adscode

Farklı olmak isterken aynı olmak!

Canlılar gösterişli olmak ve dikkat çekmek için ya da tam tersine gizlenmek için çaba harcarlar.

byomerorhan@gmail.com




Doğada birçok hayvan türünde erkekler, fiziksel görünüm olarak çok renkli, süslü ve gösterişlidir. Karşı cinsi etkilemek için beden gücü, vücut dili ve sesi gibi tüm olanaklarını ve dansla da yeteneklerini kullanırlar. Buna karşın dişiler, onlara sunulan bu performansları değerlendirerek, bir seçim yapacakları için olsa gerek, çok daha sade ve gösterişsizdirler. 

İster hayvan olsun ister insan, cinsiyet de önemli değil, eğer seçen sensen, gösterişe gerek yok! Eğer seçilensen de tüm çaba seçilene kadar. 

Hayvanların farklılıklarını yaşam koşulları ve üreme içgüdüleri belirlerken, insanlarda işler biraz daha karmaşıktır. Sözümü geri alıyorum, aslında farklı olma durumunu insanlar karmaşık hâle getirir. Oysa sahip olduğu en büyük farklılık beyni, aklı ve zekâsını kullanma becerisidir.

İnsanın genetik özellikleri, fiziksel özellikleri, yaşadığı ortam, sahip olduğu kültür, eğitim durumu ile aldığı “eğitimden özümsedikleri” ve duygusal zekâsı gibi birçok etken farklı olma isteğinin “farklı” biçimlerde şekillenmesine neden olur.

İnsan gelişiminde ilk deneyimlerin yaşandığı ve modellerin alındığı topluluk olması anlamında ailenin yeri önemlidir. Birçok anne ve baba, yaşantıları veya söylemleriyle farkında olmadan çocuklarına model olduklarını bilmezler. Süslenmeye meraklı bir çocuk için ailesine ve yaşadığı çevresine ya da ona yakın olanlara bakmak yeterlidir. Büyük bir olasılıkla biri model alınmıştır, bu davranış desteklenmiş ve yeri geldiğinde gerekli açıklamalar yapılmadığı gibi samimi olarak da sınırlar konulmamıştır. Bu şekilde yetişen bir çocuk için hayatı boyunca farklı olma isteği de bu şekilde algılanacaktır.

Ergenlik dönemleri hemen hemen tüm canlılar için sıra dışı ve kontrolsüz davranışların yaşandığı dönemlerdir. Bu dönemlerde aklı ön planda tutarak mantıklı düşünme yerine, ruhsal olarak daha ani iniş, çıkışlar ve karmaşık psikolojik durumlar yaşanır. Tabiri caizse gençler, züccaciye dükkânına girmiş fil gibi davranırlar. Canım deseniz canın çıksın anlarlar! 

Bu dönemde ilişkilerin yıpranmaması için yetişkinlerin sabırlı ve kontrollü olmaları, “yüz göz olmadan” bıçak sırtı davranmaları gerekir. Yetişkin alışkanlıklarının, özellikle de olumsuz olanlarının örnek alındığı dönem olması nedeniyle son derece dikkatli olunmalıdır. Yani gençler yetişkin gibi davranma isteği içinde olduklarından çoğu zaman ayrım yapmadan, en belirgin olan yetişkin alışkanlıklarını, davranışlarını denemeye başlarlar. Elbette bu denemelerin içinde kötü alışkanlıklar, maço “havalar” ve aykırı (marjinal) davranışlar da yer alacaktır.

Bu davranışlar beklendik oldukları için anlayışla karşılanmalı ancak bu anlayışın da sınırları olmalı ve sürekli izlenmelidir. Çok fazla nasihat etkisi yaratmadan özellikle de gençlerin model aldıkları kişilerin doğru ve yanlışları bir şekilde sürekli paylaşması gerekir.

Kolaycılık ve rahatlık insanlığın genlerinde olduğundan bu dönemlerde özellikle farklı olmak için en kolay yol olan fiziksel farklılık tercih edilir. Genç kızlar bir taraftan yüzlerini öne çıkartmak yerine gizlemek için saçlarını salarak dolaşmaya diğer yandan da makyaja ve giyime meraklı olurlar. Erkekler ise bu dönemde kızlar kadar süse püse bakmasa da kimisi vücut geliştirmeye, spora, güç göstermeye veya tam tersi eve kapanarak teknolojiye yönelirler. 

Farklı olmak için birçok eşya, malzeme, davranış ve uygulama kullanılabilir. Ancak son yıllarda dövme yaptırmak, oldukça sık görülen bir uygulamadır. İnsanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan dövmelere bir süre sonra alıştıkları da bir gerçektir. Küçük bir dövme ile başlayanlar, farklı hissetmeyi sürdürebilmek için de daha fazlasını yaptırmaya her zaman hazırdırlar. Dövmeyle yeterince farklı göründüğünü düşünmeyenler ise deri altlarına çeşitli objeler koydurarak, yarattıkları kabartmalar ile en farklı olduklarını düşünmektedir. Anlayacağınız gibi bunun sonu yok!

Bir gerçek var ki hem kızlar hem de erkekler çevrelerinde popüler olan kültürü de izlemekten geri kalmazlar. Özellikle giyim tarzı olarak yaratılan modaya uyarak farklı olmaya çalışırken aynı olduklarını da göremeyecek kadar ergendirler!

Bu arada bazı yetişkinler için yaşam, “bitmeyen bir ergenlik dönemidir”, atlatılamayan ve sıkışıp kalınan bir dönem…

İnsanın fiziksel özellikleri ve diğer gösterişleri ile yarattığı farklılık sabun köpüğü gibidir. Oysa farklı olmak, yaşama katılan ve başkalarıyla da paylaşılan değerlerle anlam kazanır.

 

Ömer Orhan

 

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)