adscode

“Globalleşen dünya ve dilimizdeki yeni paradigmalar!”

byomerorhan@gmail.com




Dilimize yerleşen yabancı sözcükler yerine öz Türkçe sözcükleri örneklemek sanırım daha kolaydır! Her geçen gün kirlenmekte olan dilimizi koruma çabalarından da vazgeçildiği ya da çaresiz kalındığı ortadadır. Devlet bu konuda yeterince hassasiyet göstermedikçe bu işin kendi kendine düzelmesini beklemek büyük saflıktır.
“Globalleşen” dünyada “sanal” ortam aracılığıyla sözcüklerin bir yerden başka bir yere taşınması da inanılmaz hızlı olmakta ve sorgusuz sualsiz kullanılmaya başlanmaktadır. Bu cümledeki global sözcüğü sizi rahatsız etmedi değil mi? Ama etmeliydi. Bunun yerine dünya çapında ya da küresel sözcüğü kullanılabilirdi. Ancak birçok sözcüğün alternatifi bilinmiyor bile!
Sözcük istilası o denli büyük ve hızla yayılıyor ki bununla mücadele etmek kişisel çabalarla mümkün değildir. Devlet, bu konuda ilgili kurumları ile topyekûn harekete geçmelidir. Bu anlamda ciddi politikalar ve izlemler (stratejiler) oluşturmak zorundadır. Öğretmen yetiştiren kurumlar başta olmak üzere, tüm üniversiteler ve okullarda Türkçenin doğru kullanımı işaret edilmelidir. Elbette bunu desteklemek için her türlü kitap, yayınlanmadan önce kontrol edilmeli, görsel ve yazılı basın da konuya duyarlılık göstermelidir.

Ancak maalesef millet olarak batı hayranlığımız her zaman olmuştur. Üniversite yıllarımda bazı arkadaşlarımın konuşurken özellikle yabancı sözcükler kullanma çabasına tanık olduğumda içimden, çoğunlukla da belli ederek gülerdim. Hatta bu şekilde aydın (entelektüel) görünme çabasında olanlar için “entel” sıfatı kullanılırdı. Üç kitap okuyan kendisini aydınlanmış hisseder, etrafını aydınlatma isteği ile yanıp tutuşarak da anlatmaya başlardı. Elbette sözcükler de özenle seçilmeliydi ve kişinin okuduğunun en önemli göstergesi de kimsenin kullanmadığı yepyeni sözcüklerin kullanımıydı. “Entel” olmak önemli bir şeydi!

Bugün devletin kurumlarının başında bulunan eğitimcilerin bile konuya özen göstermediğini, yeni “paradigmalar” (değerler dizisi) ortaya çıkartırken, Türkçe kullanımında özensiz olduklarını görüyoruz. Elbette kimse sütten çıkmış ak kaşık sayılmaz ama dilimizin doğru kullanımı konusunda eğitimle ilgilenen insanların çok daha özenli olması, yol gösterici olması gerekir.

Başka ülkelere seyahat edemeyenler/etmeyenler üzülmesinler çünkü ülkemizin büyük şehirleri, ne Avrupa’yı aratır, ne Amerika’yı. Caddelerde dolaşırken nereye baksanız sanki başka bir ülkede dolaşıyor gibi hissedersiniz. Türkçe neredeyse yok gibidir; olduğunda da çoğunlukla bozuk veya özellikle bozulmuş şekilde kullanılmıştır. Mağaza ve şirket isimlerinde yabancı sözcük kullanımı konusunda da ülkemiz, tam bir cennettir. İşin kötü tarafı bunun normal olduğu algısı oluşmaya başlamıştır. Hatta Türkçeyi doğru kullanmaya çalışanlara garipseyerek bakılmaktadır.

Evet, ortada bir garipliğin olduğu kesindir. Günümüzde doğru ile yanlış birbirine karıştırılmış, sözcükler bile yerini sembollere terk etmiştir. Yakın bir zamanda hiyoroglif kullanmaya başlarsak şaşırmayalım…

Ömer ORHAN

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)