adscode

Ne Onunla Oluyor, Ne de Onsuz…

Teknoloji mi bizi yoksa biz mi teknolojiyi kullanıyoruz?

byomerorhan@gmail.com




Bu soru, son yıllarda sıklıkla sorulmakla birlikte kimse doğru dürüst kendini ikna edecek bir yanıt bulamıyor.

Kimi teknolojisiz olmaz diyor, kimi de kendine onsuz bir yaşam biçimlendiriyor.

Hayatımızın her alanına giren teknolojinin, okullarda ve eğitim öğretim sistemlerinde kullanılıp kullanılmaması gerektiği tartışmaları da son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan başka bir gerçeğimiz. İstisnalar olsa da gençler teknolojiye daha düşkün.

Hızla değişen ve gelenin gideni arattığı kuşaklar!.. En azından eski nesiller böyle söyler. Değişen “jenerasyonlar” için alfabede harf de kalmadı: x, y, z…

Kuzey Avrupa ülkelerindeki eğitim sistemlerinde teknolojiye ölçülü ve daha temkinli yaklaşılırken, Uzak Doğu’da cep telefonu ile yazışarak yürümek için kaldırımlarda yollar ayrılmış durumda.

Hangisi doğru? Doğru tek mi? Birden fazla doğru olabilir mi?

Devir olarak bir kırılma noktasındayız. Hatta bu döneme Neo Rönesans veya daha iddialı bir adlandırma ile Kozmik Rönesans diyebiliriz.

Kâğıt mı, tablet mi?

Kablolu mu, kablosuz mu?

Plak mı, cd mi?

Mektup mu, e-posta mı?

Ansiklopedi mi, arama motoru mu?

Örnekleri çoğaltmak mümkün, sizce de kırılma noktasında değil miyiz?

Biz istesek de istemesek de bir devir kapanmıyor mu?

Bir tarafta artık gelenekçi kabul edilecek klasik uygulamalar ve nostaljik kabul edilen hoşluklar ve sıcaklıklar, diğer tarafta ise önü kesilemeyen bir değişim süreci ve önüne katıp götürdüğü milyonlarca insan…

Bir gerçek var ki insanoğlu rahatına, konforuna, albeniye düşkün ve bundan vazgeçebilmesi de çok mümkün değil.

Birileri çevre kirliliği, küresel felaket ve dijital çöplere dikkat çekmek için çabalasa da, diğerleri insanlığın zafiyetini kullanarak ve dünyayı yok etme pahasına daha çok kazanç elde etmeye şüphesiz devam edecektir.

Yaşam görece; birinin doğrusu diğerinin yanlışı!

Kimilerine göre çivisi çıktı bu dünyanın… Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete... “Bizim zamanımızda …” ile başlayan cümleler.

Ne yapmalı?

Önce hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını/olamayacağını kabul etmeli. Sonra teknoloji ile uzlaşmalı, onu kontrol etmeli, ondan yeterince yararlanmalı ama ölçü kaçırılmamalı. Bizim diğer canlı türleri gibi doğaya ait olduğumuz, ondan vazgeçemeyeceğimiz bilinmeli ve “canlı” olduğumuz unutulmamalı, yaşam sanal olarak sürdürülmemeli.

Doğada yetişmeyen, doğada bulunmayan, doğada yok olmayan hemen hemen her şeyden şüphe edilmelidir. Özellikle de doğadan alıp laboratuvarlarımızda “geliştirdiğimiz, değiştirdiğimiz” başkalaşmış kimyasalların ve ürünlerin ne denli tehlike içerdiğini unutmamak gerekir.

Doğa, karmaşık yapısıyla basit çözümler sunar. İnsan, tüm bu basit çözümleri alır ve en karmaşık hâle getirir. Üstelik doğanın sahip olduklarına göz diken insan, her şeyi alırken belki de bir tek yine doğaya ait olan “dengeyi” almaz!

Denge… Oysa tüm evren denge üzerine kuruludur.

Yazının başına dönecek olursak, görünen o ki, son yıllarda teknoloji; insanı ve özellikle de gençlerimizi kullanıyor.
Ondan “kurtulmamız” pek mümkün görünmediğine göre bizim de onu kullanmayı öğrenmemiz şart.

Şairin dediği gibi “işin kolayına kaçmadan ama…”
… ve sanırım işin sırrı; açtıktan sonra kapatmayı da bilmekte!

Ömer Orhan
 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)