adscode

Sen benim kim olduğumu biliyor musun?

Hayatında tek anlamlı soru sormayan birinden duyabileceğiniz en anlamsız sorulardan biridir. Ayrıca kaba ve en çaresizi olduğu da kesin! Eğitim şart!

byomerorhan@gmail.com




Öz güven kaybı ne beter şeydir. Bu ülkenin sanatçılarının bile cadde ortalarında kendini kaybetmiş davranışlarına, şımarık ve kabalıklarına şahit olmuyor muyuz? Gün geçmiyor ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bir tartışma, kavga ve küfürleşme yaşanmasın.
Toplumun önünde yer alan insanlar iki kez düşünüp, bir kez konuşmalıdır. Yediden yetmişe herkesin kendilerini izlediklerini ve örnek aldıklarını unutmamaları gerekir. Ayrıca bu onların sosyal sorumluluğudur. Maalesef her türlü hakareti etmeyi kendine hak görenler de bizim insanlarımızdır. En kötüsü ise sonrasında matah bir şey yapmış gibi kasılmalarıdır! Hadi diyelim sen sende değildin, bir hata yaptın ve ağzından kaçırdın, bari normale döndüğünde hatanı gör. Yok, illaki bir cehalet küstahlığı daha gösterilecek!
Şu insanlara özür dilemenin aslında cesaret ve erdem olduğu nasıl öğretilecek?
Dilin kemiği yok. İnsan her aklına geleni de söyleyebilir ama o zaman medeniyetten uzaklaşır. Oysa özellikle bir şekilde “toplumun izlediği” insanların çok daha medeni davranması beklenir.
Biraz değiştirmek zorunda kaldığım bir atasözümüz bu durumu çok güzel özetliyor: Hoca “fısıldarsa”, cemaat “bağırır”.
Meclis çatısı altında, kendisi gibi bir başka vekile hakaret eden, saldıran birileri olursa, millet adına edinilen ayrıcalıklar millete karşı kullanılır ve ayrıca bu bir hak olarak görülürse bu iş çıkmaza girer.
Öğretmen, öğrencisine birey olarak saygı göstermezse, onların önünde kaba saba konuşur, hakaret ederse öğrencilerinden nasıl saygılı davranmalarını bekler?
Baba çocuğunun gözleri önünde sayıp söverse, bu örneklerle oluşacak bir kültürle nezaketsiz bir nesil ellerinizden öper!
Herkes karşısından saygı bekleyeceğine önce kendi saygı gösterse yani işi tersine çevirse daha medeni bir kültür zamanla oluşacaktır.
Bu teori size çok mu optimist (iyimser) geldi? Bırakın gelsin çünkü diğeri ile nereye geldiğimiz ortada…
Trafikte suç işlemiş birinin, görevini yapan polis memurlarına “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” sorusunun hangi ego düzeyinde ve ne tür beklentilerle sorulduğunu anlamak zor değildir. Ancak bir tarafta bu örnekler hazinesi, diğer tarafta kırmızı ışıkta duran, sıraya giren, bisikletiyle halkın arasında “dolaşabilen” bürokratlar, siyasiler, devlet adamları, iş adamları…
Yönetsel pozisyonlar insana erişilemeyecek haklar verir mi, vermeli mi? Hangisi ve ne kadarı sorumlulukları yüksek insanlar için güvenlik sınırları içerisinde sayılmalı?
“Başakların içi boşken, başları diktir, içleri doldukça başları eğilir.” Başka söze ne hacet!
Bu ülkede değerler eğitimi verilmeye çalışılırken, ciddi bir değer kaybı yaşandığı nasıl göz ardı edilebilir ki?
“Bal tutan parmağını yalar.” diye bir atasözümüz varken biz nasıl medeni olacağız?

Ömer Orhan

 


 

Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)