adscode

Meyve veren ağaç taşlanır

Söz atasözü olunca koşulsuz kabul edilir. Kim söylemiş, neden söylemiş, sorgulanmaz. En azından ben bugüne kadar tersine pek rastlamadım. Ata söylemişse doğrudur!

byomerorhan@gmail.com




Atasözü, Türk Dil Kurumuna göre “Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel” anlamına gelmektedir.
Gözlemlere dayanılarak söylenmiş sözler… Biri gözlemiş, birine söylemiş, o da başka birine söylemiş derken aslında kulaktan kulağa oyunu gibi aktarılmış. Çoğunluğunun hangi şartlar altında ve ne zaman söylendiği belli olmayan sözler. Hayır, buradan yanlış bir anlam çıkartılmasın. Atasözleri anlamlı değildir, demiyorum. Sadece atasözlerini kullanırken farkında olmadan bilinçaltına bazı kabullenmeler işleniyor olabilir mi acaba? Sadece düşünelim istiyorum.
Örneğin, halk arasında müthiş kabul görmüş bir atasözünü irdeleyelim…
Meyve veren ağaç taşlanır.
Yine referans olarak Türk Dil Kurumuna bakacak olursak; “Bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimseler kıskanılır, eleştirilir ve işlerini yapmaları zorlaştırılır.” anlamında kullanılan bir söz.
Yani olur böyle şeyler. Sen üretmeye devam et. Taş atılır, kolun, kanadın, dalın kırılır ama bu durum böyledir, kabul et!
Züğürt tesellisi değil de ne bu? Taşlanırken yüreklendirmelere ne demeli peki?
“Aslansın sen, çok da çalışkansın. Ancak, bu işler böyledir, sen ürettikçe birileri seni taşlar. Sen sesini çıkartma, ürettiğin için taşlıyorlar olur böyle şeyler.”
“Kızma hemen, meyve verdiğin için tüm bu olanlar. Sakın vazgeçme, meyve vermeye devam et. Hem, bak diğer ağaca! Taşlanıyor mu? Ne kadar şanslısın ki seni taşlıyorlar.”
Bu kadar çok lafa, insanın daha çok taşlanası gelir. Motivasyon böyledir ve her zaman işe yarar. Bardağı dolu tarafından görmek iyi bir şeydir. Bize atasözleri öğretilirken bu da öğretilmiştir. İnsan bunun aksini düşünmek istemez.
Yahu neden taşlıyorsunuz güzelim ağacı, diyen yoktur. Meyve veren ağacı taşlayana acıyın çünkü o, içten pazarlıklı ve akılsızdır. Hatta ona altın yumurtlayan kaz verseniz o, kazı da keser.
İşte bu, birilerinin sırtından geçinen, “bir baltaya sap olamamışların” zihin yapısıdır. Bu nedenledir ki bardağı dolu tarafından görüp meyve vermeye devam! Ancak, meyve veren ağaçlar bir araya gelip dalları sıklaştıralım ki taşlardan korunalım.
9 Mayıs 2014 / Ömer ORHAN


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)