adscode

Kapat gitsin!

Kapat gitsin!

byomerorhan@gmail.com




Eğitim enstitüleri köylünün gelişmesine olanak tanımıştı. Topyekûn bir aydınlanma başlamış, gelişim gözle görülür şekilde artmıştı, kapatıldı!

Anadolu liseleri yabancı dille öğretim yapan, maddi gücü yetersiz ancak okumaya istekli insanların çocuklarının gidebildiği, bir anlamda şans bulduğu okullardı. Önce bu okullardaki yabancı dille öğretime son verildi, sonra kadroları dağıtılarak, düz liseler hâline dönüştürülmüş oldu, bir nevi kapatıldı!

Öğretmen liselerinden mezun olanlar öğretmenlik tercih etmiyorlar dendi, neden öğretmenlik tercih edilmiyor kısmına bakılmaksızın ve önemsenmeden, kapatıldı!

Düz lise, Anadolu lisesi mezunları neredeyse hiç iş bulamadı. Meslek lisesinden mezun olanlar için de yeterli istihdam yaratılamadı, herkes üniversite kapısına yığıldı. Nitelikli iş bulabilmek için üniversite mezunu olmak şart olmuştu ve oraya da girmek her geçen gün zorlaşınca ek çalışma yapma gereği hissedildi ve dershaneler açıldı. Sayıları 4000’i aştı ve binlerce öğretmen istihdam edildi ama kapatıldı. Sonra mahkeme kararı ile açıldı! Açıldı mı, açılmadı mı tam belli olmasa da işler yine karıştı…

Bu kadar plansız ve sınama yanılma yoluyla oluşturulan bir sistem içerisinde eğitim fakültelerinin büyük bir bölümünün kapatılması bile gündeme geldi.

PISA sınav sonuçlarına gıpta edildi; ancak Finlandiya’nın öğretmen yetiştirme politikalarına, eğitime ayrılan bütçesine bakan olmadı.

“Efendiler, hanımefendiler, ülkenin kalkınması için eğitime ayrılan bütçenin arttırılması şarttır. Bunun için her türlü lüksten uzaklaşarak, kemerleri de, dişlerimizi de sıkmamız gerekir. Öğretmenler en iyi olanaklara sahip olarak yetiştirilmelidir ki, geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, çağdaş anlamda yetişebilsin. Hatta eğitimin ve öğretimin sürdürülebilir olması için anne ve baba eğitimleri için de yeterince kaynak ayırılması ve öğretmen istihdamına ihtiyacımız olacaktır. Gençlerimiz öğretmen olmak için yarışacak, öğretmen lisesi mezunları başka meslek düşünmeyecektir. Öğretmen fakültelerinin kontenjanları da ihtiyaca göre zaman içerisinde gerçekçi rakamlara çekilerek bir kültür yitirilmeyecektir. 

Böylece yıllarca öğretmen olmak için çaba göstermiş istekli insanların, kendini değersiz hissetmesinin de önüne geçilecek, böylesine yüksek kutsiyeti olan bir mesleğe, hak ettiği itibar geri verilmiş olacaktır.”

Eğitimdeki düzenlemelerin sonuçlarını çoğunlukla bir nesil sonra görürsünüz ancak bunu yapanları ortalarda göremezsiniz. O zaman bu tür değişiklikleri isteyenlerin projelerinin modellenmesi, pilot uygulamalar yapılması, hatta bu değişikliği isteyen kişiler için görevlerinden ayrılmış olsalar da sonuçların bağlayıcılığı ya da yaptırımları olması gerekir.

Bir insanın veya kurumun yaptıkları, yapacaklarının da referansıdır. Bu anlamda referanslara iyi bakmak gerekir. Kaç tane kapattığı veya yok ettiği değil hayata kaç tane “kazandırdığı” önemlidir.

 

Ömer Orhan

 

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)