adscode

Seç seç al…

Hayatta seçici olmak lazım! Öyle kaldırıp altına bakmak da yetmez. Neye bakacağına da “bakmalı” insan. Dolayısıyla armut seçmekle, adam seçmek aynı değil.

byomerorhan@gmail.com




Sinoplu Diyojen, Atina’da yaşadığı yıllarda, gündüz vakti elinde fenerle sokaklarda dolaşırken, kendisine ne aradığını soranlara “dürüst adam” aradığını söylermiş. Diyojen, net bir mesaj vermiş ama MÖ 400’lü yıllardan bugüne kadar mesajın tam olarak alınmadığı ortada.

Seçilenin niteliği ve özellikleri çok önemli olsa da asıl seçene bakmak lazım. Herkes bildiğini bilir, bilmediğini nasıl seçer ki? Maazallah dikkat!

Bir çobanın mühendis seçmesi beklenemeyeceği gibi bir mühendisin de çoban seçmesini beklememek gerekir. Çobanlığı küçümser ve rastgele çoban seçerse, en başarılı mühendis bile ilk günden sürüsünü kurtlara kaptırır. E elbette çobana da mühendis seçtirirseniz gerisini siz düşünün…

Aldım, verdim, ben seni yendim…

Çocukken oyuna başlamadan önce takımları oluşturmak için adımlayarak oyuncu seçimi yapılırdı. Hatırlıyorum da o zaman bile takıma, oyunu en iyi oynayan alınırdı. Ama herkes oyunda kimlerin başarılı olacağını da bilirdi çünkü oyunu bilirdi! Yani kimse derslerinde başarılı olan birinin oyunda da başarılı olacağını düşünerek önceliği ona vermezdi.

Demek ki neymiş, isabetli seçim yapmak için öncelikle oyunu bilmek gerekirmiş.

Nefes aldığımız süreyi bir oyun olarak kabul edersek -ki siz etmeseniz de sonunda bunun bir oyun olduğunu bittiğinde anlıyorsunuz- taktikler aynı.

Öğrenme şekilleri, ortamlar, olanaklar, bu olanakları değerlendirme şekilleri, aile yapıları, psikolojileri, gen yapıları, yaşanmışlıklar herkes için farklıdır. Bu ve daha fazlası farklar nedeniyle insanlar da farklı gelişirler.

Farklılıklar birer “renk” olarak görüldüğünde uyum, düzen, başarı da yakalanır. İşte bu nedenle hangi rengin nerede kullanılacağını bilmek gerekir. Bu anlamda seçimler ve seçenler çok daha önemli hâle gelir.

Benden size tavsiye seçilenden önce seçeni doğru seçmelisiniz.

Dayatılanlardan ve yaratılan illüzyonlardan uzak durmalı insan. Bir başka seçenek olduğunu asla unutmadan… Aldanmadan... Bazen yüreğiyle, bazen de aklı ve mantığıyla seçmeli. Ama bunları birbirine karıştırmamaya çalışmalı. Mutlak doğrusu yok ama genelde biri diğerinin önüne geçmemeli.

Evet, insan, seçimlerinin farkında olmalı ve nasıl seçeceğini bilmeli.

Eş, iş, arkadaştan televizyon programlarına, gazetelerden onların haberlerine kadar çevremizde bize sunulan, sunulmayan her şeyi seçmeli insan. Seçmeden önce de sormalı. Önce kendine, sonra ihtiyaç hissediyorsa fikir alabileceği kişilere. Bol bol soru sormalı.

Seçmek zordur deseler de bu da görecedir. Erkekler bir solukta, kadınlar beş yüz solukta seçemezler. Hatta seçseler bile sonrasında emin olamazlar! Bazen de öyle bir inadına emin olurlar ki değiştirmek isteyenin vay hâline!

Seçimlerimiz önemlidir. O kadar ki seçimlerimiz başka insanların da yaşamını etkiler. Ambalajına, sözüne, kıyafetine, alımına, çalımına aldanmamak lazımdır. Hadi sen “yanacaksın buna razısın bari başkalarını yakma”.

Seçmek imza atmak gibidir; ya seni yansıtacak bir imza atarsın ya da parmak basarsın. Tercih senindir! Her insan kendine yakıştırdığı itibarı görür ve tercihlerinin sonuçlarına katlanır.

Unutmayalım, dış görünüşü muhteşem olan günümüz meyvelerinin çoğunun genleri bozuk ve içi boştur! Artık dışı yamru yumru ama lezzeti olan “doğal” ürünler tercih edilmektedir.

Seçimler önemlidir!

Hayat organiktir.

Seç seç al!

Ömer Orhan

 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)