, kaynakları araştıran, değerli olanı ayrıştırabilen, işe yarar olanı seçerek kullanan, kullandığı kaynağı açıklayarak etiğe de dikkat eden, ders içerikleri geliştirebilen ve bunları paylaşanların var olduğunu da biliyoruz.

Teknolojiyi özümsemiş, bunun sadece bir araç olduğunun bilincinde olan eğitimcilerle, bundan çok uzak olanların çeşitliliği, bir okulda işleri zorlaştırmaktadır. Hızla eskiyen ve oldukça pahalıya mal olan bu süreçlerin yönetilmesi için öğretmen eğitimlerinin plan dâhilinde ve sürekli olması büyük önem taşımaktadır. Bu anlamda en akılcı yol, eğitim fakültelerinde eğitimlerini tamamlamış olan bilişim teknolojileri öğretmenlerine aktif roller verilmesidir.

Ülkemizde en büyük sorunlardan birisi, ihtiyaca göre ve ihtiyaç oranında insan yetiştirilmemesidir. Oysa gereksinimlerin doğru saptanması, yükseköğretim programları ve kontenjanları belirlenirken bunun dikkate alınması, konuya bütüncül yaklaşılması gerekir. Popülist yaklaşımlarla kontenjan artırımlarının eğitimin kalitesini düşüreceği ve ileride yaratacağı sorunlar da göz ardı edilemez.
Öğretmenlik her şeyden önce, formasyon gerektirir. Bunun hafife alınması, birçok karışıklığı ve sorunu da beraberinde getirmektedir. Üretilen, günlük her görece çözüm, gelecekte daha büyük sorunlara da temel oluşturur.

Bu anlamda okullarda teknoloji ile ilgili süreçlerin planlanması, eğitimlerin gerçekleştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için bu eğitimi alan ve gerçek öğretmenlik formasyonuna sahip olanlara görev verilmesi uygun olacaktır.

Okullarda, teknoloji kullanımı konusunda radikal uygulamalar yerine bilinçli hazırlanmış planlar ve yönetilebilen süreçlere ihtiyaç vardır.
Unutmayalım, en son çıkan tablete ve en “akıllı” tahtaya sahip olunca iş bitmiyor!

Devam edecek…

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)