adscode

Eğitimde klasik anlayışa makyaj! -4

byomerorhan@gmail.com




Eğitimde tablet kullanımı ve teknoloji konusundaki çekinceler elbette anlaşılır bir şeydir. Ancak, bu değişim ve gelişimin önünde durmak yerine, süreçlere dâhil olunmalıdır. Teknolojinin gerektiğinde kullanılabileceğinin ve bununla birlikte bir kitabın sayfalarına dokunmanın da insana ayrı bir haz vereceğinin öğrencilere hissettirilmesi gerekir. Yani birini diğerine tercih etmenin gerekmediği bilinmeli, öncelikler asla unutulmamalıdır.

 Eğitim ve öğretimdeki öncelik okumaktır. İster tabletten okunsun ister baskı kitaplardan, yeter ki doğru bilgiler içeren ve düzgün bir dille yazılmış makaleler, yazılar okunsun.
 
Kitap sayfalarına dokunmadan, gazetenin kokusunu içinize çekmeden rahat edemiyor olabilirsiniz, birçok kişi de sizin gibi tercih ediyordur; ancak unutmayın ki çocuklarımızın çocukları belki de kitapları sadece el yazması kitaplar gibi algılayarak müzelik olarak görecekler. Bu gerçeği mutlaka bizler de görmeli, kabul etmeli ve süreçleri doğru yönetmeliyiz. Bu anlamda baskı kitapların yerini alacak olan bilgi kaynaklarının doğru bilgileri içerdiğinden, güvenilir olduğundan ve etiğe dikkat ettiğinden emin olmalıyız.
 
Kara delik gibi her geçen gün kontrolsüz büyüyen internet ortamında çocukların ve gençlerin neyi ve nereden doğru olarak öğrenebileceklerini onlara öğretmemiz gerekecek! Elbette öncelikle, bunu öğrenmemiz daha sonra ciddi bir alt yapı kurarak, veri tabanları oluşturmamız, internetin güvenli olarak nasıl kullanılacağının altını çizmemiz; kısacası bilgi okuryazarlığına dikkat çekmemiz çok önemli. Yoksa önüne gelen bir internet sitesinde veya oluşturduğu bir blogda aklına geldiği gibi belki de yalan yanlış şeyler yazarak insanlara servis etmeye devam edecek ve yine birçok kişi bunları takip edecektir.
 
İnternetin hayatımıza girdiği ilk günden bugüne dek bir kullanıcı olarak sanal gelişimi, gecekondu mahallelerinin oluşumuna benzetiyorum. Plandan uzak, alt yapı sorunları olan ve güvenlik zaafları bulunan mahalleler! Bu mahalleleri ve teknolojiyi yönetmek her geçen gün daha büyük önem taşımaktadır.
 
Bundan önceki bölümlerde de dikkat çekildiği gibi, teknoloji kullanımı konusunda sorgulanması gereken çok şey var. Amacımız, teknolojiyi kullanmak adına sadece bir tablete sahip olmak olmamalı. Aslında her şey bir tablete sahip olduktan sonra başlıyor! Bu arada, biz hangi tablet diye düşünürken, tabletler eskidi ve yenileri piyasaya çıktı! Bu da ayrı bir konu…
 
O zaman tablet seçiminden çok;
Nasıl veri tabanı oluşturulacak?
Nasıl güvenli internet ortamı sağlanacak?
Bilgiye erişimde merak uyandıracak ders içerikleri nasıl oluşturulacak ve sürekli güncelleme için hangi yollar bulunacak?
Bu içerikler nasıl paylaşılacak?
Farklı öğrenme şekillerini kabul ederek bunlara göre nasıl yöntemler geliştirilecek?
En önemlisi de öğretmenler bu sürece nasıl dâhil edilecek?
Öğretmenleri kim ve nasıl eğitecek? Onlara ne öğretilecek?
Sorulması gereken birçok soru ve verilmesi gereken birçok yanıt var. Belki de doğru soruları sorarak, önceliklerimizi saptayarak başlamakta yarar var.
 
Bugün, merak uyandırmak, isteği arttırmak ve öğrencilerin önünde yer alarak, model olmak gerçekten zor. Öğretmenlerle öğrenciler arasındaki durumu paralel evrenler gibi görüyorum. Öğrenciler bir evrende, öğretmenlerse diğer bir evrende yaşıyor ve aralarındaki bağlantı görece olarak yok denecek kadar az. Dr. Robin Hanson’ın dediği gibi paralel evrenlerin arasında etkileşimin varlığını kabul ederek, bu bağlantıları bularak geliştirmeyle başarılı olunabilir diye düşünüyorum. Öğretmenlerin yetiştiği yıllara ve deneyimlerine bakarak bunun zor olduğu düşünülebilir ama imkânsız değil! Çoktan seçmeli sorularla yapılan bir eğitim sistemi yerine öğrencilerin farklılıklarını görmeye çalışacak bir anlayışla, öğrencileri de sürece dâhil ederek yeniden öğreniyormuşçasına, aynı heyecan ve aynı istekle, birlikte öğrenmeyi bilmek gerek.
 
Ezberi bozmak ve bildiklerini unutarak yeniden başlamak! Eğitim, gelişime, değişime açık, cesur ve yürekli insanların işi!
 
 
Ömer ORHAN
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)