adscode

Eğitime bunu yapmayın!

Eskiden utanma ve çekinme diye bir şeyler vardı! Sıra bekleyenlerin önüne geçilmez, hanımlara, yaşlılara, çocuklara yol ve yer verilirdi. Böyle büyüdük biz.

byomerorhan@gmail.com




Yaşça sizden büyük birileri gelince oturuş düzeltilir, üst başa çeki düzen verilirdi. Mezarlıktan geçerken müzik kapatılır, cenaze geçerken de varsa şapka çıkartılırdı. Ölülerin müzikle ya da sizin şapkanızla ilgili bir beklentileri elbette yoktu ama bu saygıyı hak ettikleri düşünülürdü.

Saygı, öyle süslü laflarla yazarak ya da söyleyerek “yalandan” gösterilmez. Bunu samimi olarak sunmak gerekir

Anne ve babalar çocuklarının elinden tutar, büyükler ziyaret edilirdi. Sıkılsanız da defalarca dinleseniz de yine de büyükleri dinler, gözlerindeki ışıltıyı görür ve iç huzuru bulurdunuz. Çocuklarınıza, yarın onların da yaşlanacaklarını, dört gözle torunlarını bekleyeceklerini öğretirdiniz. Öğretirdiniz, çünkü bu değerler, reçete ile eczanelerden veya gramla aktarlardan alacağınız bir şey değildi! 

İnternetten çiçek göndermekle ya da tatil dönüşü çocukların nazını, niyazını çekmemek için onları evde bırakıp büyüklere yarım saat usulden uğramakla ve kendinizin bile inanmadığı bahaneler üretmekle bu işler olmaz.

Sosyal medyada değerlerle ilgili sözleri ve görselleri beğenmekle vicdanlar serinlemez, kendimizi kandırmayalım. Gitmek, dinlemek, paylaşmak gerekir. Bunu çocuklara öğretmek, göstermek gerekir. Ebeveynler kendi anne ve babalarına saygı gösterecek ki çocuklarından da aynı saygıyı görebilsinler.

Öyle altın varak kâselerden şerbet içerek, fakir fukara edebiyatı yaparak bir nesli yetiştiremezsiniz. 

“Komşun açken sen tok yatamazsın.” söylemlerinden önce onlara selam verip hâl hatır sorun ki yarın sizin de selam verenleriniz olsun.

Her şeyin başı eğitim ama önce buna inanmak ve bunu istemek gerekiyor. Çocukları pamuklara sarıp büyüterek yaşamdan izole etmek, kendine güveni tam olsun derken küstahlaştırmak eğitim değil!

Belki evlerde işler kör topal yürüyor. Peki ya okullarda?

Anlaşılan o ki bilinen ve alışık olunan okul kültürleri de değişmeye, değiştirilmeye başlandı. Okullarda onlarca dersi sadece sınavlara hazırlık olarak görerek sanat, spor, ahlak gibi derslerde test çözdürmek eğitimcilik değil!

Onca özveri ve emekle yetiştirilen çocukları son sınıfa geçmişken çeşitli vaatlerle okullarından alan kurumların yaptığına da yakından bakmak lazım. Öğretimde okulların ve öğretmenlerin çocuklara kazandırdıkları önemlidir. Hazır olanı alarak onların üzerinden değer üretmek, kazanç sağlamak iş değil. Özellikle de iletişim bilgilerini alarak öğrenci ve velilerini arayarak görüşmeye davet etmek, hangi anlayış ve görüşle örtüşür?

Şark kurnazlığına gerek yok! Eğer bir eğitimci ahlâklı davranmıyorsa onun eğitiminden ne hayır gelir?

Bilmem hatırlar mısınız, ÖYS’de daha yüksek ortaöğretim başarı puanı alabilmek için başarılı öğrencilerin gittikleri Anadolu Liseleri ve Fen Liselerinden, daha düşük ortalaması olan okullara, son sınıflarda kaçış olurdu. 18 yıl önce 15 öğrenci bu istekle görev yaptığım okula gelerek, nakil gelmek istediklerini, böylece okulun adını duyurarak kendilerinin de biraz daha fazla OÖBP hedeflediklerini söylemişlerdi. Bu isteği iki nedenle kabul etmemiştim. Birincisi; 15 öğrencinin diploma notları okul ortalamasından yüksek olduğu için diğer öğrencileri aşağıya bastırarak tercihlerinde olumsuz etki yaratabilecekti, ikincisi ve daha önemlisi; bu, hiç etik değildi. 

Bugün bunu sizlerle paylaşabiliyorsam işte o gün o kararı verirken bir an bile tereddüt etmeyişimdendir.

Elbette sistemler kurulurken bu ve benzeri tenezzül açıkları yaratılmamalıdır ancak ondan da önemlisi eğitimcilerin erdem konusunda örnek olmalarıdır.

Eğer her şey mübah kültürü yaratılırsa, korkarım ki bundan en çok yakınanlar yine bunu yaratanlar olacaktır!

 

Ömer Orhan


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)